Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2435 K.2025/1450

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2435 📋 K. 2025/1450 📅 10.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2435 E.  ,  2025/1450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2262 E., 2022/1903 K.
DAVA TARİHİ : 12.09.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/405 E., 2022/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kendisinin daha önce T.C. Sayıştay Başkanlığı nezdinde çalıştığını, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi gerekçe gösterilerek meslekten çıkarıldığını, kendisi hakkında yapılan uygulamanın, Sayıştay Kanunu'na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6.), (7.), (8.) ve (14.) maddelerine açıkça aykırı olduğunu belirterek Sayıştay Başkanlığının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca oluşturulan komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; açılan davada idari yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince, yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş; davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı; aleyhindeki kurum kararının her ne kadar idari işlem olsa da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer hukuk düzenlemelerince özü ve etkileri bakımından idari işlem olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda dava konu uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Ülkemizde yargı yolları anayasa yargısı, idari yargı ve adli yargı şeklinde üç ana grupta sınıflandırılmış olup idari yargı; idarenin, idare hukuku alanındaki idari faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili karar veren veya bireyler ile idare arasındaki hukukî anlaşmazlıkları çözmeye çalışan yargı birimi olarak tanımlanabilir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (2577 sayılı Kanun), Bölge İdare Mahkemesi, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemelerinin işleyişi ile ilgili genel hükümler düzenlenmiş, idari dava türleri, idari yargı yetkisinin sınırı ile İdare Mahkemesinin görevlerinin ne olduğu açıkça belirlenmiştir. 2577 sayılı Kanun'un “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde düzenlenmiştir.
Diğer taraftan Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1. maddesine göre Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-(b) maddesi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, 115. maddesine göre ise Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının meslekten ihraç edilmesine ilişkin Sayıştay Başkanlığının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca oluşturulan komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (a) bendi kapsamında idari işlemin iptali niteliğinde olduğu ve yargı yolunun idari yargı olduğu anlaşılmakla davacının tüm temyiz taleplerinin reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.