Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/925 K.2025/509

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/925 📋 K. 2025/509 📅 13.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/925 E.  ,  2025/509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/89 E., 2019/535 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... personeli iken 5594 sayılı Yasa ile EGO Genel Müdürlüğü'ne devredilen işçinin işçilik alacakları için açtığı davada hükmedilen alacakların tahsili için yapılan icra takibinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle işçinin alacaklarının müvekkilince ödendiğini, ödenen tutarın davalının sorumluluğunda olması nedeniyle 28.04.2014 tarihinde davalıdan talep edildiğini, davalının öncesinde %50 sorumluluğu kabul etmesine rağmen bu tutarın da ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğinden itirazın iptaline ve likit alacağa itiraz edilmiş olması nedeniyle de icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1 yıllık dava açma süresi geçtiğinden davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacıya devredilen işçinin geçici işçi statüsünde otobüs şoförü iken 17.11.2007 tarihli belediye meclis kararı ile sürekli işçi statüsüne geçirildiğini, 5594 sayılı Yasa'nın ek 2. maddesi gereği de ulaşım hizmetlerinin aktif ve pasifiyle büyükşehir belediyesine devredildiğini, ilgili mahkeme kararında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünde karar verilmesine rağmen tüm borçtan müvekkilinin sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Ankara 23. İş Mahkemesi'nin 26/01/2016 tarihli ve 2016/588 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile işverenin dava dışı işçiye yaptığı ödemenin tahsiline ilişkin bu davada ...Asliye hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının (Kapatılan) Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2016 tarihli, 2016/32794 Esas ve 2016/26702 Karar sayılı kararıyla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı işçinin ...Belediyesi'nde çalışmakta iken 07.08.2008 tarihinde EGO Genel Müdürlüğü'nde Otobüs Daire Başkanlığı'nda şoför olarak işe başladığı, işçilik alacakları için açmış olduğu davanın kesinleştiği, kesinleşen kararda dava dışı işçinin alacağından ...Belediyesi ile EGO Genel Müdürlüğü'nün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, mahkeme kararında hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tamamının davalı bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olduğu, her ne kadar İş Kanunu gereği davacı da mahkeme kararında müteselsil sorumlu olarak gösterilmiş ise de rücu ilişkisinde müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; devredilen işçilere ait borçlardan Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın sorumlu olduğunu, yasada bu tür borçların devir kapsamına alınmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, iş mahkemesinde tarafların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesine rağmen davacının ödediği tüm tutardan müvekkilinin sorumlu tutulmamasının kabul edilemeyeceğini, devir komisyon kararında ulaşım hizmetlerinin tüm aktif ve pasifleri ile EGO Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini, bu nedenle müvekkilinin ilgili işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığını, devir komisyon kararında devir öncesinde doğmuş borçlardan, işçilik alacaklarından tarafların sorumluluklarını düzenleyen herhangi bir madde bulunmadığını, 5594 sayılı Kanun'un ek 2 maddesine göre hizmetin yerine getirilmesine yönelik bir borç ilişkisi söz konusu olduğunda EGO Genel Müdürlüğü'nce yapılan ödemenin müvekkil belediyeden istenemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, davalı ... personeli iken 5594 sayılı Kanun kapsamında davacıya devredilen işçinin işçilik alacakları nedeniyle açmış olduğu davada hükmedilen alacağın rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. ...Merkez Belediye Başkanlığı'nın 23 Temmuz 2004 tarihli ve 25531 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun, geçici 2. maddesi hükmüne dayalı olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine dahil edilmiştir.
5594 sayılı Kanun'la 5216 sayılı Kanun'a ek 2. madde eklenmek suretiyle değişiklik yapılmış olup bu maddenin 1. fıkrası hükmüne göre; Birleşme, katılma veya geçici 2 nci madde gereğince büyükşehir belediyesi sınırlarına giren belediyelerin yürütmekte olduğu su, kanalizasyon, katı atık, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri, mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere bina, tesis, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredilir.
