Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3588 K.2025/2286
3. Hukuk Dairesi 2024/3588 E. , 2025/2286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2076 E., 2024/1784 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/52 E., 2023/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan ... model ... marka otomobil satın aldığını, 10.06.2020 tarihinde trafikte seyir halinde iken sağ tarafından gelen aracın çarpması sonucu park halindeki diğer araca kendi aracının sol tarafı ile çarptığını, kaza sırasında davalı tarafından satılan aracın normalde açılması gereken sağ ve sol yan airbaglerinin açılmadığını, bu nedenle müvekkilinin hem maddi, hem de manevi zarara uğradığını, aracın satış sırasında taahhüt edilen özelliğinin çalışmadığını beyanla davalının ayıplı mal satışı nedeniyle 10.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın arabuluculuk tutanak tarihi olan 31.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu ... model aracın yaklaşık 6 yıldır ve 100.000 km nin üzerinde davacının kullanımında olduğunu, yasal garanti süresinin sona erdiğini, ayıplı maldan sorumluluk ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, aracın karıştığı kazada yan hava yastıklarının açılmasını sağlayacak şartların oluşmadığını, orta kısımdan doğrudan yaşam kabinini etkileyen bir darbe olmadığı ve yeterli eşik değere G kuvveti ulaşmadığının sistem tarafından hesaplandığı ve sağ perde hava yastıklarının açılmadığını, akabinde aracın savrularak park halindeki araca çarptığını ama ilk darbeden sonra zaten kuvvetin bir miktarının emildiği ve yine sürtme şeklindeki kuvveti aldığı için sol perde hava yastıklarının açılmadığını, manevi tazminatın takdirinde temel olan düşüncenin bozulmuş olan bedensel ve ruhsal bütünlüğünün tekrar elde edilmesinin sağlanması olduğunu, üzüntü ve ızdırabın manevi tazminat için yeterli olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça aracın kaza anında hava yastığının açılmaması nedeniyle ayıplı olduğuna yönelik iddiasını ispatlaması noktasında ispat yükünün üzerinde olduğu, davacının kazadan sonra aracını satması nedeniyle araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığı dosya üzerinden yapılan incelemede aracın kaza esnasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir teknik ve bilimsel veri bulunmamakla birlikte; aracın görülen hasarının oluştuğu esnada, hava yastıkları açılmasını gerektirecek gerekli teknik koşulların oluşmamış olabileceği, dava konusu aracın hava yastığı sisteminin teknik bir sorun veya arıza nedeniyle açılmamış olduğuna ilişkin rapor sunulmadığı bu nedenle aracın teknik olarak ayıplı olduğuna karar verilmesinin mümkün olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, buna göre, davacının dava konusu aracın ayıplı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kazada, arabanın hayati fonksiyonlardan olan hava yastıklarının açılmaması, müvekkilin kaygılarını tetiklediğini, dava konusu aracın öngörülen ve vaat edilen niteliklere sahip olmayıp; müvekkilden aracın gerçek değerinden fazla bir bedel tahsil edildiğini, müvekkilinin eski vekili Av. ...'nın adres değişikliği nedeniyle bilirkişi raporunun tebligatın kendisine yapılamadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmek için ek süre isteminin hukuksuzca reddedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aracın ayıplı olduğu iddiası ile maddi manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kazadan sonra aracını satması nedeniyle dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde aracın kaza esnasına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir teknik ve bilimsel veri bulunmamakla birlikte; aracın görülen hasarının oluştuğu esnada, hava yastıkları açılmasını gerektirecek gerekli teknik koşulların oluşmamış olabileceği, dava konusu aracın hava yastığı sisteminin teknik bir sorun veya arıza nedeniyle açılmamış olduğuna ilişkin rapor sunulmadığı bu nedenle aracın teknik olarak ayıplı olduğuna karar verilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği, buna göre, davacının dava konusu aracın ayıplı olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz isteğinin reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.