Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2320 K.2025/1839

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2320 📋 K. 2025/1839 📅 24.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2320 E.  ,  2025/1839 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2514 E., 2024/414 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/287 E., 2022/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve ihbar olunan ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61. maddesi gereği davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyeceğinden, davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunan ... A.Ş.nin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Davalı vekilinin, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafından sağlanan telefon hattı üzerinden internet hizmeti kullandığını, sağlıklı bir şekilde internet hizmeti alamadığından, internet (ADSL) aboneliğini ve internet aboneliği için zorunlu olan ev telefonu aboneliğinin iptalini talep ettiğini, “televizyon” hizmetinden yararlanmak istediğinin bildirildiğini, daha sonra ... hizmetinin borç sebebi ile kapatıldığını, sonra kara liste denilen uygulamaya muhatap kaldığını, kara listeye alınması nedeniyle de dava dışı GSM operatörlerine yaptığı numara taşıma talebinin reddedildiğini, online mağazacılık işlemlerini kullanamadığını ileri sürerek; abonelik nedeniyle borçlu olunmadığından dolayı kara listeden çıkarılmasını, muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının internet aboneliğinin iptali sonrası tek fatura halinde olan ... aboneliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, modem iadesini yapmadığını, düşüm işlemlerini tamamlanmadığını, bilgi verilmesine rağmen davacının cihazı geri getirmediğini, işbu davanın konusu olan "..." uygulamasının davacının borçlarından dolayı 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 Kanun) "Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğin Korunması" başlıklı 51/11 maddesi uyarınca; riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların sadece cihazlara yönelik olmak üzere önüne geçilebilmesi adına operatörler arasında işbirliği yapılması konusunda 3 operatöre tanınan bir hak olduğunu, işbu Kanun maddesine dayanılarak üç operatörün Mobil Operatörler Derneği (MTOD) çatısı altında "..." anlaşması ile işbirliği yaptığını, kasti bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile birlikte anılan 5809 sayılı Kanun hükümlerinin; operatörlere keyfi davranarak diledikleri kişiyle sözleşme yapmama özgürlüğü tanımadığı, haberleşme özgürlüğünün en temel anayasal haklardan biri olması göz önüne alındığında başvuran abone adayının gereken yasal koşulları taşıması koşulu ile abonelik talebinin yerine getirilmesinin, aksi halde neden yerine getirilmediğinin mahkeme denetimine olanak sağlayacak şekilde abone adayına açıklanması gerektiği, bunu engelleyecek şekilde uygulama yaparak diledikleri abone adayı ile sözleşme yapmama özgürlüğü tanınmasının her zaman kötüye kullanıma açık olabileceği ve Anayasa'da yer alan ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının davalı şirket ve davalı şirketin diğer haberleşme operatörleri ile birlikte dahil olduğu "..." uygulamasının davacı yönünden haberleşme özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış olmakla, davacının "..." uygulamasından çıkartılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ve ihbar olunanlar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunanlar .... İletişim Hizmetleri A.Ş. ve ....Telekomünikasyon A.Ş. davada taraf sıfatını haiz olmadıkları gibi aleyhlerine hüküm de tesis edilmediğinden, istinaf hakları bulunmayan ihbar olunanların istinaf istemlerinin usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının ...aboneliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, modem iadesini yapılmadığının davacının da kabulünde olduğunu, borcunu ödemeyen davacının '"...." uygulamasından çıkarılmasına karar verilmesinin, davacıyı borcunu ödememe hususunda desteklemekten başka bir amaç taşımadığını, davacı tarafın modemi iade etmemesi ve son faturayı ödememesi nedeniyle borcunun bulunduğunu, davacının davalıdan hizmet almak istemediğini, davacının diğer operatörlerden hizmet almak istediğini, bu nedenle Mahkemenin haberleşme özgürlüğünün engellendiğine yönelik gerekçesinin uygulama alanı bulamayacağını, ihbar olunan şirketlerin borcu olmadığı halde davacıya hizmet vermemesinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, abonelik iptali sonrası gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle abonenin kara listeye alınması suretiyle yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 22. maddesi:
"Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
5809 sayılı Kanun'un "Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması" başlıklı 51. maddenin 11. fıkrası;
"Tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir." hükmünü içermektedir.
Davacı ile davalı şirket arasında ... Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, sonrasında davacının alınan hizmet kalitesinden memnun kalmamasından dolayı aboneliğini iptal ettirmek istemesi üzerine adına borç kaydı çıkartıldığı, borcu ödememesi ve modem cihazını iade etmemesi üzerine davalı şirket ile dava ihbar olunan diğer şirketler arasında yapıldığı bildirilen "..." olarak adlandırılan listeye kaydedilerek davacının diğer operatörlerden de hizmet almasının engellendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece "..." isimli sözleşme istenmiş olmasına rağmen ilgili şirketlerce gönderilmemiş olup, yazışmalara verilen cevap içeriklerinden sözleşmenin gizli nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, somut uyuşmazlık incelendiğinde abonenin, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde işletmeci tarafından, abonenin "..." adlı listeye alınması ve buna bağlı olarak diğer işletmeciler ile abonelik sözleşmesi imzalamasının engellenmesi suretiyle muaraza yaratılmasının haberleşme özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İhbar olunan ... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ihbar olunana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.