Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2955 K.2025/3054
3. Hukuk Dairesi 2024/2955 E. , 2025/3054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/593 E., 2024/1123 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/141 E., 2023/552 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacı ...'ın hamileliğinin yedinci ayına kadar kontrollerini düzenli olarak Trabzon ... Hastanesinde yaptırdığını, İstanbul'a gittiği sırada rahatsızlanması sonucunda davalı hastaneye başvurduğunu, erken doğum tehlikesine karşı doğum sürecinin durdurulmasına yönelik ilaç verildiğini, sonrasında ise doktorun bilgilendirilmesinin ardından doğuma alındığını, doğum sonrasında bebekte sıra dışı davranışlar görüldüğünü, nedeninin anlaşılamadığını, davacının Trabzon'a dönerek bebek ...'ı ... Tıp Fakültesine götürdüğünü, burada ise ...'ın doğum sırasında oksijensiz kaldığının tespit edildiğini, hizmet kusuru nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla küçük ... için 200.000,00 TL maddi tazminat ile diğer davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2020 tarihi itibariyle işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, yapılan müdahalenin komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğunun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu olayda tıbbi müdahalenin gerektiği gibi yapılmış olması nedeniyle davalı hastanenin veya müdahaleyi yapan doktorun sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, yapılan müdahale ile davaya konu hastalık arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporlarından bebeğin doğumundan önce ve doğumundan sonra davalı hastane ve doktorun hatalı tıbbi uygulamasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında aldırılan her üç raporda da doğum ve doğum sonrası tedavi aşamasında tıbbi müdahalede bulunan personel ve hastanenin işlem ve eylemlerinin tıp bilimince kabul görmüş yöntemlere uygun olduğu, meydana gelen zarardan davalının kusurunun bulunmadığı, raporların birbiri ile uyumlu olduğu, zararlı sonucun komplikasyon olduğu, hekimin bu sonucun ortaya çıkmasını engelleyemeyecek olması, hastanın aydınlatılmış rızasının (onamının) alındığı birlikte değerlendirildiğinde davalı ... kuruluşunun meydana gelen zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, maddi tazminat talepli davalarda vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçmemesi, manevi tazminat davasının tamamen reddi halinde ise maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, eldeki davada İlk Derece Mahkemesince bu hükümlere uygun olarak maddi tazminat talebi bakımından 1.000,00 TL, manevi tazminat talebi bakımından ise 9.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 47.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama gerekmediğinden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, raporlar arasında çelişki olduğu, önce müvekkilin doğum sürecinin durdurulması için bir takım ilaçlar verildiği, ardından derhal doğuma alındığı, ilaç verilerek erken doğum yaptırılmasından ötürü küçüğün organlarının,kaslarının yeterince geliştirilmesine olanak tanınmadığından bağlı olarak adli tıp kurulu'nun yaptığı saptama neden değil sonuç olduğundan bu açıdan bakıldığında raporun son derece korumacı yaklaşımla düzenlendiği anlaşıldığından kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklı, vekilin özen sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu, özellikle son rapor olan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenleri tarafından düzenlenen 02.06.2023 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; ...'ın doğum sonrasındaki klinik seyri ve beyin MRG bulguları değerlendirildiğinde, nörolojik sorunların intrapartum asfiksiden ve postnatal olayların etkisinden çok spontan prematür doğuma sebep olan faktörlere, intrauterin dönemindeki etkilenmeye ve prematüreye bağlı olduğunun düşünüldüğü, davacıda yaşanan olumsuz sonucun komplikasyon olduğu, bebekte meydana gelmiş olan serebral palsi durumunun davalı hastane ve doktorun gebelik takip sürecindeki yetersizlikleri nedeniyle gelişmiş olabileceğini söylemenin tıbben mümkün bulunmadığı, bebeğin yenidoğan dönemindeki yatışı sırasında uygun tıbbi müdahale ve tedavilerin uygulandığı bildirilmiş olup, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.