Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/275 K.2025/3064
3. Hukuk Dairesi 2025/275 E. , 2025/3064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2011/986 E., 2013/937 K.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet Bakanlığınca hazırlanan Ankara-Pursaklar göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 4.900.000 TL (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.460,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 5.176,63 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.12.2010 tarihli kararıyla; davacıdan alınan peşinatın sözleşme imzalanması esnasında veya taksit ödemeleri sırasında mahsup edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, toplam 5.176,63 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.06.2011 tarihli ilamıyla; davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle, ödeme def’i davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davacının taksit ödemelerinden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp belgeleri getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; emsal Yargıtay ilamları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında mahsubun yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; maliyet hesaplarının hatalı olduğunu, maliyet hesapları konusunda yeniden inceleme yapılması gerektiğini, maliyet hesaplarında yapılan uyarlamanın yasal olmadığını, sosyal yardımlaşma fonlarından gelen paraların yapılan hesaplamalarda dikkate alınmaması nedeniyle maliyetlerin yüksek çıktığını, mahsup işleminin yapılmadığını, kararın usul ve Kanuna aykırı bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sosyal konut projesinden konut sahibi olabilmek için yatırılan peşinatın konutun teslimi için yapılan sözleşmede belirlenen borçlanma miktarından mahsup edilmemesi nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı banka arasında imzalanan borçlanma sözleşmesinin 1. maddesinde; "... borçlu, yukarıda belirtilen miktarın kullandırılmış krediye göre saptanmış olduğunu, borçlanmaya esas kesin maliyetin, inşaatın tamamlanması aşamasından sonra yapılacak kesin hesaplardan sonra tespit edileceğini ve kesin hesap sonucu bulunacak maliyete göre borç miktarının artması halinde, artan miktar için de işbu borçlanma sözleşmesinin aynen tatbik edileceğini, bankaca kesin hesap sonucu bulunacak hesaba eklenecek miktara, miktarın ve geri ödeme taksitlerinin belirlenmesi yöntemine, hesap şekline herhangi bir itirazı olmayacağını peşinatın ve taksit tutarlarının artış oranına göre yeniden belirlenecek bu sözleşme hükümlerine göre ödeneceğini, kabul beyan ve taahhüt eder." şeklinde düzenlenmeye yer verildiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının dava dışı bankadan kredi kullanıp ek borçlanma sözleşmesi ile 86.196.104 TL (eski para) kredi kullanıp ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği, Devlet Bakanlığınca konutun kesin maliyet hesabının her bir daire için 86.000.000 TL (eski para) olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının resmi verilere göre hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerektiği, böylece davacının konut maliyetinin üstünde borçlandığı ve mahsup yapıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı belgenin dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, davacı tarafından yatırılan peşinatın borçtan mahsup edilmediği kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.