Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2558 K.2025/1743

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2558 📋 K. 2025/1743 📅 19.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2558 E.  ,  2025/1743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2097 E., 2024/636 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/496 E., 2021/1070 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26.970 m² Gümrüklü/Gümrüksüz depo ile ilgili 10.07.2019 tarihli ve aylık 180.000,00 TL+KDV bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının 02.01.2020 tarihinde 477.500,00 TL kira bedelini ödediğini, ancak belirtilen tarih itibariyle bakiye borcun 584.500,00 TL olduğunu, kira bedeline ilişkin düzenlenen faturaların hiçbir itiraza uğramadan davalının ticari defterlerine kayıt edildiğini, ancak sonrasında 4 adetine ilişkin iade faturası düzenlendiğini, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 2019 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira alacağı iddiası ile 4 adet faturaya ilişkin icra takibi başlattığını, sözleşmenin (5) ve (6.) maddelerinde, kiralananın ne şekilde bulundurulacağı ve kiraya verenin sorumlulukları kararlaştırıldığını, bu kapsamda kiralananda bir kısım ayıplar bulunduğunu, davacı kendi edimini ifa etmediğinden kira alacağı talebinde bulunamayacağını, mevcut ayıpların giderilmesi hususu davacıya şifahen ve yazılı olarak bildirildiği halde kiralanandaki eksik ve ayıpların giderilmediğini savunarak; davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı tarafından düzenlenen faturalara, davalı tarafça süresinde itiraz edilmediği ve defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından dava konusu kiralananın, kira sözleşmesinin (6.) maddesine aykırı davranarak kullanımına uygun elverişsiz teslim edildiğinden Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/483 E. sayılı dosyasında yürütülmekte olan kira bedelinin indirilmesi davasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, davalının ikame ettiği tarihe göre davanın sonucunun infaz aşamasında değerlendirmeye alınabileceği, davacının kira bedellerine ilişkin fatura alacağını kanıtladığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kiracı şirket tarafından kiralananın ayıplı teslim edildiği, ayıplı teslim nedeni ile sözleşmeye uygun kullanılamadığı savunulmuş ise de, kiralananın ayıplı olması durumunda kiracının sözleşmeyi feshetme hakkı bulunmasına rağmen davalı tarafından sözleşme feshedilmediği, taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde konusunda uzman iki ayrı bilirkişi tarafından düzenlenen her iki rapora göre; davacının icra takip tarihi itibariyle 584.500,00 TL asıl alacak ve 3.603,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 588.103,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri uyarınca takibe konu fatura bedellerinden davalı kiracının sorumlu olduğu kabul edilerek, fatura bedellerinin ödendiği yazılı belge ile ispat edilemediğinden dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/483 E. sayılı dosyasında açılan kira bedelinin uyarlanması davasının 11.03.2020 tarihinden sonraki kira dönemlerini kapsadığı, eldeki dava konusu yapılan kira dönemlerini kapsamadığından söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması talebinin yerinde bulunmadığı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357. maddesine göre, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmanın istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağı hükmü gereğince, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen ancak davalı tarafça istinaf aşamasında ileri sürülen iddialar ve diğer istinaf nedenleri yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının kiralananın maliki olmadığını, sahte evrak ve alt kiralama yasağı olan bir yeri kiraladığını, durumdan sonradan haberdar olunduğunu, öncesinde haberlerinin olması halinde kiralanmayacağını, dosyadaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, aldatma saiki ile hareket edildiğinin, 03.04.2023 tarihinde yapılan araştırma sonucunda öğrenildiğini, bu nedenle açılan menfi tespit davası bulunduğunu, sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira karar ile sözleşme ve ferilerinin baştan itibaren geçersiz hale geleceğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tapu kaydı incelenmeden karar verildiğini, sözleşmenin geçerli olması halinde ise hükümleri dikkate alınmadan ve keşif icra edilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, edim sırasının dikkate alınmadığını, kiraya verenin teslim borcunu yerine getirmediğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, sözleşme hükümlerinin irdelenmediğini, kiralananın bataklık halinde olduğunu, açılan dosyada alınan rapora göre müvekkili şirketin davacı şirketten alacağı bulunduğunu, edimler yerine getirilmediğinden kira tahakkuk etmeyeceğini, ilk üç aylık kira bedelinin ödeme yeri ve şekli farklı olup bunun değerlendirilmediğini, bekletici mesele yapılması talep edilen dosyaların sonuçlarının beklenmediğini, kiralananda birçok ayıp bulunduğunu, bunlar giderilmeden kiralananın tesliminden bahsedilemeyeceğini, süresinde itiraz edilen faturalara dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, faturalara itiraz dilekçelerinin içeriklerinin gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacağına ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, kararın dayandığı bilgi ve belgeler ile istinaf aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyizen incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan kira sözleşmesinin "Kira Bedeli/Hesaplanması/ Ödenmesi " başlıklı (4.) maddesinin (a) ve (d) bentlerinde; kira bedelinin aylık 180.000,00 TL +KDV olduğu, ödemelerin kiracı tarafından her ayın 15. gününe kadar kiraya verenin bildireceği banka hesabına nakden ve defaten yatırılacağı belirtildikten sonra, (g) bendinde," kiracı ilk üç kirayı aşağıdaki gibi ödeyecektir:
1. kira 180.000,00 TL + KDV : Geçici Depolama Tesisi Açma ve İşletme Ruhsatının verilmesi tarihi olarak kabul edilen 10.07.2019'dan itibaren üç ay vadeli senet, 10.07.2019 tarihinde kiraya verene teslim edilecektir.
2. kira 180.000,00 TL + KDV : Geçici Depolama Tesisi Açma ve İşletme Ruhsatının verilmesi tarihi olarak kabul edilen 10.07.2019'dan itibaren altı ay vadeli senet, 10.08.2019 tarihinde kiraya verene teslim edilecektir.
3. kira 180.000,00 TL + KDV : Geçici Depolama Tesisi Açma ve İşletme Ruhsatının verilmesi tarihi olarak kabul edilen 10.07.2019'dan itibaren dokuz ay vadeli senet, 10.09.2019 tarihinde kiraya verene teslim edilecektir.
4. Diğer kiralar, Geçici Depolama Tesisi Açma ve İşletme Ruhsatının verilmesinden sonra dördüncü aydan itibaren tüm kiraları, en geç, her ayın 15. gününe kadar kiraya verenin bildireceği banka hesabına havale yoluyla nakden ve defaten yatıracaktır. " düzenlemesine yer verilmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 314. maddesi hükmü uyarınca, kural olarak kiracı, sözleşmede veya yerel adette hüküm varsa, sözleşme veya yerel adette belirtilen zamanda, aksine sözleşme ve yerel adet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından 31.01.2020 tarihinde davalı aleyhine başlatılan icra takibinde; 02.09.2019, 01.10.2019, 01.11.2019, 02.12.2019, 02.01.2020 tarihli faturalardan kaynaklı bakiye kira alacağı, cari hesap ekstresi açıklamasına yer verildiği, buna göre sözleşmeye göre 3. kira olan 9. aya ilişkin kira bedelinin takip tarihi itibariyle muaccel ve talep edilebilir olup olmadığının sözleşmede yer verilen düzenleme çerçevesinde değerlendirmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.