Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2463 K.2025/1843

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2463 📋 K. 2025/1843 📅 24.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2463 E.  ,  2025/1843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1564 E., 2024/524 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/119 E., 2023/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekli; davacının şirketinde yatırım ve finansman işlerinden sorumlu müdür olan davalı ...'nin 2010 yılı sonlarına kadar şirketi temsilen banka ve resmi kurumlarda işleri yürüttüğünü, diğer davalının ise davalı ...'nin kocası iken olayların ortaya çıkması ile davalıların görünürde boşandıklarını, davalı ...'nin şirkette çalıştığı dönemlerde sağladığı güvene dayalı olarak her türlü yetkinin verildiğini, sağladığı güvene binaen davalı ... tarafından hazırlanan her türlü belgenin davacı tarafından imzalandığını, özel hesaplar dahil tüm hesapların kontrolünün davalıya bırakıldığını, davalıların gelirlerine oranla fazla lüks harcama yaptıklarının tespit edildiğini, davalının davacının imzasını sahte olarak atıp çektiği paraları, kardeşinin hesabına yatırarak şahsi kredi kartlarını ödetip, taşınmazlar edinerek harcadığını, davalının bu şekilde çektiği tutarın çok yüksek olduğunu, davalının yetkileri kapsamında şirketi zarara uğrattığını, lüks bir hayat yaşadığını, ceza yargılamasının sürdüğünü, davalıların birlikte hareket ettiklerini ileri sürerek şirketin zararı olarak belirlenen 1.122.108,11 TL'nin faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; 2010 yılı Eylül ayında kendi isteği ile işten ayrıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, delile dayanmayan duyumlar ile iddialarda bulunulduğunu, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalı ...'nin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin belirlendiği, ceza mahkemesince saptanan maddi olguların hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olduğu ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile; davalı ...'nin hediye makbuzları önüne rakam ilave ederek ve sahte talimat yazıları ile davacının imzasını taklit edip bankadan aldığı paraları mal edindiği, alınan bilirkişi raporu ile haksız olarak edindiği tutarın 418.000 TL ve 175.000 USD olarak hesaplandığı, dava tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplama kapsamında davalı ...'nin 733.000,00 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 733.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuk mahkemesini bağladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; istinaf mahkemesince değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sadece ceza davası kesinleştiğinden talebin kabul edilidğini, ceza davasının bağlayıcı olduğu belirtilmesine rağmen ceza yargılamasındaki raporların dikkate alınmadığını, talep konusu işlemlerin hangisinin davalı tarafından gerçekleştirildiği değerledirilmeden hüküm kurulduğunu, bizzat davacının onay verdiği işlemlerle dahi çekilen paraların tahsiline karar verildiğini, davacı çalışanının hazırladığı rapora dayalı olarak yeterli inceleme yapılmadan taleplerin aynen kabul edildiğini, ceza davasında hangi işlemlerden hüküm tesis edildiği incelenmeden karar verildiğini, ceza davasında spesifik olarak dava konusu 12+2 adet işlemlerin dayanak gösterilmediğini, kararın varsayıma dayalı olduğunu, söz konusu talimatların davalı ... tarafından verildiğinin ya da mal varlığına geçirildiğinin ispatlanmadığını, yüksek bedelli işlemlerin geç fark edilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talimatlardan birinin bizzat davacı tarafından teyit edildiğini, ikisini davalının teyit ettiğini, farklı kişilerden teyit alındığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının şahsi hesaplarıyla ilgili işlem yapma yetkisi bulunan davalının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında yetkisin davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle davalının eyleminin kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunun, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirme ve hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli buunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.