Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3702 K.2025/2211
3. Hukuk Dairesi 2024/3702 E. , 2025/2211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/667 E., 2022/357 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının, davaya konu konutu 10.04.2012 tarihinde kiraladığını, kira sözleşmesi akdedildikten sonra davalı şirkete su aboneliğini üzerine almak için müracaat ettiğini, müracaatı sırasında dava konusu konuta ait herhangi bir su borcu olmadığının bildirildiğini, davacının su faturalarını düzenli ödediğini, tarafına tahakkuk ettirilen 24.07.2012 tarihli ve 353,00 TL'lik su faturasına itirazı sonrasında borcunun düşürüldüğünü ve davalı şirket tarafından uygun görülen miktarı ödediğini, itiraz sonrasında davalı şirket görevlilerince su sayacının değiştirildiğini, bu değişiklik sonrasında gelen faturanın 9.623,00 TL olup, bu kadar su kullanımının mümkün olamayacağını ileri sürerek; söz konusu faturanın iptali ile bu faturadan kaynaklı olarak davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının ikamet ettiği adresteki aboneliğin 11.04.2013 tarihinde akdedildiğini, okuma dönemleri olan 24.04.2012-23.05.2012-23.06.2012 tarihlerinde sayacın Tarifeler Yönetmeliği hükümleri uyarınca her zaman kontrole açık bulundurulması gerektiği halde kilitli olması sebebi ile sözleşmeye ait ... nolu sayacın işaretinin okunamadığını ve bu sebeple kıyas fatura tanzim edildiğini, daha sonra 24.07.2012 tarihindeki okuma döneminde ... nolu sayacın 3.816 m³ okunduğunu, bunun üzerine ilk okumadaki m³ miktarına göre işaretin çok yüksek olduğu idare elemanları tarafından tespit edildiğinden kontrol amaçlı olarak filitre sisteminin devreye sokularak aboneye 3.816 m³'e göre fatura basılmayarak tekrar kıyas faturası düzenlendiğini, akabinde sayacın doğru çalışıp çalışmadığını test etmek için 27.07.2012 tarihinde sayaç endeksinin 3.819 m³'e ilerlediği ve sayacın çalıştığının tespit edildiğini, yapılan kontrole istinaden abonenin faturaları itiraza alınarak ... no’lu sayacın teknik incelemeye gönderilmesi için iş emri tanzim edildiğini, .... no’lu sayacın 31.07.2012 tarihinde sökülerek yerine ... nolu sayacın takıldığını, sökülen sayacın Sayaç Hareketleri Müdürlüğüne gönderildiğini, sayacın ölçüm sonucu doğru geldiğinden itiraz servisi tarafından 14.09.2012 tarihinde abonenin daha önceki kıyas faturaları iptal edilerek yerine 24.01.2012 – 06.09.2012 tarihlerini kapsayan ... no’lu faturanın tanzim edildiğini, davacının faturalarını ödememesi sebebiyle 18.01.2013 tarihinde aboneliğin iptal edildiğini, davacının müvekkili idareye müracaatı sırasında sayaç ile bina arasındaki ara bağlantıda bir patlama olduğu ve suyun patlaması tamir edilinceye kadar bu şekilde aktığı bilgisinin şifai olarak aktarıldığını, sayaçtan sonraki dahili tesisatta meydana gelen arızaların davacı abonenin sorumluluğunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.02.2015 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davalı tarafından davacıya gönderilen 06.09.2012 tarihli 9.623,00 TL'lik su faturası iptaline, davacının davalıya 24.04.2012 tarihli su faturası nedeniyle 55,55 TL, 23.05.2012 tarihli su faturası nedeniyle 60,32 TL, 23.06.2012 tarihli su faturası nedeniyle 331,61 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 27.04.2017 tarihli ilamla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun mevzuat hükümlerine göre değerlendirme içermediği gibi denetime de elverişli olmadığı, davalının da rapora bu yönleriyle itiraz ettiği, Mahkemece, davalının itirazları gözetilerek gerekirse başka bir bilirkişiden taraflarca, Mahkeme ve denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sözleşme başlangıç tarihinin 11.04.2012, aynı adreste daha önceki sözleşme bitiş tarihinin 27.01.2012 olduğu, sözleşmelerin bitiş ve başlangıç tarihleri arasında 2 ay 14 günlük bir süre bulunduğu, bu süre içerisinde su kullanımı olup olmadığının (kaçak, farklı kişi kullanımı, sızıntı, vb.) tespit edilemediği, davacının abonelik sözleşmesi başlamadan önceki döneme ait su kullanımlarından sorumlu tutulamayacağı, faturada davacının ortalama su tüketim bedeli olarak hesap edilecek miktar dışında fazladan kullanılan su tüketiminden sorumlu olmayacağı, ayrıca fazladan kullanılan su tüketiminin davacıya ait olduğuna dair illiyet bağı da tespit edilemediği, davacının hükme esas alınan son bilirkişi raporu uyarınca ortalama su kullanım bedeli olarak tespit edilen 1.102,90 TL'den sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 14.09.2012 hesap kesim tarihli 9.623,00 TL bedelli faturadan davacının 1.102,90 TL yönünden borçlu olduğunun, bakiye bedel olan 8.520,10 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile sayacın doğru çalıştığının tespit edildiğini, müvekkili İdarenin sorumluluğunun sayaca kadar olan kısımdan sonra son bulduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkili İdarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, dava konusu faturanın davacı abonenin su sarfiyatı kaynaklı olduğunu, faturada bir hata bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun yerinde olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı abone hakkında tahakkuk ettirilen su faturasından dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu fatura tutarının taraf ve yargı denetimine elverişli şekilde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.