Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/507 K.2025/4106
3. Hukuk Dairesi 2025/507 E. , 2025/4106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1544 E., 2024/2157 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1452 E., 2022/1814 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 01.12.2015 tarihinde 5+5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, bundan sonra ise iki yılda bir imzalanan ek protokollerle kira bedelinde artış yapılmak suretiyle sözleşmenin sürdürüldüğünü, 01.06.2017 tarihli ek protokolün (4.) maddesinde sözleşmenin yenilenme tarihinin 2019 yılının Mayıs ayı, kira bedelinin ise TÜİK'in Mayıs ayında yayınlayacağı 2019 Nisan dönemine ait on iki aylık ortalamaya göre (TEFE +TÜFE)/2 artırılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın 19.03.2019 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın, eski çalışanlarından ... ve ... ile biraraya gelip yeni bir ek protokol imzaladığını ve yıllık 700.000,00 TL olan kira bedelinin 500.000,00 TL'ye indirildiğini, bunun 300.000,00 TL'sinin aynı gün müvekkili şirketin bilgisi olmaksızın şirket adına yeni açılan banka hesabına ödendiğini, bu hesaptan da şirket çalışanlarının kendi hesaplarına aktarıldığını, kalan 200.000,00 TL için ise 8 adet çek düzenlenerek tek başına imza yetkisi olmayan hizmet nedeniyle görevini kötüye kullanan ...'e teslim edildiğini, davalının basiretli tacir gibi davranmadığını, müvekkilini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiğini ileri sürerek; 19.03.2019 tarihli “Ek Porokolün” geçersizliğinin ve Nisan 2019 tarihi itibari ile uygulanması gereken yeni kira bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik eksik ödenen 1.000,00 TL kira bedeli farkının 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, kira borcuna istinaden düzenlenen ve müvekkili şirkete teslim edilmeyen 27.06.2019 tarihli 25.000,00 TL tutarlı çek bedeli ile 21.08.2019 tarihli 25.000,00 TL tutarlı çek bedeli olmak üzere toplamda 50.000,00 TL'nin 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davacı şirketin o dönem yetkili olan temsilcileri arasında imzalanan 19.03.2019 tarihli ek protokol çerçevesinde kararlaştırılan tutarın eksiksiz şekilde ödendiğini, davacı şirket ile ticari temsilcileri arasındaki iç ilişkiden kaynaklanan nedenlerden ötürü iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu protokolü imzalayan yetkililerin daha öncesinde kira sözleşmesini de yapan ve 2017 tarihli protokolü de imzalayan kişiler oldukları, aleyhlerine başlatılmış savcılık soruşturması ve açılmış ceza dosyası kapsamında davalı şirketin, dava dışı yetkililer ile birlikte hareket ettiğine dair ya da bu durumu bildiğine dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, dinlenen tanık beyanı ile davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik daralma sebebiyle ancak sözleşmenin bu bedelden devam ettirilebileceği belirtilerek protokolün hazırlandığı, geçerli olan protokole göre davalının kira bedellerinin bir kısmını peşin bir kısmını da çek ile ödediği, çeklerin şirket lehine olarak düzenlendiği, bu haliyle protokolden sonra protokolü yapan şirket yetkilerinin azledilmesinin davalı şirketi bağlamayacağı, kaldı ki davacı şirketin azlinin 3. kişilere karşı ... Gazetesinde ilan edilmeden hüküm ifade etmeyeceği, geçersiz olduğu iddia edilen protokolden önce yapılmış olan protokole göre davalıdan kira bedeli istenilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi incelemesi ile yapılan ödemenin şirket hesabına yapıldığı ancak davacı defterlerinde bu bedellere rastlanmadığı belirtilmiş ise de, bunun sorumluluğunun davalıya yüklenemeyeceği, davacı şirket ile imzaya yetkili müdürleri arasındaki sorunun iç ilişkide halledilmesi gerektiği, davalının söz konusu protokole göre kira borcunu ödediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket yetkilileri ile davalı tarafın birlikte hareket ettiğine ya da sözü edilen durumu bildiğine dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, çeklerin şirket lehine olarak düzenlendiği, davacı şirket ile imzaya yetkili çalışanları arasında ortaya çıkan ve yargılama sonucunda verilen mahkumiyetlerden kaynaklanan sorunların ve eksik kira ödemeleri ile ilgili taleplerin iç ilişkide halledilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; henüz sözleşmenin yenilenme tarihi gelmeden protokol imzalanmasının ve kira bedelinin yeni dönemde indirilmesinin kötü niyeti ispatladığını, dava konusu protokolün öğrenilmesinden hemen sonra muvafakatin olmadığının 26.04.2019 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini, kararda ihtarname içeriğine hiç değinilmediğini, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları ve dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, bu durumda davacı şirketin zarara uğratıldığını, davalının iyi niyetli 3. kişi olmadığını, yıllardır kiracı olup dava dışı kimselerle birlikte hareket ettiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan "19.03.2019 tarihli Ek Protokolün" geçersizliği ile yeni dönem kira bedelinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalının iyi niyetli olmadığının davacı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.