Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3488 K.2025/3067
3. Hukuk Dairesi 2024/3488 E. , 2025/3067 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3316 E., 2024/1723 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/180 E., 2023/1171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılardan şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının davalı şirket ile 12.10.2017 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların Ağustos 2019-Aralık 2020 dönemi kira borçlarını ödememeleri nedeniyle haklarında icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini, davalılar ... ve ...’ın takip dayanağı kira sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kira sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmaya rıza ve muvafakat ettiklerini el yazılara ile yazarak kabul ettiklerini ve imzaladıklarını ileri sürerek; davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline ve takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, kiralananın 31.12.2020 tarihinde tahliye edilerek davacıya teslim edildiğini, tutanağı kiraya verenin herhangi bir şerh koymadan imzaladığını, geçerli bir kefalet bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583. maddesinde belirlenen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasında 01.10.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiği, davalılar ... ve ...’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kira sözleşmesini imzaladıkları, 6098 sayılı Kanunun 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uygun yapılan kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının alacağının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarı likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olacağı, böyle bir durumda alacaklının kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabileceği, taşınmazın bulunduğu yeri kira sözleşmesinin ifa edileceği yer olduğundan, kira sözleşmesine dayanan bir dava veya takibin sözleşmenin ifa olunacağı yer olan taşınmazın bulunduğu yerde de açılabileceği, dolayısıyla yetki itirazının yerinde olmadığı, kira sözleşmesinde kefillerin imzasının olduğu, ancak her bir kefilin kendi kefalet miktarı ve müteselsil kefil ibaresini kendi el yazılı ile yazması gerektiği, sözleşmede birbirlerinin kefaletine ilişkin beyanlarının olduğu, şekle aykırı düzenlenen kefalet sözleşmesine istinaden kefillerin sorumluluğu doğmayacağını, kefaletin geçerli olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı kiracı şirket yönünden davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalı kiracı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalılar ... ve ...’ın takip dayanağı kira sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmaya rıza ve muvafakat ettiklerini el yazıları ile yazarak kabul ettiklerini, 6098 sayılı Kanun’un 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uygun yapılan kefalet sözleşmesinin geçerli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı şirket vekili; şirketinin adresi Susurluk olup, Susurluk icra dairesinin yetkili olduğunu, 31.12.2020 tarihinde davaya konu taşınmazın tahliye edildiğini ve alacaklı tarafa yazılı bir tutanak ile teslim edildiğini, tutanağı davacı kiraya verenin, herhangi bir şerh koymadan imzaladığını ve taşınmazı teslim aldığını, yasal şartları oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, icra takibinin sözleşmenin icra olunacağı, yani kira sözleşmesine konu kiralananın bulunduğu yerde başlatılmış olması karşısında davalı kiracının yetki itirazının yerinde olmadığı, davalı kiracının takibe konu edilen kira bedellerini ödediğini ispatlamayadığı, davalı kefillerin el yazısı ile olan beyanlarında; kendilerinin sorumlu olacakları azami miktar, kefalet tarihi ile müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girildiğinin belirtmemeleri nedeniyle kefaletin hükümsüz olduğunu, takibe konu kira alacağı likit olup davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı şirkete yükletilmesine, davacı kurum harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.