Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3804 K.2025/2058
3. Hukuk Dairesi 2024/3804 E. , 2025/2058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/320 E., 2024/692 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu ve ... Noterliğinden 22.01.2014 tarihli vekaletname ile davalının vekilliğini üstlenerek davalının alacaklı olduğu Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibini yürüttüğünü, bilahare dosya borçlusunun itirazı nedeniyle takibin durması üzerine Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ..., ... sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını, icra takibinde dosya borçlusunun istihkak iddiasında bulunması üzerine Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyasından istihkak davası açtığını, öte yandan icra dosyasının borçlusuna yediemin olarak teslim edilen hacizli malların bulunmadığının tespiti üzerine dosya borçlusu hakkında Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen muhafaza görevini ihlal ceza davasında da davalının vekilliğini yaptığını, görevini layıkıyla yapmasına rağmen haksız olarak 08.09.2015 tarihli azilname ile azledildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL hak kazanılan vekalet ücreti ve karşı vekalet ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 53.869,61 TL ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; icra takibi sonrası haciz işlemi yapıldığını, ancak davacı avukatın mahcuz malların satışını istemediği için haczin düştüğünü, yine icra dosyasında haczedilen gayrimenkulün satılmasına karar verilmesine rağmen davacı avukatın satış avansını yatırmadığı ve haciz işlemini takip etmediğini, bu nedenlerle davacıyı haklı olarak azlettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihi 11.09.2015 tarihinden başlayacak yasal faizleri ile birlikte 43.869,61 TL vekalet ücreti alacağının ıslah tarihi 27.01.2016 tarihinden başlayacak yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairece verilen 21.05.2019 tarihli ilamla; "Davacı, haksız azil nedenine dayalı olarak vekalet ücretinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davacı avukat azlin haksız olduğunu ileri sürerken, davalı ise azlin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının itirazları karşılanmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Raporda, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği ve davalının azilde haklı olup olmadıkları hususunda dayanaklar gösterilmediği gibi, icra dosyalarının yüzeysel bir şekilde incelendiği, mahcuz malların satış isteme sürelerinin, yatırılan ve yatırılması gereken satış avanslarının ve düşen hacizlerin incelenmediği görülmüştür. Yapılan hesaplamada da avukatın tahsil ettiği vekalet ücreti alacağı çıkartılması gerekirken, sehven alacak miktarı ile toplanmasının yanında, hesaplamanın eksik incelemeye dayalı yapıldığı, dolayısıyla davacının alacağın çok üstünde bir sonuca ulaşıldığı görülmüştür. Davacının rapora itirazı üzerine daha önce tahsil edilen vekalet ücreti alacağı, avans miktarı asıl alacaktan düşülerek sırf davacının belirttiği miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece, davacı ve davalının bir önceki rapora yaptıkları itirazlarını karşılar mahiyette, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği ve davalının azilde haklı olup olmadığı konusunda aydınlatıcı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz rapora itibar edilerek eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; azlin haklı olduğunu, davacı tarafından süresinde haciz talep edilmediği için hacizlerin düştüğünü ve zarara uğradıklarını belirterek davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, avukatın haksız azil iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalının azil sebeplerinin davacının takip ettiği dosyalar için ayrı ayrı incelendiği, azlin haksız ve raporun hükme esas almaya yeterli olduğu anlaşılmakla, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.