Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/566 K.2025/559
6. Hukuk Dairesi 2024/566 E. , 2025/559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/102 E., 2022/12 K.
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- .. 5- ... 6- ... 7- ...
vekilleri Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2013/383 ESAS
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...
5- ... 6- ... 7- ...
vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : ... vekili Avukat ... ve diğer davalılar
İHBAR OLUNANLAR : 1-... 2-... vekili Avukat ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı ... vekili ve ihbar olunan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar ve davalı yüklenici arasında ...3. Noterliği'nin 21.09.2005 tarih ve 47958 yevmiye numaralı ''gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi '' imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının taahhüdünü yerine getirmediğini, inşaatı, sözleşmeye ve projesine aykırı olarak yaptığı gibi, tamamlamadan yarım bıraktığını ileri sürerek sözleşmenin feshine karar verilmesini, birleşen davada ise asıl davada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda uyuşmazlık konusu inşaatın dava dışı 2 ve 3 parselleri de kapsadığını, mahkemece 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların malikleri aleyhine sözleşmenin feshi davası açılıp, eldeki dava ile birleştirilmesi için süre verildiği ileri sürülerek davanın İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/66 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, davacılarla yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl dava davalısı ..., imar uygulamasının durdurulması ve kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle inşaata geç başlanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Bir kısım birleşen davada davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.07.2015 tarihli ve 2012/66 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü ve sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğinin sabit olduğu davacıların sözleşmeyi feshetme haklarının bulunduğu; birleşen davada ise davalıların davacılarla aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını öne sürerek davaya karşı çıkmış iseler de sözleşmenin feshi için gerekli şartların oluştuğu, davacıların sözleşmeyi feshetme haklarını kullanmaları, diğer arsa sahiplerinin muvafakatlarına bağlı olmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı ..., birleşen dava davalıları ..., ... ile ... vekili ve ihbar olunan ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2018 tarihli ve 2016/334 Esas, 2018/4424 Karar sayılı kararıyla; davalı olarak gösterilen ...’ın, davada taraf olmadığını, isim benzerliği olduğunu beyan ettiği, tapu kaydındaki bilgiler ile gerçek hak sahibinin bulunup, davanın ona yöneltilmesinin gerektiği, hak sahibi olmadığını iddia eden kişi hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de, dosya ile ilgili karar verildikten sonra imar barışı olarak da nitelendirilen 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre kaçak yapılarla ilgili bir düzenlemeye gidildiği, somut olayda dava konusu taşınmazdaki projeye aykırıkların bu kanun uyarınca giderilerek ruhsata bağlanması konusunda taraflarca müracaat yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda asıl dosya davalısı ...'a usulüne uygun tebliğ yapıldığı, 3 parsel için 7143 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca başvuru yapılarak yapı kayıt belgesi alınmışsa da alınan bu belge kapsamında yapının yasal hale getirilmesine yönelik işlem yapılmadığı, davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü ve sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediği sabit olduğundan davacıların sözleşmeyi feshetme haklarının bulunduğu birleşen davanın bir kısım davalıları davacılarla aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını öne sürerek davaya karşı çıkmış iseler de, somut olayda; sözleşmenin feshi için gerekli şartlar oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu bina ile ilgili olarak 29.06.2019 tarihinde yapı kayıt belgesi alınmasına rağmen davacıların yapılması gereken müracaatlar ve atılması gerekli imzalardan imtina ederek binayı kayıt altına alma girişimlerini engellediklerini, yapım bedelini kendisinin ödediği üç adet dairede davacıların oturmaya yıllardır devam edip devretmeleri gereken tapu hisselerini devretmeyerek kendisini maddi ve manevi zarara uğrattığını, davaya konu binanın sadece davacılara ait 9183 ada, 1 parsel üzerinde inşa edilmediğini, 9183 ada, 2 parsel ve 9183 ada, 3 parsel üzerine de inşa edildiğini, davacı arsa sahiplerinin haricinde kalan 9183 ada, 2 parsel ve 3 parsel sahipleriyle hiçbir problem olmamasına rağmen, davacıların sorun çıkardığını beyan etmektedir.
2- İhbar olunan ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu binanın birden fazla arsanın maliki ile imzalanan sözleşmeler ile tek bina olacak şekilde inşa edildiğini, salt bir kısım arsa sahibi olan davacıların iradeleri ile ve kendi sözleşmeleri ayrık tutularak sözleşmenin feshine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece inşaatı tamam olan hali hazırda onlarca kişinin ikamet ettiği bir binayı etkileyecek şekilde sadece “sözleşmenin feshi” denilmekle yetinilerek hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, inşaatın tamamlanmasının üzerinden uzun yıllar geçmesi, apartman nüfusunun yüzden fazla olması gibi durumlar da bir arada değerlendirildiğinde Mahkemece sözleşmenin bu şekilde feshine hükmedilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşif, bilirkişi incelemesi yapılmayıp inşaatın ne aşamada olduğunun değerlendirilmediğini, bazı davalıların, bir kısım arsa sahibi ile yüklenici arasında böyle bir sorun olduğunu bilmeksizin bağımsız bölümleri satın aldığını, daha da önemlisi, yüklenici ile arasında sorun olduğunu ileri süren davacıların da bu duruma rağmen pek çok bağımsız bölümü üçüncü kişilere satığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamı kapsamında; dava konusu taşınmazda projeye aykırılıklar bulunduğu, ruhsatı olmadığının belirtildiği, 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre kaçak yapılarla ilgili bir düzenlemeye gidildiği, projeye aykırılıkların bu kanun uyarınca giderilerek ruhsata bağlanması konusunda taraflarca müracaat yapılıp yapılmamasının önem arz ettiği, mahkemece bu mevzuat uyarınca müracaat olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, ilamın gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2-Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili, ait olduğu belediyeden işlem dosyası ve projeler de getirtildikten sonra yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulu marifeti ile mahallinde keşif de yapılarak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, ekleri, teknik şartnamesi ile tasdikli projesi ve yapı ruhsatı ile imar mevzuatına göre yüklenicinin inşaatı tamamlayıp tamamlamadığının tespit edilmesi, yapı kayıt belgesi alınması yapıyı yasal hale getirmeyeceğinden dava konusu taşınmaz yasal hale getirilebilecek ise bunun için gerekli iş ve işlemlerin ilgili belediyeden sorularak hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, alınacak cevaba göre eksik ve kusurların imar mevzuatına uygun şekilde giderilmesi için davalı yükleniciye veya talep etmeleri halinde bağımsız bölüm satın alanlara verilecek makul süre ve yetkinin belirlenerek verilmesi, imara aykırılık giderildiğinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi; imara aykırılık giderilmez ya da giderilemeyecek durumda ise davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.