Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2287 K.2025/1610
3. Hukuk Dairesi 2024/2287 E. , 2025/1610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/379 E., 2023/475 K.
DAVA TARİHLERİ : 20.01.2017/ 07.11.2017 birleşen
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davacı vekili, ihbar olunan ... ve katılma yolu ile davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verilmesi halinde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına tabidir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosyanın incelenmesinde, hem asıl, hem birleşen davada, 1.000,00 TL maddi 50.000 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince bozma öncesinde verilen kararda maddi zararın davacının icra mahkemesince belirlenen haline münasip evin değeri olan 100.000,00 TL olduğu kabul edilerek maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, bu kararın davacı tarafından istinaf edilmediği, böylelikle miktar itibariyle temyiz edilebilirlik açısından HMK m.362/2 hükmü anlamında eldeki birleşen davalar ile talep edilebilecek maddi tazminatın en fazla 100.000,00 TL olabileceği anlaşılmıştır.
Buna göre İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda reddedilen ve temyize konu edilen miktar, asıl davada maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplamı olan 150.000,00 TL, birleşen davada 50.000,00TL olup, ayrı ayrı karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının katılma yoluyla yaptığı temyiz başvurusu davacının temyizine bağlı olduğundan, ihbar olunan ... hakkında karar verilmemiş olup davalıdan bağımsız olarak kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından davalı vekili ile ihbar olunanın temyiz dilekçelerinin de reddi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili, davalı Bakanlık vekili ve ihbar olunan ...'ın temyiz dilekçelerinin REDDİNE,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.