Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3020 K.2025/2958

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3020 📋 K. 2025/2958 📅 22.05.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3020 E.  ,  2025/2958 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2710 E., 2024/687 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/657 E., 2022/797 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin karnındaki fıtık nedeniyle davalı doktora muayene olduğunu, müvekkilinin daha önceden kolon kanseri ameliyatı olması nedeniyle fıtığın karın içine girilmeden yapılacak basit bir ameliyatla tamir edilmesinin kararlaştırıldığını, 27.06.2019 tarihinde davalı hastanede yapılan ameliyatından 9 saat sonra bulantı ve kusmalarının başladığını, rahatsızlığının iki gün boyunca artarak devam etmesine rağmen davalının durumu ciddiye almayıp müvekkilinin durumu egzajere ettiğini söylediğini, 29.06.2019 tarihinde davalı doktorun ameliyatta karın içine girildiğini yapışık olan bağırsakların ayrıldığını ve karnına 30x20 cm boyutlarında greft koyduğunu açıkladığını, davalının karın içine girilmemesi konusunda telkin edilmiş olmasına rağmen rızasını almadan ve tıbbi standartlardan saparak ameliyatı gerçekleştirmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin oğlunun doktor olup tüm aşamalara dahil olmasına rağmen kendisine yapılan işlemle ilgili bilgi verilmediğini, dahiliye uzmanının tavsiyesini dikkate alarak ... Üniversitesi Hastanesine sevk edilmesini sağladığını, burada yapılan tetkik ve incelemeler üzerine bağırsakta sızıntı olduğu tespiti ile derhal ameliyata alındığını, bu ameliyatta bağırsağının 70 cm’lik kısmının alındığını, davalı doktorun hatası nedeniyle bağırsağının delindiğini öğrendiğini, ameliyattan sonra 1 ay boyunca hastanede yattığını, halen kendisine her gün pansuman yapıldığını ve bakıcı yardımıyla hayatını sürdürdüğünü, bakıma muhtaç hale geldiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 4.500,00 TL maddi tazminat ile 750.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek en yüksek banka mevduat faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili; müvekkilinin zararın meydana gelmemesi için tüm önlemleri aldığını, diğer davalı doktorun müvekkiline ait hastanede çalışan ve branşında uzman bir doktor olduğunu, tıbbi uygulama hatasının olmadığını, davacının rızası dışında işlem yapılmadığını, ameliyatla ilgili olarak aydınlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; ameliyat öncesinde olası tehlikelerin davacıya açıklandığını ve onayı alınarak ameliyatın yapıldığını, yapılan muayenesinde ve operasyon anında davacının daha önceden yapılan kolon kanseri operasyonuna bağlı insizyonel hernisi ve herni kesesi içinde yoğun iltisaklar gösteren ansların mevcut olduğunun saptandığını, fıtık kesesi içindeki bağırsakların çok sıkı yapışık olup çok zor ayrıldığını, bağırsakların serbestleştirilip batına iade etme işlemi sırasında 3 yerde barsak serozasında birkaç cm'lik yüzeysel sıyrıklar meydana geldiğini ve sıyrıkların primer onarıldığını, ameliyat sırasında bağırsak perforasyonu olmadığını, davacının post operatif takibinde hastada beklenmeyen distansiyon meydana geldiğini, 2. gün karın ağrısının artması üzerine batın grafisi ultrason ve tomografi tetkiklerinin yapıldığını, perforasyon arandığını ancak bulunamadığını, davacının durumunun ... Üniversitesi genel cerrahi doktorlarından Doç.Dr. ...’a danışıldığını, önerisi üzerine davacının ... Üniversitesine sevk edildiğini, burada bağırsak perforasyonunun yeni bir tomografi incelemesiyle tespit edildiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarında meydana gelen bağırsak delinmesinin bu tür ameliyatlarda gelişebilecek ciddi bir komplikasyon olup, davalılara atfedilebilecek tıbbi ihmal, kusur veya sorumluluğunun olmadığı, davalı doktorun uyguladığı tedavi ve teşhis işlemlerinin hasta onam formları ile tıp bilimi açısından yeterli olduğu yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK ile bilirkişi heyeti raporlarına göre davalı hastane, davalı hekim ve sağlık çalışanlarına atfi kabil bir kusurunun bulunmadığı, yine bilirkişi heyetinden alınan ek rapora göre davacıdan alınan aydınlatılmış onamın somut olayın özelliklerine göre yeterli olduğunun tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı doktorun operasyon esnasında müvekkilinin doktor olan oğlundan ek olarak onam alması gerekirken onam ve rıza olmadan müvekkilenin opere alanını genişlettiğini, müvekkilinin karnın açılarak tüm karın üzerine match konulması talebinin ve onayının hiçbir zaman olmadığını, 3-4 cmlik match konulacağında anlaşıldığını, 2. ameliyatı yapan doktorun duruşmada dinlendiğini beyanlarından meydana gelen durumun doktor hatasından kaynaklandığının anlaşıldığını, alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, raporda iyileşme süresi 60 gün olarak belirtilmiş olmasına rağmen müvekkilinin yarasının tamamen iyileşme süresinin 3-4 yılı aştığını, tedavi ve ilaçlardan bu durumun anlaşılacağını, ameliyat tekniği ve bağırsak perforasyonu konusu hakkında ek bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığını, davalının operasyonu yaparken bağırsak delinmesine neden olduğunu bunları diktiğini hasta yakınlarına, diğer konsültan hekimlere, müvekkilinin sevk edildiği ... Üniversitesi'ndeki hekimlere söylemediğini, hastanın kusması üzerine, davalının bağırsağa attığı dikişi düşünmeden başka organlara ve hastalıklara yöneldiğini, gerekli tedavinin uygulanmasını geciktirdiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, ... Tabip Odası onur kurulu tarafından 03.03.2020 tarihli kararda: "Hasta yakını hekimdir, yapılan işlem hakkında yeterli bilgi verilmemiştir." denilerek müvekkile davalı doktor tarafından hiçbir şekilde açıklayıcı bilgi verilmediği kanaatine varılarak davalıya uyarma cezası verildiğini, bu hususun değerlendirilmediğini savunarak, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tıbbi uygulama hatası iddiasıyla uğranılan maddi manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, davacının yapılacak tıbbi işleme ilişkin aydınlatılmış onamının alınmış olmasına, greftli herni onarım endikasyonunun bulunduğunun, ameliyatın yapılış şeklinin tıbba uygun olduğunun, davacıda gelişen bağırsak perforasyonunun komplikasyon olduğunun ve ameliyatın alternatifinin bulunmadığının alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenmiş olmasına göre, davalıların kusurunun bulunmadığına yönelik usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.