Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4390 K.2025/3580

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4390 📋 K. 2025/3580 📅 26.06.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4390 E.  ,  2025/3580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/126 E., 2024/567 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ... Hastanesinin tüzel kişiliği olduğunu, davalı Kurumun Haziran-Temmuz-Ağustos 2013 dönemi faturaları üzerinde inceleme yaparken tedavi gören hastalara ait faturalarda 2013 Haziran dönemi için 98.954,23 TL, 2013 Temmuz dönemi için 31.225,61 TL ve 2013 Ağustos dönemi için 30.833,33 TL olmak üzere toplam 161.013,17 TL kesinti yaptığını, kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurumun müvekkili şirket tarafından gönderilen faturalar üzerinde örnekleme yöntemiyle inceleme yaptığını belirterek, müvekkili şirketin hakedişlerinden mahsup edilecek toplam 161.013,17 TL kesinti işlemi hukuka aykırı tesis edildiğinden, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve haksız kesintinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.06.2016 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle, davalı Kurumca yapılan kesintinin 156.784,92 TL yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 07.11.2019 tarihli ilamla; bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek, 26.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun 10.06.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, Mahkemece davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadan ve itiraz süresi de dolmadan evvel 15.06.2016 tarihinde karar verildiği, Mahkemece, davalının bilirkişi raporuna karşı yasal itiraz süresi dolmadan karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle, hüküm bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 27.11.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş. hakedişinden mahsup edilecek 156.784,92 TL cezai şart uygulamasının iptali ile davacının 156.784,92 TL cezai şart nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; kararının süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 16.09.2021 tarihli ilamla; somut uyuşmazlıkta; uyuşmazlık konusu teknik bilgiyi gerektirdiğinden Mahkemece uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, ancak bu rapora karşı davalı tarafça itiraz dilekçesi sunulduğu halde Mahkemece bu itirazların yerinde olup olmadığına dair ek rapor alınmayarak, uyuşmazlık giderilmeden, eksik inceleme ile hüküm verildiği, Mahkemece davalı tarafın itirazlarını karşılayacak şekilde kesintiye konu her hasta hakkında davacının yaptığı işlemlerin yerinde olup olmadığının ayrı ayrı gerekçeleriyle değerlendirildiği, kesintiye konu edilen tıbbi malzemelerin ... kayıt bildiriminin yapılmış olup olmadığının, yapılmamış ise ödenip ödenmeyeceğinin tartışıldığı bir ek rapor alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, itiraza uğramış bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı yararına karar bozulmuştur.
3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamıyla davalı Kurumun hastalara yapılan işlemlerin doğruluğunu bizzat hastane kayıtları üzerinde inceleme yaparak veya hastaları muayene ederek ve görüşerek denetleme yetkisi bulunduğu halde, bu yola gitmeyerek örnekleme yolu ile kesinti yapmasının uygun olmadığı, Medula sistemine kayıtlı hastaların tedavisinin davacı Hastane tarafından yapıldığı, 2.302,08 TL kesintinin yerinde olduğu, davacının alacağından yapılan 158.651,09 TL kesintinin yerinde olmadığı, ... kayıtlarından davacının sorumlu olmadığı ve Medulanın güncellenmesinin Sağlık Bakanlığının görüşü kapsamında davalı SGK'nın sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından davacı hakedişinden mahsup edilecek 158.651,09 TL cezai şart uygulamasının iptali ile davacının 158.651,09 TL cezai şart nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporlarında usulüne uygun inceleme yapılmadığını, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin hiçbir şekilde incelenmediğini, hasta bazında ayrı ayrı bir inceleme yapılmadığını, davacının ... kayıtlarından sorumlu olmadığı şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, Medulaya yükleme yapan sağlık hizmet sunucularının her türlü bilgi ve belgeyi kontrolle sorumlu bulunduğunu, hükme esas alınan rapordaki bilirkişi heyetinin alanında uzman olmadığını, SGK'ya fatura edilen işlemlerin Kurum tarafından örnekleme yöntemi ile inceleneceğinin mevzuatta açık bir şekilde yer aldığını, davacının istediği zaman örnekleme yönteminden çıkmasının mümkün olduğunu, ancak davacının örnekleme yönteminden çıkmadığını, Medula sisteminin güncellenmesinin müvekkilinin sorumluluğunda olduğu şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, Medula sisteminden onay alınabilmesinin mevzuata aykırı bir işlem yapma hakkı tanımadığını, vekalet ücreti hesaplamalarının Kurum aleyhine olacak şekilde hatalı olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurumun davacının hak edişlerinden yapmış olduğu kesinti işleminin iptali ve kesintiler yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu işlemlerin SUT hükümlerine uygun olup olmadığı ve hastalara gerekli tedavi hizmetinin verilip verilmediğinin incelendiği, davalı Kurum tarafından örnekleme yöntemi ile seçilmiş tüm hastaların ayrı ayrı incelendiği, hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.