Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2645 K.2025/2071
3. Hukuk Dairesi 2024/2645 E. , 2025/2071 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/189 E., 2024/391 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/366 E., 2023/547 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında her yıl yenilenen sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumca 28.09.2010 ve 13.09.2013 tarihli müfettiş raporlarına istinaden, müvekkiline ait hastanede daha önce muayene olmuş ve bilgisayar sisteminde kimlik numaraları kayıtlı bulunan hastaların, doktorların ve kendilerinin haberi olmaksızın birçok kez acilden girişinin yapılarak gerçekte yapılmayan işlemlerin Kuruma fatura edildiği, yine yapılmayan muayene işlemlerinin yapılmış gibi gösterilerek Kurumun zarara uğratıldığı, reklam ve yönlendirme yasağına aykırı olarak şehir merkezi dışında bulunan ilçelerde sağlık taraması adı altında tanıtım yapıldığı, sezaryen ve normal doğum yapmış hastalardan alınabilecek en yüksek ilave ücret miktarının üzerinde ilave ücret alındığı, hastane personelinin Kurumdan müstahaklık alınamayan hastalar yerine kendi üzerinden provizyon alarak işlem yapıldığı ve benzeri gerekçelerle, müvekkilinin Aralık 2007 ilâ Haziran 2010 dönemine ilişkin hak edişlerinden yersiz ödeme ve cezai şart bedeli olarak 09.05.2011 tarihinde 1.119.048,42 TL; yine yersiz ödeme bedeli olarak 18.02.2016 tarihinde 57.044,67 TL, 19.02.2016 tarihinde de 50.704,66 TL olmak üzere toplam 1.226.797,75 TL tutarında kesinti yapıldığını, ancak müvekkiline ait hastanenin taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata uygun şekilde hastalara sağlık hizmeti sunduğunu, yapılan kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin kesilen miktardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kesinti işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıya ait hastane hakkında yapılan şikayetler üzerine Kurum müfettişince yapılan soruşturma sonucunda, davacının sözleşmeye ve Sağlık Uygulama Tebliği hükümlerine aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle hakkında uygulanan kesinti işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kurum tarafından hakkında uygulanan 18.658,75 TL tutarındaki kesinti ve 715.000,00 TL tutarındaki cezai şartın tahsili işleminden dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davaya konu tüm cezai işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, müvekkiline ait hastanenin hukuka aykırı herhangi bir işleminin bulunmadığını, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, uygulanan cezai işlem tutarının 2009 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi'nin (5.4.) maddesine göre 310.000,00 TL olması gerektiği belirtilmiş ise de, bilirkişilerin söz konusu maddeyi yanlış yorumladıklarını, her fatura dönemi için yalnızca bir cezai şart maddesinin uygulanması gerektiği şeklinde yapılan değerlendirmenin hatalı olup Sözleşmenin (5.5.) numaralı maddesindeki "Bir fatura döneminde tespit edilen farklı her fiil için ayrı ayrı cezai şart uygulanır ve bu cezai şart tutarlarının toplam tutarı tahsil edilir." hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen rapora istinaden verilen kararın da hatalı olduğunu; ayrıca başka bir mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının devamı veya reddine yönelik bir karar da verilmediğini, Kurumca yapılan kesinti işleminin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine dayalı olarak davacının hak edişlerinden yapılan kesintiden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kesinti işleminin iptali istemine ilişkindir.
1. Taraflar arasında imzalanan 2009 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi'nin (5.4.) maddesi; "Sağlık hizmeti sunucusu tarafından yapılan fiilin, bu sözleşmenin (5.1.) maddesinde belirtilen fiillerden birden fazlasına uyması halinde, en ağır olan cezai şart maddesi uygulanır." şeklinde; (5.5.) maddesi ise "Bir fatura döneminde tespit edilen farklı her fiil için ayrı ayrı cezai şart uygulanır ve bu cezai şartların toplam tutarı tahsil edilir. Sözleşmenin (5.1.7) ve (5.1.11.) maddelerinde yer alan fiiller hariç olmak üzere bir fatura döneminde aynı fiilin birden fazla tespit edilmesi halinde tek bir cezai şart uygulanır. Bir fatura döneminde aynı fiilin birden fazla tespit edilmesi halinde tek bir fiil sayılarak tek bir cezai şart uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 04.01.2021 tarihli 3. ek bilirkişi raporunda; davalı Kurum tarafından davacı hakkında Sözleşmenin (5.1.1.), (5.1.2.) (3.1.14), (5.1.10.), (5.1.4.) ve (5.1.11) maddelerinde belirtilen hükümlerine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle 1.025.000,00 TL tutarında cezai şartın tahsili işlemi uygulandığı, soruşturma raporunda belirtilen tespitlerin yerinde olduğu, ancak Sözleşmenin (5.5.) maddesinde bir fatura döneminde aynı fiilin birden fazla tespit edilmesi halinde tek bir fiil sayılarak tek bir ceza uygulanacağı, (5.4.) maddesinde ise fiilin uygunluğu halinde en ağır olan cezai şart maddesinin uygulanacağı belirtildiğinden ceza şart miktarının 310.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Ne var ki; davalı Kurumca, yapılan kesintilere ilişkin olarak aynı bilirkişi heyetince düzenlenen raporlara ekli tabloların incelenmesinde, davacıya ait hastane tarafından bir fatura döneminde sözleşmenin birden fazla hükmünün ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda sözleşmenin (5.5.) maddesinin ilk cümlesi uyarınca, tespit edilen farklı her fiil için ayrı ayrı cezai şart uygulanarak bu cezai şartların toplam tutarının davacı taraftan tahsil edilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı gözetilerek, konusunda uzman kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden önceki bilirkişi raporundaki bu çelişki de giderilmek suretiyle tarafların itirazlarını da karşılar mahiyette açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor aldırılması ve davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan kesinti işleminin yerinde olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.