Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4368 K.2025/3078

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4368 📋 K. 2025/3078 📅 27.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4368 E.  ,  2025/3078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/41 E., 2024/94 K.
Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen karara karşı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından maddi hatanın düzeltilmesi, davalı-birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) , bu Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması sonucunda verilen Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gidileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davalı/ birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.
Davacı/ birleşen davada davalı vekili tarafından Dairece verilen karara yönelik maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
HMK'nın 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Dosya içeriğine göre; davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine dair değerlendirmenin asıl davaya ilişkin olduğu, bu hususun kararda belirtilmesi gerektiği, davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüne karar verilerek birleşen davanın birleşen dosyada davalı vekili lehine bozulduğu anlaşılmakla bu hususun da belirtilmesi gerektiği, karar duruşmalı temyiz edilmiş olup, duruşmaya yalnızca davacı/birleşen dosyada davalı vekilinin katıldığı ve birleşen dava da birleşen dosyada davalı lehine bozulduğundan, yalnızca duruşmaya katılan lehine Yargıtay duruşması vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, duruşmaya katılmayan davacı/ birleşen davada davalı Kurum lehine de vekalet ücreti hükmedilmesinin maddi hata niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla davacı/ birleşen dosyada davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulü ile Dairemizin 24.09.2024 tarihli, 2024/1843 Esas, 2024/2518 Karar sayılı kararının değerlendirme ve karar bölümlerinin aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı/ birleşen davada davacı Kurum vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı/birleşen davada davalı vekilinin maddi hata talebinin KABULÜNE, Dairenin 24.09.2024 tarihli, 2024/1843 Esas, 2024/2518 Karar sayılı ilamının ''3. Değerlendirme'' bölümünün;
''1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, yukarıda yer verilen hukuk kurallarına ve özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre, davacı/birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, davalı/ birleşen davada davacı Kurum vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Asıl davada; davalı tarafından yatırılan masraf ve gider avansının Mahkeme tarafından eksik hesaplanması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Birleşen davada dava dilekçesinde belirtilen talepler gözetildiğinde, 47.997,42 TL reçete tutarı, 10 katı tutarında 479.994,20 TL cezai şart, 2.571,25 TL reçete bedeli, 5 katı tutarında 12.856,25 TL cezai şart ve 6,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 543.405,12 TL harca esas değer gösterilerek dava açıldığı anlaşılmıştır.
4. Yargıtay ilamında bozma gerekçesi "...asıl davada davacının sadece sahte reçete bedeline ilişkin işlemin iptali talebinin reddi, birleşen davada da sadece sahte reçete bedellerinin davalıdan tahsili talebinin kabulü gerekirken..." şeklinde belirtilmiş olup, Mahkemece asıl davada bozmaya uygun karar verildiği halde, birleşen davada sadece reçete bedelleri yönünden davanın kabulü gerekirken, tüm talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5. Ayrıca, davalı eczacı vekili; 11.05.2011 tarihinde ihtirazi kayıtla 2.571,25 TL ile 47.997,42 TL olmak üzere reçete bedellerini ödediğini iddia ettiği iki adet banka dekontunu dosyaya sunmuş olup, bu husus Mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu husus değerlendirilmeden karar verilmesi de yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.'' şeklinde,
''VII. KARAR'' bölümünün ise; ''Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı/ birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm, davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesi Kararının asıl dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı/birleşen davada davacı Kurum yararına, birleşen dava yönünden davacı/birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA,
17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı/birleşen davada davacıdan alınarak davacı/birleşen davada davalı vekiline verilmesine'' ifadelerinin yazılarak maddi hatanın bu şekilde DÜZELTİLMESİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı/birleşen davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.