Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2581 K.2025/3733
3. Hukuk Dairesi 2024/2581 E. , 2025/3733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1671 E., 2024/953 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/176 E., 2023/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili;... sınırları içinde bulunan.... ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın tahsis hakkının 22.04.2010 tarihinde müvekkili Şirkete devredildiğini, davalının daha sonra tahsis hakkını iptal ettiğini, tahsis kararının iptaline ilişkin açılan davanın reddine dair verilen kararın temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğini, yatırılan paranın davalı tarafından 149.176,68 TL olarak ödeneceğinin bildirildiğini, taşınmazın güncel rayiç değerinin yaklaşık 10.000.000,00 TL olduğunu, 27.02.2014 tarihinde değişen OSB Yönetmeliğine göre ödeme yapılması gerektiğini, diğer hesaplama şeklini kabul etmediklerini ileri sürerek; taşınmazın dava tarihi itibariyle tespit edilecek payın bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 149.176,68 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, talebin aksine karar verilmesi halinde OSB Uygulama Yönetmeliği'nin (6.) maddesinin uygulanarak yine taşınmazın rayiç bedelinin dava tarihi itibariyle tespit edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 149.176,68 TL'nin dava tarihinden veya davacı lehine olacak farklı bir tarihten itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu .... ada/ 1 parsel sayılı taşınmazın 1996 yılında .....ye tahsis edildiğini, tahsis hakkının 22.04.2010 tarihinde davacı şirkete devredildiğini, tahsis kararının haklı nedenlerle iptal edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede, tahsis kararı iptal edilen davacının avans olarak ödediği meblağı hiçbir faiz vb. talep etmeksizin geri almayı ve başkaca hiçbir hak talep etmemeyi taahhüt ettiğini, 27.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici (6.) maddede alt ve üst sınırları belirlenerek bu hususta taktir yetkisinin OSB müteşebbis heyetine bırakıldığını, davaya konu tahsis kararının 2012 tarihinde iptal edilmesi nedeniyle 2014 yılındaki Geçici (6.) maddenin uygulanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli kararıyla; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi, toplanan tüm deliller sonucu arsanın tahsis iptal tarihindeki değeri ve taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah doğrultusunda davanın kabulüne; 1.149.176,68 TL'nin 149.176,68 TL'ye dava tarihinden geri kalan 1.000.000,00 TL'ye ıslah tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararıyla; davacıya yapılan arsa tahsisi (tüm hak ve borçlarla devri nedeniyle) ilk şirkete yapılan tahsis tarihi olan 26.12.1996 tarihli olup 4562 sayılı OSB Kanunu'nun ise 12.04.2000 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacıya bu kanunun yürürlük tarihinden önce arsa tahsisi yapıldığı anlaşıldığından davacıya iade edilmesi gereken bedelin Geçici (6.) maddeye göre belirlenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Geçici (6.) maddesindeki ilkeler kapsamında hesap yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve belirtilen eksiklik giderildikten sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 03.01.2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilgili maddeye göre tahsisin iptal edildiği tarih itibariyle ödenmesi gereken bedelin 510.874,69 TL'den az 1.125.000,00 TL'den fazla olamayacağının hesap edildiği, ilgili Yönetmelik maddesinde bedel hesabı için aralıklı bir hesaplama yapılarak ve bedelin OSB tarafından belirleneceğinin belirtildiği, .... dava konusu tahsis iptali işlemine ilişkin davacıya bir bedel ödemediği ve kendi yapmış olduğu hesaplama neticesinde bedelin 149.176,68 TL'den az olamayacağından bahisle ödenmesi gereken bedelin 149.176,68 TL olarak belirlemişse de, belirlenmiş olan bu değerin bilirkişi raporları ile örtüşmediği, davacının kendisine verilen süre içerisinde gerekli yatırımları yapmayarak arsa tahsisinin iptaline kendi kusuru ile kendisi sebebiyet verdiği, ilgili Yönetmelik maddesi çerçevesinde OSB tarafından belirlenmesi gereken bedelin alt sınırdan verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile toplam 510.874,69 TL bedelin, 149.176,68 TL'sinin dava, 361.698,01 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; Mahkemece tespit