Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2229 K.2025/3086

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2229 📋 K. 2025/3086 📅 27.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2229 E.  ,  2025/3086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2678 E., 2024/904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/317 E., 2023/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından 16.03.2020 tarihinde davacı şirkete ait şantiyeye incelemeye gelindiğini, zemin ve bodrum katları dahil olmak üzere inşaat şantiyesinin tamamının davacı şirketin inşaat mühendisi ve mimarlarının gözetimi ile gezdirildiğini, her bölgesi kontrol edilip yaklaşık 2 saat süre ile incelendiğini, kaçak su bağlantısı veya su akışı gibi olumsuz bir durum tespit edilmediğini, ayrıca davalıya bağlı ekibin fabrika binasının yaklaşık 10 metre uzağında, daha önce muhtemelen davalı tarafından kör tıpa ile kapatılmış ve kullanım dışında bir alanı kırıcı ile kırarak burada da araştırmalar yaptığını, bu araştırmanın sonucunda da sadece yer altından yaklaşık 80 cm uzunluğunda körlenmiş ve ucu paslı bir tapa ile kapalı bir boru bulunduğunu, ancak bu borudan inşaat şantiyesine su akışı olduğuna dair en ufak bir tespit olmadığı gibi ucu kapalı olan borunun yıllar önce davalı tarafından kapatıldığının da aşikâr olduğunu, hal böyle iken davalı tarafından 20.03.2020 tarihli ve 202.612.011,02 TL tutarında bir ceza kesilerek davacı şirkete ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye şifahi olarak itiraz edilmesi üzerine bu defa davalı tarafından ceza tutarlarında yanlışlık yapıldığından bahisle 25.03.2020 tarihli ve 562.811,17 TL tutarında ihtarnamenin gönderildiğini, kesilen cezanın yasal dayanağının bulunmadığını, davalının Esenyurt bölgesinde pek çok fabrikada kaçak kullanım olduğu iddiası ile aramalar yaptığını ve bunları gerekçe göstererek hiçbir somut delil olmadan fahiş tutarlarda cezalar kestiğini, hesaplamaların nasıl yapıldığının taraflarınca anlaşılamadığını ileri sürerek; davacının davalının haksız olarak kestiği dayanaksız faturalardan biri olan 22.05.2020 tarihli ve 572.641,00 TL tutarlı fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının dava konusu işlemlerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davalının 24.07.2020 tarihli yazısında belirtildiği üzere; İSKİ Esenyurt Şube Müdürlüğünce 24.02.2020 tarihli ihbar üzerine yapılan incelemede, binada ve şube yolunda her hangi bir kaçak su bağlantısı tespit edilemediğini, 16.03.2020 tarihinde elektronik ortamdan yapılan ikinci ihbar sonucu daha önce kontolü yapılan ve bina numarası 10 olan çamaşırhanenin yanındaki bina numarası 8 olan binaya kontrole gidildiğini, incelemede su sayacının ve şube yolunun parsel içinde bulunduğu alanın demir korkuluklarla kapalı olması ve abone engeli sebebi ile ekiplerin kontrolüne izin verilmemesi üzerine olay yerine emniyet personeli geldiğini, kaçak su incelemesinde ana vana ile sayaç arasındaki su hattının kamera ile görüntülendiğini, bina numarası 8'de bulunan ve davalıya 37076617-2 no ile kayıtlı olan sözleşmeye takılı sayaçtan önce "T bağlantısı" yapılarak bina numarası 10'da bulunan çamaşırhaneye kaçak hat çekildiğinin tespit edildiğini, kazı yapılarak hattın ortaya çıkarıldığını, davacı tarafından bulunan kaçak hattın davalı tarafından körlendiği iddia edilse de, kaçak su hattının ve şube yolunda kullanılan malzemelerin davalı standartlarına uygun olmadığının görüldüğünü, ekiplerin adrese geldiği andan itibaren kazı yapıldığı ana kadar 7 saati geçen zaman zarfında kaçak hattın çamaşırhaneye su veren kısmında kör tapa yapılarak kapatıldığının anlaşıldığını, kaçak su bağlantısına zemin hazırlamak için bina numarası 8'de kayıtlı olan ve 2016 yılında konulan ana vanaya takılan 8086114 nolu sayacın yerinin davalıdan habersiz olarak 25 metre kadar taşınarak kaçak kullanımın yapıldığının ve sınır duvara nakledildiğinin tespit edildiğini, tespitler sonrası sayaçsız yapılan kaçak kullanım yaptırımının İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği ekinde bulunan izinsiz su kullanım bedellerinin tespitine esas cetvele istinaden yapıldığını, davacının kaçak su kullanımını alışkanlık haline getirdiği hususunun daha önce tanzim edilen 11.01.2014 tarihli kaçak su kullanım tutanağından anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre menfi tespit istemine konu edilen ve kaçak su kullanımından kaynaklı olarak düzenlenen ve aynı faturada 03.03.2020-07.05.2020 tarihleri arasında gerçekleşen 20m³'lük su tüketimine dayalı olarak düzenlenen fatura bedelinin usulüne uygun şekilde davalı tarafından hesaplandığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; şantiye tipi sözleşmesi olan davacının, söz konusu mahalde aktif şantiye sayacından önce, ana musluktan sonra "T bağlantısı" yapmak suretiyle ... Çamaşırhanenin bulunduğu binadaki deposuna izinsiz/sayaçtan geçirmeksizin kaçak su aldığının yazılı ve görüntülü belgelerle ispat edildiği, ayrıca tespitler sırasında kazı çalışmasına katılan işçilerin tanık olarak dinlenmesinin bu aşamada yargılamaya katkı