Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2337 K.2025/4053
3. Hukuk Dairesi 2025/2337 E. , 2025/4053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/32 E., 2024/177 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/51 E., 2020/534 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflarca imazlanan 14.12.2011 tarihli sözleşmenin (14.) maddesinde, sözleşmeye aykırı durumlar için 1.000.000,00 TL cezai şart belirlendiğini, sözleşmenin ekinde yer alan listede müvekkili şirketin hastanede görevlendireceği çalışanların davalı tarafca kabul edildiğini, ancak davalının müvekkiline 02.11.2012 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, hastanede görevlendirilen, ve sözleşmenin eki listede isimleri belirtilen kişilerin ihtarnamenin tebliğinden itibaren derhal görevlerine son verileceğini, hizmetin aksamaması için müvekkili tarafından yeni bir ekip görevlendirilmesinin ihtar edildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen 07.11.2012 tarihli cevapta, ihtarnameye konu edilen tıbbi vakıaların hekimlik mesleğinin rizikoları dahilinde gerçekleşen olaylar olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (10.) maddesinin (b) bendi gereği mesleki riskler nedeni ile üçüncü şahısların ve veya hastanın hekim kusuru nedeni ile göreceği zararlardan davacı müvekkilinin sorumlu olduğu, bu nedenle ihtarname ile ileri sürülen nedenlerin sözleşmenin tek taraflı feshi nedeni olarak kabul edilmediğini, sözleşme eki listede görevlendirilen hekimlerden herhangi birinin işinin engellenmesi veya sona erdirilmesinin sözleşmenin feshi anlamına geldiğini, sözleşmenin feshi talep ediliyor ise sözleşme gereği tazminatların ödenmesi gerektiğinin cevaben bildirildiğini, davalı tarafından söz konusu ihtarnameden sonra sözleşme Ek-1'de yer alan ekip üyelerinin iş akitlerinin 09.11.2012 tarihinde tazminatsız olarak fesih edildiğini, bu suretle davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmenin ifasını imkansız hale getirmek suretiyle sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın fesih ettiğini, sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından tek taraflı feshi nedeniyle cezai şart talep etme hakkının doğduğunu ileri sürerek, 1.000.000 TL cezai şartın haksız fesihin yapıldığı 09.11.2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı şirketin eylemleri sonucunda müvekkili şirketin işlettiği böbrek nakli merkezinin faaliyetlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından durdurulduğunu, davacı şirket ekibinin eylemleri sonucunda müvekkili şirketin hastanesinin sadık hasta kitlesi, tedavi görmekte olan hasta ve yakınlarının etkilendiğini, hastanenin itibarının zedelendiğini, hasta kaybına sebebiyet verdiğini, yükümlülüklerine aykırı davranan davacının müvekkilinden cezai şart talebinde bulunamayacağını, böbrek nakli biriminin tamamen davacının kontrolünde ve sorumluluğunda olduğunu, sözleşmenin ifasının çekilmez bir hal aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 22.02.2011 tarihli sözleşmenin konusunun, hastanede yürütülecek böbrek nakli ile ilgili tıbbi hizmetlerin davacı şirket tarafından verilmesi olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında böbrek nakli hizmetinin verilmesi için davacı tarafından görevlendirilen doktorlar hakkında soruşturma olduğu gerekçesiyle değiştirilmelerinin talep edildiği, davacı tarafından bu talebin yerine getirilmemesi üzerine davalı tarafından sözleşmenin fesh edildiği, davacı tarafından görevlendirilen doktorların haklarında açılan soruşturmalar sonucunda herhangi bir cezai yaptırıma çarptırılmadıkları, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede soruşturma açılmış olmasının fesih nedeni olarak gösterilmediği, soruşturmaların haksız olduğunun tespit edildiği, işten çıkarılan doktorların iş mahkemelerinde açmış oldukları davaları işten çıkarmaların haksız olması sebebiyle kazandıkları, davalının soruşturma dosyalarını gerekçe göstererek sözleşmeyi fesh etmesinin haklı olmadığı, Sağlık Bakanlığı tarafından böbrek nakli merkezinin faaliyetinin 3 ay süre ile durdurulduğu, geçici