edilen bedelin hakkaniyete aykırı ve mülkiyet hakkını ihlal edecek derecede çok düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve yeterli olmadığını, müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin eskalasyona tabii tutularak günümüz değerine yaklaştırılması gerektiğini, 2002 yılı koşullarında ödenen bedelin eskalasyona tabi tutulmadan, dava tarihinde arsa birim fiyatının %75’inin ödenmesine hükmedilmesi dahi müvekkilin mülkiyet hakkını ihlal edecekken, bu sınırdan uzaklaşılarak asgari sınırdan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, her iki taraf için ticari sayılan ilişkilerde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, sözleşmeye aykırılıktan veya haksız eylemlerden kaynaklanan davalarda ticari faiz (avans faizi) uygulanması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; taraflar arasında yapılan arsa tahsis sözleşmesinin (8.) ve (9.) maddesinde göre davacının ödemiş olduğu bedeli talep halinde faiz ve tazminat talep edemeyeceğini, OSB mevzuatı ve gerekse imzalamış oldukları sözleşmelerden de anlaşılacağı üzere yalnızca yatırmış oldukları ana parayı talep edebileceklerini, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 27.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Geçici (6.) maddesinde katılımcıların arsa tahsislerinin iptaline ilişkin olarak iade edilecek arsa bedellerinin müteşebbis heyet/genel kurulca karar bağlanmak şartı ile yılı kanuni faiz oranı ile belirlenen arsa bedelinden az ve yılı parsel OSB tahsis bedelinin %75’inden fazla olmamak üzere OSB tarafından belirlenerek ödenir şeklinde yapılan düzenleme ile ödemenin nasıl yapılacağının belirlendiğini, maddede alt ve üst sınırları belirlenerek bu hususta taktir yetkisi OSB müteşebbis heyetine bırakıldığını, Mahkemece söz konusu OSB mevzuatının Geçici (6.) maddesinde ifade edilen hususları göz ardı ederek kanuni faizin tamamını ana paraya ekleyerek hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, OSB Yönetim Kurulunca verilen tahsis işleminin iptali nedeniyle, tahsisi iptal edilen taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin belirlenerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1. Ankara İli Polatlı İlçesi ... 140125 ada 1 parsel 50.000,00 m² yüzölçümlü arsanın 27.12.1996 tarihinde dava dışı .....ye tahsis edildiği ve sözleşme yapıldığı, 13.04.2010 tarihinde bu şirketin .... OSB'ye başvurarak adına tahsisli sanayi parselinin davacı şirkete devredilmesini talep ettiği ve akabinde Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulunun 2010/16 sayılı kararı ile uygun görülerek 20.04.2010 tarihinde tahsisin davacı şirkete devredildiği, ancak davacı şirketin “ inşaata başlamadığı, yapı iznini almadığı, proje vb vermediği” gerekçesiyle arsa tahsisinin 03.01.2012 tarihi itibariyle iptaline karar verildiği, arsa tahsis kararın iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali için açılan davanın reddedildiği ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kararın 08.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
12.04.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği'ne 27.12.2014 tarihinde eklenen Geçici (6.) maddede; “4562 sayılı OSB Kanunu'nun yayımlandığı tarihten önce yapılan tahsis ve/veya kazanılmış haklarla ilgili olarak; katılımcının arsa tahsislerinin iptalinde iade edilecek arsa bedeli; müteşebbis heyet/genel kurulca karara bağlanmak şartıyla yılı kanuni faiz oranları ile belirlenen arsa bedelinden az, yılı parsel OSB tahsis bedelinin %75’inden fazla olmamak üzere OSB tarafından belirlenerek ödenir." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen Yönetmelik maddesine göre bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı, Mahkemece yürürlükte olan mevzuata uygun olarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. Aynı Kanunun 8/1 ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddelerine göre, ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Eldeki uyuşmazlıkta davacı tacir olup, 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca temerrüt halinde avans faizi isteminde bulunabilir. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; kabul edilen alacağa avans faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan " yasal faizi" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "avans faizi" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.