Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3193 K.2025/2280

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3193 📋 K. 2025/2280 📅 21.04.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/3193 E.  ,  2025/2280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/784 E., 2024/1058 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/355 E., 2023/470 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eşi ...'ın davalıların murisi olan müteahhit ... ile yaptığı görüşme ve anlaşmalar neticesinde yatırım amaçlı olarak ... ada ... parselde yer alan 7 ve 8 bağımsız bölüm numaralı dairelerin 14.06.2012 tarihinde tapuda müvekkili adına satın alındığını, davalıların murisinin daha kârlı bir yerde inşaat yaptığını söyleyerek müvekkilinin eşi dava dışı ... ile 15.10.2012 tarihli sözleşmeyi düzenlediğini ve satın aldığı, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerle başka parselde yer alan taşınmazdaki 10 ve 11 numaralı 2 nolu bağımsız bölümün takas edildiğini, satın alınan bu bağımsız bölümlerin 30.10.2013 tarihinde teslim edileceğinin ve davalıların murisi ...'in 60.000,00 TL daha müvekkiline ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşme gereği müvekkilinin üzerinde bulunan 7 numaralı bağımsız bölümün 22.11.2012 tarihinde ve 8 numaralı bağımsız bölümün 21.02.2013 tarihinde takas sözleşmesi gereği ...'in bulduğu müşterilere satıldığını, satış bedellerinin ... tarafından alındığını, dairelerin teslim tarihi geldiğinde davalıların murisi ...'in kanser hastalığına yakalanması ve tedavisinin devam ettiği gerekçesiyle tapu devirleri yapılmadığı gibi kararlaştırılan paranında ödenmediğini, müvekkilinin insani duygularla süreci beklediğini, davalıların murisi ...'in edimlerini yerine getirmeden vefat ettiğini, sonrasında mirasçıların borcu ödeyeceklerini bildirseler de yıllarca müvekkilinin iyiniyetinden faydalanarak ödemekten kaçındıklarını belirterek; takas sözleşmesi gereği davalıların murisi ...'in müşterilerine devredilen 7 ve 8 bağımsız bölüm numaralı dairelerinin rayiç bedelinin ve 60.000,00 TL'ye 15.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile toplamından, davalıların müvekkilinin Ziraat Bankası ... Şubesi hesabına ödedikleri miktarların mahsup edilerek kalan alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerinin murisinin davacı ile arasında bir sözleşme bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesine ekli Emlak Komisyonculuğu Sözleşmesini davalıların murisi ... ile davacının eşi ...'ın imzaladığı, davacının adına kayıtlı taşınmazları 3. şahıslara devrettiği, davacı ile davalıların murisi ... arasında yapılan hiç bir sözleşme olmadığı gibi taşınmaz devrinin de bulunmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, devredilen dairelerin müvekkilinin adına tapuda kayıtlı olduğunu, eşinin sözleşmeleri müvekkili adına ve hesabına imzaladığını, davalıların murisi ...'in 15.10.2012 tarihli takas sözleşmesine istinaden alacağın temliki yoluyla müvekkiline ait 2 daireyi kendi bulduğu müşterilere satarak ücretini aldığını, hatta ilk daire satıldığında paranın ...'e verildiğine ilişkin protokol yapıldığını, yine davalıların bu borç sebebiyle kısmi ödemeyi müvekkilinin hesabına göndermiş olmasının dava açma hakkının olduğunu gösterdiğini, ayrıca davalıların arabuluculuk toplantısına katılmadığını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun madde 18/A-11 uyarınca arabuluculuk toplantısına katılmayan taraf yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulacağını ve lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, buna rağmen Mahkemece davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının eşi ile davalıların murisi arasında yapıldığı ileri sürülen geçersiz sözleşme uyarınca devredildiği ileri sürülen taşınmazların bedeli ile yine sözleşmede kararlaştırılan bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerde 15.10.2012 tarihli sözleşmenin tarafı olmayan davacının, eldeki dava bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.