Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/140 K.2025/4093

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/140 📋 K. 2025/4093 📅 17.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/140 E.  ,  2025/4093 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1398 E., 2024/1809 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/673 E., 2022/564 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 23.09.2005 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile 186.200,00 TL bedel ile davalıdan İzmir ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 73 pafta, 624 Ada, 6 ve 7 parsellerde kayıtlı olan taşınmazın 532m²'lik kısmını satın aldığını, sözleşmede 547 parselasyon planı tescil edildikten sonra taşınmazın devralınacağı hususunun kararlaştırıldığını, parselasyon planının kesinleşmesinin beklendiği aşamada taşınmazın davalı tarafından 03.02.2009 tarihinde dava dışı ...'a satıldığını, ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davasında itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini fakat menfi zararın tazminine ilişkin taleplerin itirazın iptali davasında istenilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin 03.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; menfi zarar talebi taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında karara bağlandığından kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin şarta bağlı olduğunu, dava tarihi itibariyle satış vaadinde yer alan şartın henüz gerçekleşmemiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satılması nedeniyle sözleşmenin ifasının sonradan imkansız hale gelmesi durumunda, alıcı davacının bundan doğan zararının tazminini isteyebileceği, bu zararın menfi zarar değil müspet zarar olduğu, davacının dava dilekçesinde açıkça menfi zarar talebinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın satış vaadi sözleşmesinde ifa imkansızlığından kaynaklanan zararların tazminine ilişkin olduğunu, ifa imkansızlığında şartın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmadığını, taşınmazın parselasyon planı çalışmasının dava dışı üçüncü kişiye satış tarihinde devam ettiğini, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.