Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1022 K.2025/1422

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1022 📋 K. 2025/1422 📅 10.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1022 E.  ,  2025/1422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/544 E., 2023/1231 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/387 E., 2020/691 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, toplam 719.800,00 USD tutarındaki alacağın 369.800,20 USD'lik kısmının davalı iş sahibi tarafından ödenmediğini, bu tutarın tahsili amacıyla girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ilgili sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşmelerde tek imza ile temsil edildiğini, yetkisi sona eren yöneticinin sözleşmeyi imzaladığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı iş sahibi şirket adına sözleşmeyi imzalayan ...'ın görev süresinin sona erdiğinin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, takibe dayanak faturaların davalı kayıtlarına işlendiği, bu durumun faturaya konu hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği ve aksinin davalı tarafça kanıtlanması gerektiği, davacının sırf davalı şirketi zarara uğratmak amacıyla kötüniyetle hareket ettiğinin de ispat edilemediği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin geçerli olarak kurulduğu, davacının edimini yerine getirdiği ve davalının da kısmi ödemeler yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takiben devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediğini, nitekim davacının da ürünlerin teslim edilmediğini depoda bekletildiğini beyan ettiğini, avans mahiyetinde yapılan ödemelere istinaden düzenlenen faturaların ticari defterlere kaydedilmesinin işin yapıldığını göstermeyeceğini, borca itiraz dilekçesinde faturaya konu hizmetin verilmediğini beyan ettiklerini, mahkemece bu yönden bir inceleme yapılmadığını, davacının edimini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini,
b. Sözleşmenin müvekkili şirket adına yetkisiz kişi tarafından imzalandığını, şirketin yönetim boşluğu içinde olduğu bir dönemde bu sözleşmelerin yapıldığını, sözleşmeleri imzalayan ...'ın ancak günlük acil işleri yapmakla yetkili olduğunu, bu türden yüksek meblağlı sözleşmeleri imzalayamayacağını, sırf şirketi zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiğini, özel denetçi raporunda bu hususların ayrıntılı olarak belirlendiğini,
c. Davacının talebi yargılamayı gerektirdiğinde icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşme 26.12.2016 tarihinde düzenlenmiş olup, davacı yüklenicinin bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarına dayalı olarak düzenlendiği faturaların, davalı tarafça itiraz edilmeksizin ticari kayıtlarına işlendiği, toplam 719.800,00 USD tutarındaki alacağın kısmen ödendiği, ödenmeyen kısmın dava konusu 369.800,20 USD olduğu uyuşmazlık dışıdır. Ayrıca, davacı tarafça sunulan e-postalardan, yapılan işlemlerin ve çalışmaların bildirildiği 29.12.2016 – 12.01.2017 tarihleri arasında davalıya gönderilen e-postalara, davalı tarafça “faturaları kesebilirsiniz” ve yine davalı tarafça gönderilen 03.03.2017 tarihli e-posta da “Cihazı bende gördüm. Çok güzel olmuş. Testleri de başarılı bir şekilde yaptık. Sözleşmeye istinaden kalan bedelin tamamını fatura edebilirsiniz.” şeklinde cevap verildiği, söz konusu e-postaların tarihleri ile takibe konu faturaların tarihlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu ve böylelikle sözleşme konusu edimin de ifa edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar; bu açıklamalara, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.