Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2352 K.2025/1541

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2352 📋 K. 2025/1541 📅 12.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2352 E.  ,  2025/1541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2400 E., 2023/2836 K.
DAVA TARİHİ : 12.09.2014
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/233 E., 2021/466 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından, davalı şirketin Antalya ili, Kundu bölgesinde bulunan Tıtanıc Otel'in bünyesinde yer alan deri mağazasını 15.05.2003 başlangıç tarihli ve yıllık 20.000 Euro bedelle kiralandığını, ancak otelin ilk yılı olması ve müşterisinin az olmasından dolayı tarafların anlaştığını ve 01.05.2003 başlangıç tarihli ve kira bedelinin yıllık 12.000,00 TL + 2.160,00 TL KDV + masraflar olmak üzere yeni bir kira sözleşmesi imzaladıklarını, buna göre ilk sözleşmenin üzerine ibare düşülerek iptal edildiğini, fazladan ödenen kira bedelinin de ikinci yıl kira bedeline mahsup edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak davalı tarafça hiçbir bildirim yapılmaksızın müvekkili şirket çalışanlarının otele alınmadığını, içeride bulunan eşyaların ve deri ürünlerin alınmasına izin verilmemesi üzerine Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/70 Değ. İş sayılı dosyası ile 29.07.2004 tarihinde delil tespiti yaptırıldığını, bundan sonra 01.05.2003 tarihli sözleşmeye göre fazladan yapılan ödemenin geri istenilmesi üzerine, davalı tarafça bu defa 01.07.2004 tarihli kira farkı faturası düzenlenerek icra takibi başlatıldığını, bu şekilde fazladan ödenen 31.123,35 TL'nin iadesine engel olmayı amaçladıklarını, müvekkili şirketin kiracılığının haksız olarak feshedilmesi nedeniyle açılan davada kiracılık sıfatının tespitine karar verildiğini, kiralananda bulunan deri ürünlerin erzak deposuna kaldırılması nedeniyle zarar gördüklerini ve değerlerinin azaldığını, 170 adet üründen 85.000 USD zarar edildiğini, kiralananın kullanılamaması nedeniyle de 2005 yılında 193.561,00 TL zarar edildiğini, şayet kiralanan işletilmiş olsaydı söz konusu zarara uğranılmayacağını, bunun yanı sıra, davalı tarafça müvekkili şirketten kira bedeli alamaması nedeniyle tahliyesinin sağlandığı şeklinde gerçek olmayan bilgiyi yayarak diğer otellerin bünyesinde yeni sözleşme yapılması bakımından sıkıntıya neden olduğunu ileri sürerek; davalının haksız eylemi nedeniyle uğranılan 60.000,00 TL maddi zarar ile 40.000,00 TL manevi zararın 01.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ön inceleme duruşmasında, hakkını saklı tuttuğu fazla ödenen kira parası 31.350,12 TL yönünden iddianın genişletildiğini, bu tutarın da davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, tüzel kişi olan davacının manevi tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin 15.05.2003 tarihli sözleşme olduğunu, kiralananı davacının teşhir salonu olarak kiraladığını, ticari faaliyeti bulunmadığını ve gelir getirmemesi nedeniyle de 29.07.2004 tarihinde eşyalarını alarak kapattığını savunarak, haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan sebeplerle kişilik haklarına bir zarar geldiği ileri sürülemeyeceğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine, bilirkişi tarafından belirlenen fazla ödemeden kaynaklanan 28.535,24 TL kira bedelinin davalıdan tahsiline, davacının kiralananı kullanamamaktan kaynaklanan zararına karşılık 20.000,00 TL tazminatın kira döneminin sonu olan 30.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve ürünlerin değerinin azalmasından kaynaklanan zarar talebinin ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/21 E., 2014/344 K. sayılı kararla, davacının 01.05.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince 01.05.2004-30.04.2005 tarihleri arasında davalıya ait dükkanda kiracı olduğunun tespitine dair verilen kararın 09.01.2015 tarihinde kesinleştiği, buna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı kiraya veren tarafından haksız feshedildiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından malvarlığında meydana gelen zarar ile kişilik haklarının zarara uğradığı ispat edilemediği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; iadesine karar verilen kira bedeline 29.07.2004 tarihinden itibaren faiz işletilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, bundan ayrı hükmedilen kira bedelinin de eksik hesaplandığını, kar kaybına yönelik hesaplamanın hatalı olduğunu, benzer bir otelin kiralanmasına dair belirlenen 4 aylık sürenin kabul edilemeyeceğini, deri ürünler erzak deposuna konularak 170 adet üründe 85.000 USD tutarında değer kaybına sebep olunduğunu, ticari defterlerden zararın tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminata hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kiralananın kullanılamaması nedeniyle uğranılan kar kaybı, kiralananda bulunan ürünlerin zarara uğramasından kaynaklı maddi tazminat, manevi tazminat ve peşin ödenen kira bedelinden bakiye kısmın iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kira bedeline faiz işletilmesine yönelik bir talep bulunmadığının, kar yoksunluğuna dair hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun ve deri ürünlerin zarara uğradığına dair talep ile manevi tazminat talebinin ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.