Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/449 K.2025/4113

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/449 📋 K. 2025/4113 📅 17.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/449 E.  ,  2025/4113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/628 E., 2024/2415 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/359 E., 2023/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ..., ... mevkii, ... Tatil sitesinde yöneticilik yaptığını, site yönetimi olarak davalı şirket ile internet bağlantısı için anlaşıldığını, gerekli modem cihazlarının davalı şirket tarafından tedarik edilerek kurulmasının sözleşmede yer aldığını, kurulan modemler teknik olarak açık alanlarda kullanılmaya elverişli olmadığından internet hizmeti sağlayamadığını, davalı şirket ile defalarca görüşme yapıldığını ancak sorunun çözülmediğini, sözleşmenin feshi için davalı şirket bayine giderek açıklamalı dilekçe ile 12 adet abonelik sözleşmesinin haklı neden ile feshedildiğini, taraflar arasında yapılan ... "..." kampanyası taahhütnamesi gerekçe gösterilerek 12 adet internet hizmetinden cayma bedeli, ses bağlantı ücreti, cihaz taahhüt cayma bedeli, ses hizmeti taahhüt cayma bedeli, internet bağlantı ücreti adı altında toplam 6.975,72 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, haklı nedenlerle dava konusu sözleşmeleri fesheden müvekkiline tahakkuk ettirilen faturalardaki alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve taahhütnamenin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği hükümlerine uygun düzenlendiğini, davacıya teslim edilen modem ve sair teknik teçhizatın ve davacıya verileceği bildirilen internet erişim hizmetinin taahhüt edilen kalite ve hızda olduğunu, müvekkilinin üç kez teknik hizmet verdiğini, dava konusu tüm aboneliklere ait bağlantı sorunlarını giderdiğini ve her aboneliğe ait modemden aktif biçimde servis hizmeti sağlandığını, davacıya sağlanan internet erişim hizmetinin müvekkilinin sorumluluğunda olmayan alt yapının elverdiği ölçüde olduğunu, davacının internet erişim hizmetinin iptalini haklı bir sebep olmadan talep ettiğini, cayma bedellerini ihtiva eder fatura tahakkukunun yasa ve usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketçe tüm siteye internet hizmeti verilmesi için kurulumu yapılan aboneliklerin, hizmetin sağlıklı ve kusursuz verilebilmesi için yeterli teknik ön hazırlık yapılmadan verilmeye çalışıldığı, internet hizmetinin kablosuz olarak kullanılabilmesi için herhangi bir teknik ölçüm yapılmadığı, optimal şartlarda dahi bir kullanıcının 96 Mbps/200 hane = 0,5 Mpbs hızla erişim sağlayabileceği ve bu hızın kullanıcılar için yeterli olamayacağı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmelerde WiFi hizmetinin genel olarak kullanımına dair bir ifade ve belge bulunmasa da, modemlerin konumu, özellikleri ve tesis edilme yerlerinde yapılan incelemede 12 adet aboneliğin tüm siteye kablosuz hizmet verilmek üzere tesis edildiği ve kurulumlarının tamamlandığı, teknik olarak kablosuz internet erişiminin tüm site ortak kullanımı için verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle verilen hizmet hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca ayıplı hizmet kapsamında olduğunun alınan bilirkişi raporu ile saptandığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, taraflar arasında akdedilmiş olan 06.09.2016 tarihli ve 12 adet bireysel internet abonelik sözleşmesinin feshine, bu sözleşmeler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı karar verdiğini, müvekkilinin sözleşmede öngörülen tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin altyapı kaynaklı sorunlardan aboneye karşı sorumlu olmadığının sözleşme ile sabit olduğunu, internet hızının duvar, ağaç gibi maddi çevresel faktörlere dayalı olduğu gibi gözle görülemeyen hava akımı gibi faktörlere de bağlı olduğunun bilirkişi raporlarında açıkça belirtildiğini, davacının sözleşmede yazılı hükümlerin aksini ispat edemediğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin sinyal ölçümü yapma, modemlerin sinyal kaybını hesaplama taahhüdünün bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, internet aboneliği sözleşmesinin feshi ile bu sözleşmeler nedeniyle talep edilen borçtan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dosyaya kazandırılan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla davalı şirketçe sağlanan hizmetin ayıplı olduğunun tespit edilmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.