durdurma kararı verilebilmesi için personel hakkında adli takip başlatılmasının yeterli olduğu, böyle bir kararın her sağlık kuruluşu için her zaman alınabileceği, tarafların basiretli bir tacir olarak bu durumu öngörmesi gerektiği, sözleşmenin (10/b) maddesinde davacı şirketin, cerahhi ekibinin veya nefroloji ekibinin bu sözleşme kapsamında hastanede vereceği tibbı uygulama hizmetleri esnasında kendi hatası veya kusuru neticesinde hastaya veya bundan zarar görecek 3. şahıslara verilebilecek can kaybı her türlü bedeni ve psikolojik zararlara ilişkin olarak ileri sürülecek zarar ve ziyan iddialarının, hukuki, mali ve diğer tüm neticelerinin kendi sorumlulukları altında olduğu ve bu neticelerden hastanenin sorumluluğunun bulunmadığının düzenleme konusu yapıldığı, böyle bir durum gerçekleştiğinde sözleşmenin fesh edilebileceğinin kararlaştırılmadığı, sadece sorumluluğun davacıya ait olduğunun belirlendiği, bu durumun taraflarca da bu gibi vakaların her zaman gerçekleşmesinin ihtimal dahilinde olduğunun bilindiğinin açık göstergesi olduğu, böbrek nakli merkezinin 3 ay süreyle faaliyetinin durdurulması kararının sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturmayacağı, davalı tarafından yapılan fesih bildirimi haklı nedene dayanmadığından davacı sözleşme kapsamında davalıdan cezai şart tazminatı isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı tarafından keşide edilen 02.11.2012 tarihli ihtarname ile sözleşme kapsamında böbrek nakli hizmetinin verilmesi için davacı tarafından doktorlar hakkında soruşturma olduğu gerekçesiyle değiştirilmelerinin talep edildiği, 09.11.2012 tarihinde doktorların iş akdinin feshedildiği, davalı vekillerince yargılama aşamasında gerek cevap gerekse ikinci cevap dilekçelerinde taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca feshedilmediği ileri sürülmediği gibi, tam tersine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve cezai şart talebinin yerinde olmadığı yönünde savunmalarda bulunulduğu,buna göre davalı vekilinin fesih hususunun yanlış yorumlandığı yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tarafından görevlendirilen doktorların haklarında açılan soruşturmalar sonucunda cezai yaptırıma çarptırılmadıkları, doktorlar tarafından iş mahkemelerinde açılan işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı davalarının kazanıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede soruşturma açılmış olmasının fesih nedeni olarak gösterilmediği, soruşturmaların haksız olduğunun tespit edildiği, Sağlık Bakanlığı tarafından Organ ve Doku Yönetmeliğinin 22/5 maddesine göre, 16.11.2012 tarihli yazı ile böbrek nakli merkezinin faaliyetinin üç ay süre ile durdurulduğu, geçici durdurma kararı verilebilmesi için personel hakkında adli takip başlatılmasının yeterli olduğu, böyle bir kararın her sağlık kuruluşu için her zaman alınmasının mümkün bulunduğu, tarafların basiretli bir tacir olarak bu durumu öngörmesi gerektiği, davalı vekilinin bu konulardaki istinaf nedenlerinin de yerinde görülmediği, Mahkemece, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanmadığı gerekçesiyle faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesi yönündeki kararının isabetli olup aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf nedeninin yerinde görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki mahiyetinin hatalı belirlendiğini, sözleşmede doktorların hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği ve bu tarz bir talepte bulunulmayacağı yönünde bir düzenleme olmadığını, müvekkilinin ekip üyeleri hakkındaki iddiaları dile getirdiğini ve sözleşmesel haklarını kullanarak ekip üyelerinin değiştirilmesini talep ettiğini, davacının ekip üyelerinin değiştirilmesi talebini fesih iradesi olarak değerlendirdiğini, herhangi bir kusur araştırması yapılmadığını, davacı eylemleri sonucu hastanenin kapatılmasıyla zarara uğrayan müvekkilinin taraflar arasında devamı mümkün olmayan bir hale gelen sözleşmeyi feshetmesi üzerine ayrıca da cezai şart ödemeye mahkum edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.