Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2678 K.2025/2072
3. Hukuk Dairesi 2024/2678 E. , 2025/2072 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/655 E., 2024/748 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/89 E., 2024/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 21.02.2022 tarihli yazısıyla; müvekkili hakkında, taraflar arasındaki 2020 yılı İlaç Teminine ilişkin Protokol'ün (5.3.2.) maddesi gereğince 3 adet reçete yönünden reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilacı alana ait olmadığı gerekçesiyle 1. kez uyarılmasına, (5.3.6.) maddesi gereğince 2 adet reçete yönünden hastalardan alınması gereken ilaç katılım paylarının tahsil edilmediği gerekçesiyle 1. kez uyarılmasına, (6.17.) maddesi gereğince 5 adet reçete ile ilgili olarak 35.246,58 TL cezai şart bedelinin tahsiline, (4.3.6.) maddesi uyarınca da (5.3.2.) maddesi gereği cezaya sebep olan 3 adet reçete bedeli 17.123,29 TL ile yersiz ödendiği iddiasıyla 1 adet reçete bedeli 2.139,05 TL’nin tahsiline karar verildiğini, ancak müvekkilinin protokol ve sair mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmediğini ileri sürerek; davalı Kurumun 21.02.2022 tarihli yazısıyla bildirilen cezai işlemlerin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum müfettişince düzenlenen 02.12.2021 tarihli soruşturma raporuna göre, davacı eczacının karşıladığı reçetelerdeki elden tahsil edilmesi gereken ücretleri tahsil etmediğinin, ilaçları verirken kimlik kontrolü yapmayıp sisteme ilaçları alan kişinin bilgilerini doğru kaydetmediğinin, ayrıca dava dışı hasta ... adına düzenlenen 24.06.2014 tarihli reçete üzerindeki kaşe ve imzanın reçetede ismi geçen doktora ait olmamasına rağmen reçete bedelini Kuruma fatura ederek taraflar arasında imzalanan Eczane Protokolü'ne aykırı davrandığını, davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Kurumca davacı eczacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumun 21.02.2022 tarihli yazısıyla davacı hakkında uygulandığı bildirilen cezai işlemlerin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurum müfettişince düzenlenen rapor ile hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının iddialarını ispat edemediğini, hakkında tesis edilen cezai işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2020 yılı Protokolü'nün (5.3.2) ve (5.3.6), (6.17.) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
1. Hükme esas alınan 30.05.2023 tarihli uzman bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davalı Kurum tarafından davacı hakkında 2020 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.2.) maddesi uyarınca 3 adet reçete yönünden uygulanan cezai işlemlerin, söz konusu reçete içeriğindeki ilaçların hasta yakınlarınca teslim alındığının tespit edilmesi nedeniyle yerinde olmadığı; yine 2 adet reçete yönünden Protokol'ün (5.3.6.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işlemlerin, reçetelerin karşılandığı tarih ile hasta/ hasta yakınlarının ifadeleri arasında geçen uzun süreç dikkate alındığında, katılım payı ücretlerinin alınmadığını belirten hasta/hasta yakınlarının ücretlerin ödendiğini hatırlamama ihtimallerinin bulunduğu, bu nedenle söz konusu Kurum tespitinin salt hasta/hasta yakını ifadeleri üzerinden değil de Kurumun 2012/41 sayılı İnceleme ve Kontrol Standartları Genelgesinin (6.7.7.) maddesi uyarınca sübuta erdirilmesi gerektiği, ancak Kurumca bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın doğrudan uygulanması nedeniyle yerinde olmadığı belirtilmekle; bu rapor doğrultusunda, davacı hakkında anılan Protokol hükümleri uyarınca uygulanan uyarı, cezai şartın ve reçete bedellerinin tahsiline ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı tarafından, dava dışı ... isimli hasta adına ... Hastanesinde düzenlenen 24.06.2014 tarihli reçete üzerindeki kaşe ve imzanın, reçetede ismi belirtilen doktora ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, reçete bedeli olarak ödenen 2.139,05 TL'nin yersiz ödeme kapsamında tahsiline ilişkin Kurum işleminin de iptali istenmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bahsi geçen reçete yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde de bu hususta bir değerlendirmeye yer verilmediği anlaşılmıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; dava dışı ... isimli hasta adına düzenlenen 24.06.2014 tarihli reçete yönünden bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılması ve sonrasında davacının 2020 yılı Eczane Protokolü hükümlerine aykırı hareket edip etmediği, bu kapsamda davalı Kurumca söz konusu reçeteye ilişkin olarak davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu reçete bedelinin tahsiline ilişkin Kurum işleminin de iptaline karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.