Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1511 K.2025/1420
3. Hukuk Dairesi 2024/1511 E. , 2025/1420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2331 E., 2024/186 K.
DAVA TARİHİ : 04.11.2016
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/195 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davaya konu Eyüp ilçesi, Güzeltepe Mahallesi 407 ada 9 parselde bulunan taşınmazın kullanımının 14.05.1984 tarihinde müvekkillerinin murisi H.T'ye Noterde düzenlenen devir sözleşmesiyle devredildiğini, Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazın mülkiyetinin ise davalı Belediyeye bedelsiz olarak devredildiğini, muris H.T.'nin tapu tahsis belgesi almak için davalı Belediyeye başvurduğunu, davalı tarafından taşınmaza 655.325,00 TL değer biçildiğini ve bedelin muris tarafından ödenmesi üzerine adına 28.09.1989 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, murisin bedelini ödediği tahsisli taşınmazın adına tescili için davalı Belediyeye tekrar başvurduğunu, yeniden arsa değerinin belirlendiğini ve davalıya toplamda 436.884,50 TL ödeme daha yapıldığını, ancak davalı Belediyenin 21.07.2011 tarihli yazısı ile taşınmazın raylı sistem hattı güzergahında kaldığı belirtilerek tapunun verilemeyeceğini bildirdiğini, müvekkillerinin taşınmazın enkaz ve arsa bedelinin ödenmesi için davalı Belediyeye başvurduklarını, davalının arsa bedelini ödemediğini ileri sürerek; taşınmazın rayiç bedelinin yasal faizi ile birlkte tahsilini, ilk taleplerinin kabul edilmemesi helinde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenerek ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 16.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettikleri alacak miktarını 1.363.180 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın metro güzergahında kaldığını, bu nedenle tapu tahsis belgelerinin tapuya dönüştürülmesinin kanunen mümkün olmadığını, 2981 sayılı Kanun'un 13/b maddesi uyarınca davacılara konut tahsisi yapıldığını, muhafazası mümkün olmayan gecekondunun yıkılması nedeniyle davacılara enkaz bedeli ödendiğini, davacıların ayrıca talep edebileceği bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli kararıyla; davacıların murislerinden gelen tahsis belgesindeki hakka dayalı olarak davayı açtıkları, İdare Mahkemesi dosyası ve davalının sunduğu belgelere göre taşınmazın Mecidiyeköy-Mahmutbey metro güzergahında kaldığı için davacılara mülkiyet hakkının verilemeyeceği, taşınmazın davacılar ya da murisi adına hiçbir zaman tapuda tesçil edilmediği, tahsis belgesinin mülkiyet belgesi olmadığı, sadece zilyetlik hakkı tanıdığı dikkate alındığında davacıların taşınmazın rayiç değeri üzerinden tazmin isteme haklarının bulunmadığı, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacıların davalıya toplam 480.572,50 TL ödeme yaptıkları, bu miktarın dava tarihinde ulaştığı değerin 1.842,59 TL olduğu, davacıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bu miktarı isteme haklarının bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.842,59 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararıyla; kamu kurumu olan davalının davacılara arsa tahsis edileceği yönünde güven aşılamak suretiyle tahsis edilecek arsa karşılığında davaya konu edilen bedeli aldığı, arsa tahsisi yapılacağı ilanına güvenerek davalıya para yatıran davacıların edimini yerine getirdiği, ancak davalının edimini yerine getirmediği, bu nedenle davacıların taşınmazın rayiç değerini isteyebileceği, yargılamada rayiç değer yönünden bilirkişi kurulu raporu alınmış ise de, anılan raporda emsal taşınmazlara göre değerleme yapılmadığndan hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Mahkemece tahsis edilen taşınmaza yakın bölgelerden ve ifanın imkansız hale geldiği tesbit edilen 21.07.2011 tarihine yakın zaman içinde yapılan benzer yözölçümlü taşınmazların satışlarını bildirmeleri için taraflara imkan tanınarak rayiç değerinin denetime elverişli, bilimsel verilere uygun alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davalının istinafı yönünden yapılan incelemede ise davalı tarafın cevap ve 2. cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürmediği, bu hususun istinaf aşamasında ileri sürülmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında kararıyla; mahallinde yeni oluşturulan uzman bilirkişi kurulu ile keşif yapıldıktan sonra aldırılan 12.02.2023 tarihli raporda tarafların bildirdiği ve resen kurul tarafından saptanan emsal taşınmazların incelendiği ve dava konusu taşınmazın 21.07.2011 tarihindeki rayiç değerinin 786.390,00 TL olarak tespit edildiği, davacıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bu miktarı davalıdan isteme haklarının bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 786.390,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa tahsisi için yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerini isteyebileceği, Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenen rayiç değerine hükmedilmesi gerekirken, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki değere hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, 1.104.107,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazla ilgili yapılan işlemlerin 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 13/b maddesine göre yapılan tasfiye işlemi olması nedeniyle arsa bedelinin ödenmesinin kanunen mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davacılar tarafından İstanbul 8. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunun ve herhangi bir zararın söz konusu olmadığının belirlendiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacıların murislerinden gelen tahsis belgesindeki hakka dayalı olarak bu davayı açtıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hisseleri oranında dava konusu taleplerin değerlendirilmesi gerekirken davacıların hisseleri belirtilmeksizin tüm taşınmazın piyasa rayici belirtilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine konu taşınmazın tapusunun verilememesi nedenine dayalı taşınmazın rayiç değeri üzerinden, bu olmazsa yapılan ödemelerin güncellenmiş bedelinin tazmini talebine istemine ilişkindir.
Temyiz isteminin kapsamına, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve özellikle taşınmazın rayiç değerinin hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.