Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2412 K.2025/1493

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2412 📋 K. 2025/1493 📅 11.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2412 E.  ,  2025/1493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/450 E., 2024/188 K.
DAVA TARİHİ : 10.09.2013
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, 16.07.2013 tarihinde davalı noterin vekili olan başkatip tarafından onaylanan satış sözleşmesi ile araç satın aldığını, aracın çalıntı olduğunun ve satıcı tarafından kullanılan kimlik belgesinin sahte olduğunu öğrendiğini, bu konuda savcılık soruşturmasının devam ettiğini, aracın 43.500,00 TL'ye alındığını, ancak sözleşmede aracın kasko bedeli olan 38.000,00 TL’nin satış bedeli olarak gösterildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 43.500,00 TL araç bedeli ile 70,00 TL noter masrafının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sahte kimlik belgesinin iğfal kabiliyeti olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, satış bedelinin 38.000,00 TL olarak gösterildiğini, fazla tazmin talebinin yerinde olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2014 tarihli kararıyla; 28.570,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 24.02.2016 tarihli ilamla; satışa konu aracın halen davacı elinde olduğu, davaya konu sahtecilik eylemine ilişkin kovuşturmanın ise devam ettiği, noterin sorumluluğunun doğabilmesi için, söz konusu sahtecilik eyleminden davacının zararının doğmuş olması gerektiği, Mahkemece; ceza yargılamasının sonucu beklenilerek, sahte kimlik belgesi kullanılarak davalı noterlikte satılan aracın davacının elinden alınıp alınmadığı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.02.2020 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3.Dairece verilen 21.10.2020 tarihli ilamla; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece; bozma ilamının gerekleri üzerinde durularak, sahte kimlik belgesi kullanılarak davalı noterlikte satılan aracın davacının elinden alınıp alınmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 38.070,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ :
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; sahte kimliğin iğfal kabiliyetinin varlığının illiyet bağını kestiğini, ayrıca önceki ilam takibe konulduğundan takip dosyasına ödeme yapılmış olduğundan faiz borcunun ortadan kalktığını, bu sebeple faize hükmedilmesinin yasal olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, noterin kusursuz sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, taraflardan yalnız birinin kararı temyiz edilmesi halinde Yargıtay'ın (temyiz edilen lehine) verdiği bozma ilamına uyan Mahkeme, sonrasında ilk kararı temyiz edenin aleyhine bozulan karara oranla daha aleyhe olan bir karar veremez. Buna aleyhe hüküm verme yasağı denir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Mahkemece verilen 15.12.2014 tarihli ilk kararda, davalı aleyhine 28.570,00 TL tazminata hükmedildiği, bu kararın sadece davalı tarafından temyiz edildiği, söz konusu karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, Mahkeme usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde ilk kararda hükmedilen tazminattan daha fazla bir miktarda tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.