Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/358 K.2025/3609
3. Hukuk Dairesi 2025/358 E. , 2025/3609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2436 E., 2024/1671 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/116 E., 2022/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 21.06.2014 tarihinde ... projesinden iki adet bağımsız bölüm (dükkan) satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkilinin satış bedellerini ödediğini (650.000 TL ve 420.000 TL), taşınmazların tapusunu 12.12.2014 ve 04.02.2016 tarihinde aldığını, sözleşmede taşınmazların 31.12.2014 tarihinde teslim edileceğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen müvekkilinin üzerinden 72 ay geçtiği halde taşınmazları teslim alamadığını, taşınmazları teslim alamamış olması nedeniyle kira kaybı olduğunu, davalı şirket yetkilileri aleyhine müteselsilen dini inaç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık, mütesilen vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecelik suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturmalar başlatıldığını, bu nedenle davalı şirkete kayyum atandığını, 22.11.2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 677 sayılı KHK ile davalı şirketin %99 hissesinin sahibi olan ... ve Eğitime Hizmet Derneğinin kapatılmasına ve malvarlıklarının Hazineye devrine karar verildiğini, Maliye hazinesinin kapatılan Derneğe ait olan davalı şirketin %99 hissesine el koyması gerekirken şirkete ait yüzün üzerinde taşınmaza el koyduğunu ve tapuda 16.02.2017 tarihinde Hazineye devredildiğini, Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mah. 2015/207 sayılı dosyasında daha sonra şirket yönetimi kayyumdan alınarak TMSF’ye devredildiğini, sonrasında da TMSF ‘den alınarak Maliye Hazinesine devredildiğini, davalı şirketin halen faal olduğunu OHAL kapsamında yayınlanan KHK'lar ile kapatılmadığını veya mal varlığına ilişkin bir yaptırım uygulanmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kira kaybı nedeniyle uğradığı zarara karşılık şimdilik 36.000,00 TL gecikme tazminatının ayrı ayrı temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.03.2002 tarihli dilekçesiyle talep sonucunu 414.895,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; davada Maliye Hazinesinin herhangi bir sıfatının bulunmadığını savunarak zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet yönünden aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 21.06.2014 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesi ile davacı ile davalı şirketin ... ilçesi 50 ada 28 parselde 85 numaralı bağımsız bölümün 650.000,00 TL bedelle davacıya satılması hususunda anlaştıkları, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu ancak taşınmazların tapuda devredildiği, sözleşmede teslim tarihinin 31.12.2014 tarihi olarak belirlendiği halde taşınmazların teslim edilmediği, bu nedenle sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin, gecikme zararından sorumlu olduğu, öte yandan 677 sayılı KHK kapsamında davalı Şirketin %99,99 hisse ile ortağı olan ''... ve Eğitime Hizmet Derneği''nin kapatılmasına ve malvarlığının Hazineye devredilmesine karar verildiği, davalı Şirketin ise faal olduğu ve malvarlığına elkonulmasına dair bir mahkeme kararının olmadığı, ancak Şirkete ait taşınmaz hisselerinin 16.02.2017 tarihinde 6429 yevmiye numaralı işlemle OHAL kapsamında Hazineye devredildiği ve diğer taraftan Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/207 Esas sayılı dosyası üzerinden Şirket yönetimi için yetkinin mevcut kayyımdan alınarak Hazineye devredildiği, buna göre gecikme zararından Hazinenin de sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 414.895,00 TL'nin (davalı Hazine 311.050,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) 36.000,00 TL'sine dava tarihinden, 378.895,00 TL'sine ıslah tarihi olan 17.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin, 677 sayılı KHK ile kapatılan ... ve Eğitime Hizmet Derneğinin malvarlığına dahil edilmesi gerektiği değerlendirilerek terkin edilmesinin ... Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 29/04/2019 tarihli yazısıyla Ticaret Bakanlığından istenilmesi üzerine davalı şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, ancak sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 14.12.2021 tarihli, ... İl Bürosunun 14.12.2021 tarihli yazılarına istinaden, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında devir ve tasfiye yetkisinin kapatma kararı bulunan ... ve Eğitime Hizmet Derneği ile sınırlı olduğu, davalı şirketin ticaret siciline tescil edilerek ihya edilmesi suretiyle Hazine adına kaydı yapılan bağımsız bölümlerin şirket adına tescillerinin sağlanmasının uygun olacağı bildirilerek davalı şirketin ihyasının sağlandığı ve durumun Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bundan sonra da TTK'nın 636/3 maddesine dayalı olarak açılan davada 22.06.2022 tarihli karar ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine hükmedildiği, dava konusu taşınmazlara ait satış sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış olup, davalı Hazine sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, resmi senede istinaden taşınmazların tapuda davacı adına tescil edildiği, Hazine adına devrinin söz konusu olmadığı, davalı Hazinenin sorumlu tutulmasını gerektiren yasal bir dayanak bulunmadığı, bununla birlikte, 677 sayılı KHK'nın "Kapatılan ve kapsamdan çıkarılan kurum ve kuruluşlar" başlıklı 3/1 maddesi ile ekli listelerde yer alan dernekler ile basın - yayın kuruluşlarının kapatıldığı bildirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasıyla "... Birinci fıkra kapsamında kapatılan derneklere ve basın yayın kuruluşlarına ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayı hiç bir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz...." düzenlemesi getirilmiş olup, davalı şirket ortağı olan 677 sayılı KHK ile kapatılan ... ... ve Eğitime Hizmet Derneği'ne ait bulunan ve davalı Hazineye devrolunan mal varlığının her türlü borcundan dolayı Hazine'den bir hak ve talepte bulunulamayacağından, davalı Hazinenin dava konusu edilen tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı Şirket aleyhine açılan davanın kabulüne 414.895,00 TL'nin 36.000,00 TL'sine dava tarihinden, 378.895,00 TL'sine ıslah tarihi olan 17.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı şirketin önce ticaret sicilinden terkin edildiğini sonra ihya edildiğini daha sonra ise tasfiyesine karar verildiğini, ancak davanın açıldığı tarihte şirketin tüm kontrol ve denetiminin hukuksuz olarak Hazine tarafından gerçekleştirildiğini, kapatılarak mal varlıklarına el konulan dernek adına kayıtlı olmamasına rağmen derneğin %99,99 oranındaki hissesine malik olduğu davalı şirkete ait taşınmazlara hukuksuz bir şekilde el konulduğunu, oysa hazinenin şirketteki hisseye el koyup şirketin tasfiyesini başlaması gerektiğini, hazinenin şirketi sicilden terkin ettirmesi ve taşınmazlara el koyması nedeniyle halefiyet ilkesi gereğince sorumlu olduğunu, davanın şirket yönünden tam kabulüne karar verilmiş olduğunu, lehe hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 66.234,35 TL olması gerekirken eksik ücret takdir edildiğini, Hazine yönünden husumetten red kararı verildiği için Hazine lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla ücret takdir edildiğini, aksi düşünce halinde dahi Hazine yönünden kabul edilen miktara göre 49.768,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazlasına hükmedildiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satım konusu taşınmazın tesliminde gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle önce davalı şirketin tüm taşınmazları Hazineye devredilerek şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ise daha sonra bunun hatalı olduğu fark edilerek şirketin ihya edilmesine ve taşınmazları iade edilerek tasfiyesinin istenmiş olmasına göre davalı ... Hazinesinin davalı şirket borcundan sorumlu tutulması için hukuki bir sebebin bulunmadığının ve red gerekçesinin husumet yokluğu olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.