Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/250 K.2025/3865
3. Hukuk Dairesi 2025/250 E. , 2025/3865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/198 E., 2024/433 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eczacı olduğunu, davalı Kurumun 24.03.2014 tarihli kararıyla müvekkilinin 2012 Protokolünün (5.3.2.) maddesi gereğince 1 adet reçete ile ilgili olarak reçete arkasındaki imzanın hasta veya hasta yakınına ait olmadığı iddiası ile 1. kez uyarılmasına, (5.3.5) maddesi gereğince hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin kuruma fatura edildiği iddiasıyla 1. kez uyarılmasına, (6.17.) maddesi uyarınca hesaplanan 360,20 TL cezai şartın ve (4.3.6) maddesi gereğince 1 adet reçete bedeli 72,04 TL'nin tahsiline karar verildiğini, hastanın reçete arkasındaki imzanın kendisi veya eşine ait olmadığına dair beyan vermesi nedeniyle cezai şart uygulandığını, Kurum işleminin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun 24.03.2014 tarihli kararının hükümsüzlüğünü ve muarazanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.09.2015 tarihli kararıyla; reçete konusu ilaçların karekodlu ilaçlar olup ... sisteminden ilacın onayı alındıktan sonra verildiği, bu nedenle uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 24.03.2014 tarihli kararın hukuka ve Protokole aykırılığının tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 16.04.2018 tarihli ilamla; davalı Kurumun uygulamış olduğu cezai işleme dayanak oluşturan davacı eczacının eczanesinden temin edilen ve hasta A.S. adına düzenlenen reçete ile ilgili şikayet dilekçesi sunan hastanın Mahkemece dinlenmediği, cezai işleme dayanak teşkil eden soruşturma raporunda hasta ya da hasta yakınına teslim edilmediği bildirilen reçeteye ilişkin olarak hastanın tanık olarak dinlenip, hastaya reçete aslının gösterilerek arkasında bulunan imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun sorulup, imzayı inkar etmesi halinde bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 25.04.2022 tarihli kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere davalı Kurumun uygulamış olduğu dava konusu cezai işleme dayanak oluşturan, davacı eczacının eczanesinden temin edilen ve hasta A.S. adına düzenlenen reçete ile ilgili şikayet dilekçesi sunan A.S.nin tanık sıfatıyla dinlendiği, reçete aslında isminin altında yazılı bulunan imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, imzayı inkar etmesi nedeniyle yazı ve imza incelemesine esas olmak üzere duruşma zaptına birden fazla kez imzasının alındığı, 12.05.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu gözetilerek dava dosyasında mevcut reçete üzerindeki yazılar tanığa gösterilmeden yazı ve imza altına aldırıldığı ve 08.06.2021 tarihli ATK nihai raporuyla inceleme konusu reçetede A.S. adına atılı imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay, "A" harfi ve karalamadan ibaret imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere A.S.nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairece verilen 11.12.2023 tarihli ilamla; 08.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda inceleme konusu reçetede söz konusu imzanın aidiyetinin A.S.nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiş ve imzanın bu kişiye ait olduğu hususu ispatlanamamış ise de, tanık sıfatıyla dinlenilen ...'in 22.10.2019 tarihli duruşmadaki ifadesine göre ilacı aldığı, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ret yönünde verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükmüne uyulan Yargıtay ilamında belirtildiği üzere, her ne kadar aldırılan 08.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda inceleme konusu reçetede söz konusu imzanın aidiyetinin, A.S.nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiş ve imzanın ... ait olduğu hususu ispatlanamamış ise de, tanık sıfatıyla dinlenilen A.S.nin 22.10.2019 tarihli duruşmadaki ifadesine göre ilacı aldığı, davalı Kurumun dava konusu işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun dava konusu 24.03.2014 tarihli uyarma, cezai şart, reçete bedeli tahsiline ilişkin kararının hukuka ve Protokole aykırı olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne, muarazanın bu şekilde önlenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece tanık olarak dinlenen Kurum sigortalısı A.S.nin reçetenin kendisine ait olmadığı, ilacı eczaneden kendisinin almadığı ve reçete arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını bildirdiğine dair dilekçenin dosya kapsamında bulunduğunu, yıllar sonra alınan beyanın çelişkili olduğunu, müvekkili Kurumun işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı eczacı hakkında 2012 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan uyarı ve cezai şart işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.