sağlamayacağı, davacının kaçak kullanımının 30 günden fazla ve son 1 yıllık tüketiminin kaçak olduğu açık olup yönetmelik hükmü gereğince kaçak tüketim süresi 365 günü geçmeyecek şekilde hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, davalının ve bilirkişinin hesaplamasında davacının işyerindeki makine sayısı değil, İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği İzinsiz Su Bedelinin Tespitine Esas Cetvel gereğince, kaçak su kullanımında tespit edilen 40 mm çapındaki borudan 1 saatte 17,50 m³ su geçeceği, günlük 5 saat çalışma süresi olacağından hareketle yapılan hesaplamanın isabetli olduğu, davalı tarafça yapılan kaçak tespit, tahakkuk ve faturalama işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı her ne kadar istinaf dilekçesinde bilirkişinin daha önce İSKİ'nin çalışanı olduğundan bahisle tarafsız olmadığını ileri sürmüş ise de, bilirkişinin reddine yönelik bir beyanının bulunmadığı, raporun subjektif verilerle hazırlandığı yönünde bilgi belge bulunmadığı gibi, dosyadaki diğer deliller ile uyumlu olduğu, itirazların gerekçeli bir şekilde cevaplandığı da görülmüş olmakla raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin bilirkişiye ilişkin olarak ileri sürdükleri istinaf sebeplerini reddetmiş olmasının yerinde olmadığını, zira 10.11.2022 tarihli celsede dosyaya sunulan kök rapor hakkında yeniden rapor alınması yönünde İlk Derece Mahkemesince kurulan ara karara taraflarınca dosyada bilirkişi olarak atanan S.U'nun yıllarca davalı İSKİ'de görev yaptığı ve bu kurumdan emekli olduğu, dosyaya daha önce sunulan raporlar ve bu raporlarda uyuşmazlığın çözümü konusunda yapılan tespitlerin bu sebeple tarafsız olamayacağı ileri sürülerek dosyanın farklı bir kişiye tevdi edilmesinin istendiğini, ancak İlk Derece Mahkemesince 15.11.2022 tarihli ara kararla bu talebin ''kök rapora karşı yapılan itirazın irdelenerek tekrar ek rapor hazırlanması gerektiğinden ve kök raporu hazırlayan bilirkişi tarafından tanzim edilmesi gerektiğinden'' gerekçesi ile reddedildiğini, dava dosyasının tüm itirazlarına rağmen daha önce davalı idare nezdinde çalışan ve bilahare bu kurumda çalışırken emekliliğe ayrılan bilirkişiye tevdii edilmesinin bu uyuşmazlık kapsamında davacı şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bahse konu yerde inşaat faaliyetlerine başlamak üzere belediyeye müracaatlarını takiben 16.06.2015 tarihinde ruhsatın onandığını, inşaat faaliyetlerinin dahi başlamadığı tarihten önce 2014 yılında tutulan tutanağa dayalı olarak değerlendirme yapılamayacağını, davacı şirketin kaçak su kullandığı iddiasını kabul etmemekle birlikte, hükme esas alınan raporda, bilirkişinin dosya içerisinde mevcut 13.02.2015 tarihli ... Temizlik Gıda Yemek Üretim San Ve Tic. A.Ş. hakkında tutulan kaçak su kullanım ile mühürleme tutanağı ve 11.01.2014 tarihli ... Sosyal Hiz. İnş. Ya. Taş. Dağ. San ve Tic. A.Ş hakkında tutulan kaçak su kullanım ile mühürleme tutanağından yola çıkarak değerlendirme yaptığını, ancak haklarında tutanak tutulan ... A.Ş. ile ... Sosyal A.Ş. ve davalı şirketlerin farklı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunu, olayın somutlaştırılması bakımından olay günü tutulan tutanakta imzası olan kazı ekibindeki tüm işçilerin dinlenilmesini talep ettiklerini, ancak İlk Derece Mahkemesince bu talebin dikkate alınmadığını, yine hükme esas alınan raporda 1,61 m³/gün su ile çamaşır yıkama fabrikasının işinin çevrilmeyeceğinin belirtildiğini, ancak davacının yapı ve sanayi alanında faaliyet gösterdiğini, davacının işyerinde su ihtiyacını sürekli kılacak şekilde ilgili bir faaliyet bulunup bulunmadığının mahallinde incelenmesi gerekirken bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, ayrıca raporda "firma adı değişikliğinin yapıldığı sıklıkla görülmektedir" denilmiş ise de, davacı şirketin kuruluştan bu yana unvanına neredeyse hiçbir ek dahi almadan faaliyetlerine devam ettiğini, bu hususun ticaret sicili kayıtları incelendiğinde görüleceğini, raporda 32 adet fotoğraf, 3 adet CD'den bahsedilmişse de resimlerde gösterilen borunun hiçbir şekilde binaya bağlantısı olmayan molozlar arasından çıkan bir boru olduğunu, bu borunun muhtemelen inşaat yapım aşamasında kopmuş ağzı kör tapa ile kapalı, boş bina ile bağlantısı olmayan bir boru parçası olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan resimlerde bu borunun bulunmadığını, resimde gösterilen "T bağlantı" denilen kısım mavi elbiseli davalı işçisinin olduğu yer olup "T" borunun yer altından, bina ile hiç bir bağlantısı ve su akışı olmayan bir şekilde, binadan metrelerce uzak bir noktada molozların içerisinden çıkarıldığını, İski Tarifeler Yönetmeliği'nin 46. maddesi gereğince kaçak su kullanım süresinin 30 gün olarak kabul edileceğini, 365 günlük kaçak kullanım miktarı üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak su kullanım ve su tüketim bedelinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, kaçak su kullandığı tespit edilen davacının ödemesi gereken bedelin yürürlükteki mevuzata uygun olarak hesaplanmış olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.