Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2196 K.2025/1605

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2196 📋 K. 2025/1605 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2196 E.  ,  2025/1605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/423 E., 2024/843 K.
DAVA TARİHİ : 09.04.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/121 E., 2022/498 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 26.03.2019 tarihli yazısıyla; dava dışı N.A. isimli hastaya ait 26.04.2018 tarihli reçetede yazılı olmadığı halde 4 kalemden ibaret 14 kutu ilaçların sisteme işlenerek Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.3.9.) maddesi uyarınca 1. kez uyarma ve 9.182,10 TL cezai şart uygulanmasına, (4.3.) maddesi uyarınca da cezai işleme konu reçete bedeli olan 918,21 TL'nin yasal faiziyle birlikte müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsubuna karar verildiğinin bildirildiğini, ancak dava konusu reçetenin hastanın eşi A.A. tarafından getirildiğini ve eşinin hastanede müşahede altında olduğunu, serum takılması gerektiğini, diyabet ilaçlarının da bittiğini, bunları da reçetesine ekletip geri geleceğini belirterek serumu alıp hastaneye döndüğünü, reçetede hastanın diyabet tanısının görüldüğünü, daha sonra hasta yakınının diyabet ilaçlarının da elle eklenmiş olduğu ikinci bir reçeteyle eczaneye geldiğini, eczane personeli tarafından bu reçete yerine sehven ilk reçetenin provizyon çıktısına eklendiğini, bu hatanın müvekkilince fark edilmeyerek davalı Kuruma ilk reçetenin gönderildiğini, ikinci reçetenin ise tüm aramalara rağmen bulunamadığını, müvekkilinin sözleşmeye ve mevzuata aykırı bir eyleminin bulunmadığını, reçeteyi yazan doktor ile hastanın eşinin yazılı beyanlarının da müvekkilinin iddialarını doğruladığını ileri sürerek; davalı Kurumca müvekkili hakkında uygulanan cezai işlemlerin haksız olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 26.04.2018 tarihli reçeteye doktor ve hastanın bilgisi dahilinde sonradan eklemeler yapıldığı, davacının ekleme yapılan ikinci reçete yerine sehven ilk reçeteyi Kuruma fatura ettiği, bunun yanında reçeteye eklenmiş olan ilaçların davacı eczaneden alındığının ve kullanıldığının hastanın eşi tarafından kabul edildiği, dolayısıyla Kurumun herhangi bir zararının doğmadığı, yine Medula sistemi üzerinden yapılan hasta ilaç bilgisi kontrolünde, söz konusu ilaçların hasta tarafından rahatsızlığıyla ilgili olarak düzenli şekilde kullanıldığının anlaşıldığı, doktor ve hasta yakını tarafından ikinci kez ilaç eklemesi yapılarak düzenlenen reçetenin varlığının kabul ve ifade edildiği, sigortalı hasta ...nın özel bakıma muhtaç şizofreni hastası olduğu ve yakını tarafından bakıldığı, bu tip rahatsızlıklarda hekimler tarafından hastaların muayene ve tedavi işlemleri esnasında reçetelerine sonradan ilaç ekleme durumunun doğabileceği, davacının Kurumu zarara uğratmak ya da kendisine menfaat sağlamak gibi bir kastının bulunmadığı, reçetenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmediği, tespite konu reçetelerin 2016 yılı Protokolü'nün "Reçete İadesi" kapsamındaki hükümleri gereği iade edilerek eksikliklerin giderilmesinden sonra davacıya ödenmesinin gerektiğinden bahisle; davanın kabulü ile davalı Kurumca 26.03.2019 tarihli yazıyla davacı hakkında uygulanan uyarı, cezai şart ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemlerin haksız olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurumca kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla davacı taraf aleyhine cezai işlem tesis edildiğini, tanık doktorun ifadesinin davacının iddialarını destekler nitelikte olmadığını, Kurum işlemlerinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2016 yılı Protokolü'nün (5.3.9.) ve (4.3.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin haksız olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalı Kurumun Medula sistemi üzerinden yapılan hasta ilaç bilgisi kontrolünde, dava konusu reçeteye eklenen 4 kalemden ibaret 14 kutu ilacın reçete sahibi hasta tarafından düzenli şekilde kullanıldığının belirlendiği, reçeteyi düzenleyen doktor tarafından ilk reçeteye ilaç eklemesi yapılarak ikinci bir reçete düzenlendiğinin beyan edildiği, reçete sahibi hastanın eşi tarafından da reçete içeriğindeki bu ilaçların davacı eczaneden alınarak kullanıldığının bildirildiği, bu itibarla davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.