Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/577 K.2025/4111
3. Hukuk Dairesi 2025/577 E. , 2025/4111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1971 E., 2024/1886 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/62 E., 2022/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin dava konusu taşınmazın hissedarları olduklarını, tapu kaydındaki ... şerhinin kaldırılması için davalı İdareye başvurup taviz bedelini ödeyerek şerhi kaldırttıklarını, anılan vakfın sahih olmaması nedeniyle taviz bedeline tabi tutulmaması gerektiğini, müvekkillerinden şerh terkini için 22.06.2018 tarihinde 391.810,00 TL ve 21.01.2019 tarihinde 146.101,00 TL olmak üzere toplamda 537.911,00 TL taviz bedeli tahsilatı yapıldığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/386 E., 2008/35 K. sayılı dosyasında vakfın sahih olmadığı yönünde kararın kesinleştiğini ileri sürerek; mezkur vakfın sahih olmadığının dolayısıyla taviz bedeline tabii olmadığının tespiti ile taviz bedeli olarak tahsil edilen toplam 537.911,00 TL'nin ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın sahih olmayan vakıf statüsüne girmediğini, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 18. maddesindeki düzenleme gereği miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmiş taşınmazların tavize tabi olduğunu, dava konusu taşınmazın hayrata tahsisli olduğuna şüphe olmadığını, anılan madde hükmü gereği taviz bedelinin iadesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarıyla dava konusu taşınmazın taviz bedeline tabi olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 391.810,00 TL'nin 22.06.2018, 146.101,00 TL'nin 21.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vakfın sahih, mazbut, icareteynli ve hayri olduğu, ancak dava konusu taşınmazın tarla, arz-ı miri ve öşürlü olarak ilgili vakıfa gelir sağlamak amacıyla tahsis olunduğu, dava konusu tarla vasıflı taşınmaz ile ilgili vakfiyede hüküm bulunmadığı, dosyadaki belgelerde dava konusu taşınmazın icareteynli veya mukataalı olduğuna dair belge ve bilgi bulunmadığı, bilirkişi heyetince T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığında (Osmanlı Arşivi) yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın miri arazilerden öşürlü olarak ilgili vakfa tahsis olunduğunun kesin olarak tespit edildiği ve taviz bedeline tabi olmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın hayrata tahsisli olduğuna şüphe olmadığını ve taviz bedeli ödenmesinin zorunlu olduğunu, 5737 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca davacılardan tahsiledilen taviz bedelinin iadesinin mümkün olmadığını, aynı Kanun'un 77. maddesi uyarınca müvekkilinin yargı harçlarından muaf olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını ve ödenilen harçların iadesine karar verilmesini talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki vakıf şerhinin kaldırılması için ödenenen taviz bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi heyeti raporuyla, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığında yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın miri arazilerden öşürlü olarak ilgili vakfa tahsis olunduğunun tespit edilmesi nedeniyle taviz bedeline tabi olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5737 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca, davalı ... harçtan muaf olduğu halde İlk Derece Mahkemesince aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Alınması gerekli 36.744,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.186,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.558,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına," ibaresi ile (3) numaralı bendinde yer alan "Davacılar tarafından yatırılan 9.186,18 TL karar ve ilam harcının davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesine,” ibaresi çıkartılarak yerlerine “2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,” ve "3-Davacılar tarafından yatırılan 9.186,18 TL borcun karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine" yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.