Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1895 K.2025/1520
3. Hukuk Dairesi 2024/1895 E. , 2025/1520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/260 E., 2024/31 K.
DAVA TARİHİ: 16.10.2014
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; reddedilen miktar 41.728,02 TL olup, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların 14.08.2013 tarihinde dava konusu ... İlçesi ....Mahallesi, 177, 178, 179, 181 nolu bölmelerde 42 hektarlık devlet ormanında yangına sebebiyet verdiklerine ilişkin suç tutanağı düzenlendiğini, bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulması neticesinde davalılar hakkında kamu davası açıldığını ileri sürerek, 1.105.457,24 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; olay tarihinde üzüm sermek için açtıkları alanda atık olarak çıkan kurumuş bitki kümesini herkesin yaptığı gibi sergi yerinde yaktıklarını, atıklar tamamen yandıktan sonra kıvılcım çıkmaması için üzerine toprak döktüklerini, söndüğünden emin olduktan sonra traktör kasasına doldurularak dere yatağına döktüklerini, dere yatağında başkalarının bıraktıkları atıkları da iyice söndürerek ayrıldıklarını, kendilerinden beklenenden daha fazla önlem aldıklarını, yangının kendilerinin araziden ayrılmalarından 4 saat sonra meydana geldiğini, yangın çıkmasının kendi eylemlerinden kaynaklanmadığını, ayrıca talep edilen tutarın fahiş olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli kararıyla; davalılar tarafından orman arazisinde yangına sebebiyet verme eyleminin gerçekleştirildiği, davalıların davaya konu eylemi nedeniyle mahkumiyetlerine dair verilen kararın kesinleştiği, davalıların eyleminin dosya kapsamı itibari ile sabit olduğu, olayın özelliği, fiilin taksirle gerçekleşmiş olması, davalıların yangını söndürmek için çabalaması gözetilerek, hesaplanan tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca %10 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüne, 418.234,14 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmak üzere davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli kararıyla; davalıların Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/116 E. sayılı kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda bilinçli taksirle yangına neden olmaktan 6831 sayılı Kanun'un 110. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın Yargıtayca düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği, ceza mahkemesinde kesinleşen bu maddi olgular hukuk hakimi bakımından bağlayıcı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığına göre İlk Derece Mahkemesince davacı idarenin gerçek zararından, bu zarara neden olan haksız eylem faili olarak davalıların sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 6831 sayılı Kanun'un 112 ve 114. maddelerine göre gerçek zararının hesaplanması bakımından hükme esas alınan orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun yerleşik içtihatlara uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğu, yangında kullanılan hava araçları davacı idareye ait ise davacı idarenin ancak akaryakıt ve yağ giderlerini talep edebileceği, hava araçları davacıya ait olmayıp kiralanmış ve kira bedelini aşan bir kullanım sözkonusu ise kira bedelini aşan kısmın tazminat olarak istenebileceği, somut olayda Orman İşletme Müdürlüğünün yazılarında fiilen yangına müdahale eden uçak ve helikopterlerin garanti edilen kira ücretlerine ilave olarak herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtilmesi nedeniyle tazminat olarak talep edilemeyeceği, 6831 sayılı Kanunun 114. maddesinin birinci fıkrası gereğince; her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma masrafına da hükmolunacağından ve yangının örtü yangını niteliğinde olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince ağaçlandırma giderine hükmedilmiş olmasında ve olay tarihi üzerinden uzunca bir zaman geçmiş olması nedeniyle mahallinde keşif yapılmasının ve ceza yargılamasında dinlenen tanıkların yeniden dinlenmesi dosyaya bir katkı sağlamayacağından İlk Derece Mahkemesince mahallinde keşif yapılmamış olması ve tanıkların yeniden dinlenmemiş olmasında da usul ekonomisi bakımından hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 25.09.2023 tarihli ilamla; davacı idarenin gerçek zararından, bu zarara neden olan haksız eylem faili olarak davalıların sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun toplam gerçek zarar ve ağaçlandırma gideri yönünden yeterli ve denetime uygun olduğu, bu nedenle davalıların temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davaya konu edilen yangının davalıların kusurundan kaynaklandığı çekişmesiz olduğuna göre, davalıların bu yangının söndürülmesi için yapılan masrafların tümünden sorumlu olması gerektiği, davacının dava dışı şirket ile yaptığı helikopter kullanımına ilişkin kira sözleşmesinin davalılar lehine sonuç doğurmasından söz edilemeyeceğinden bahisle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen yangının davalıların kusurundan kaynaklandığı, bu nedenle davalıların bu yangının söndürülmesi için yapılan masrafların tümünden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, belirlenen helikopter ve uçak giderlerinin de tazminata dahil edilerek davanın kısmen kabulüne, 1.063.729,22 TL maddi tazminatın 14.08.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; kararın eksik ve yanlış hukuki değerlendirme neticesinde verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ve ek rapor aldırılmasına ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığını, meydan gelen davaya konu orman yangının müvekkili tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun kesinlik kazanmadığını, yine davacının oluşan yangın nedeniyle görevini ihmal noktasında bir kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmediğini, yine yangına hava koşullarının neden olabileceği ihtimalinin göz ardı edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; fiilen yangına müdahale eden uçak ve helikopterler giderlerinin tazminat miktarına dahil edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların ve ek rapor aldırılması taleplerinin dikkate alınmadan karar verildiğini, gerçek zarar bedeli, ağaçlandırma zararı ve yangın söndürme masrafından sorumlu tutulamayacağını, meydana gelen olayın kendisi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kesin olmadığını, bu hususta Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Mahkemeyi bağlamadığını, bu nedenle yangının çıkış nedeninin ve tarafların yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, Mahkemece tek kusurlu yan kendileri kabul edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu yerde fiilen ağaçlandırma yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden davacı kayıtları esas alınarak hesaplama yapıldığını, ağaçlandırma yapıldığı kabul edilmiş olsa bile söz konusu ağaçların cinsi ve adedinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taksirle orman yangınına neden olunduğu iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,
2. Davalılar vekilleri tarafından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hükmü temyiz eden davalılar adli müzaheret kararı almış olduklarından harç alınmasına yer olmadığına,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.