Hükmün 2. fıkrası ise şöyledir: Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hizmet alanlarında Devlet memuru olarak çalışmakta olanlar kadrolarıyla birlikte, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlar ise bu şekilde çalışmalarına esas teşkil eden kadrolar ile birlikte büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredilir. Devredilen personelin aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mâlî haklarının ödenmeye devam olunması, atanma ve kadro unvanlarının yeniden düzenlenmesinde 5393 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Maddede sözü edilen 5393 sayılı Kanun'un 50. maddesi hükmünde ise söz konusu personelin, atama işlemleri yapılıncaya kadar devredildikleri belediye veya il özel idaresince ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebileceği, bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski kadrolarına ait aylık, ücret, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî haklarını devredildikleri belediye veya il özel idaresinden almaya devam edecekleri hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, rücu talebine konu alacak, ödeme yapılan işçilik alacağıdır. Dava dışı işçinin ...Belediyesi ve EGO Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, ...Belediyesi'nin devreden önceki işveren, EGO Genel Müdürlüğü'nün ise devralan sonraki işveren olarak sorumlu olduğu kabul edilerek sabit olan alacağın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı EGO Genel Müdürlüğü bu karar gereğince işçiye ödeme yaptığını ve hükmedilen alacakların devir öncesi doğan alacaklar olduğunu belirterek ödediği tüm miktarın ...Belediyesi'nden tahsilini istemiştir.
Kesinleşen karar gereğince kendisine ödeme yapılan dava dışı işçi ...Belediyesi'nin ulaşım hizmetlerinde otobüs şoförü olarak çalışmakta iken ek 2. madde hükmü ile ...Belediyesi'nin ulaşım hizmetleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ilgili bağlı kuruluşu olan EGO Genel Müdürlüğü'ne devredilmiş, buna bağlı olarak da yine aynı hüküm gereğince bu işçinin kadrosu EGO Genel Müdürlüğü'ne geçmiştir.
İşçinin yeni işverene devri; hukuki işlem niteliğinde sözleşmesel bir işyerinin devri veya iş ilişkisinin devri niteliğinde olmayıp kamu hizmetlerinin yürütülmesinde idari yapılanmayla ilgili açık bir Kanun hükmüne dayandığından somut uyuşmazlığın çözümünde Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesinde düzenlenen işletmenin devri hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesindeki "İşyerinin veya bir bölümünün devri" hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
İş Mahkemesinde görülen davada her iki davalının sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de bu sonuç, işçinin açtığı dava yönünden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi hükmünün yorumlanıp uygulanması niteliğindedir. İşçiye karşı sorumluluk yönünden yorumlanıp uygulanan bu hükmün iç ilişkide sorumluluk yönünden eldeki davada uygulanması ise açık Kanun hükmü karşısında mümkün değildir. Zira işyerinin ve iş ilişkisinin devri Kanun hükmü (ek 2. madde) ile gerçekleşmiş olup devir öncesi işçilik alacaklarından iç ilişkide hangi işverenin sorumlu olduğu bu Kanunda açıkça düzenlendiğinden artık gerek TBK'nın 202. maddesi, gerekse İş Kanunu'nun 6. maddesi hükümlerine göre değil, ek 2. madde hükmüne göre bu sorumluluk belirlenmelidir.
Ek 2. maddenin 1. fıkrasında açıkça, devredilen belediyenin ulaşım hizmetlerine ilişkin olmak üzere bina, tesis, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları büyükşehir belediyesine veya ilgili bağlı kuruluşuna devredildiği belirtilmiştir. Maddenin personel devri ile ilgili 2. fıkrası ve atıf yapılan 5393 sayılı Kanun'un 50. maddesinde de birinci fıkradaki temel düzenlemeye istisna teşkil edecek devreden belediyenin sorumlu olmasını gerektirir bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda devir öncesi döneme ilişkin olsa dahi iç ilişkide sorumlu olan Kuruluş, hizmetleri devredilen ...Belediyesi olmayıp tüm malvarlığıyla ve borçlarıyla ulaşım hizmetlerinin devredildiği EGO Genel Müdürlüğü'dür. Bu Kanun hükmü ile hak ve borçları da kapsayan külli halefiyet doğmuştur. Külli halefiyet nedeniyle önceki dönem çalışmaya dayalı olsa da işçilik alacaklarına dayalı borçlardan artık devreden belediyenin iç ilişkide devralana karşı sorumlu tutulması mümkün değildir.
Öte yandan ulaşım hizmetlerine dahil değerler itibarıyla; alacaklar da dahil olmak üzere tüm malvarlığı değerleriyle devir gerçekleştirmek suretiyle, devredene borçları ödeyebilecek bir faaliyet alanı ve malvarlığı bırakmayan bir kanun hükmünün, borçlardan sorumluluğu devir edilen kuruluş üzerine aktarmamış olması da düşünülemez. Kaldı ki kanun hükmü, hem alacak hem de borçların devir edildiğini açıkça düzenlemiştir.
Devir anını belirleyen ve borçların da devredileceğini belirtilen bir kanun hükmünün başka şekilde yorumlanması da mümkün değildir. Zira devir için geçerli bir tarih var ise ve bu tarih için bir borçtan söz ediliyorsa bu zaten geçmiş dönem içinde doğan bir borçtur. Bu nedenle işçinin devir öncesi çalışması nedeniyle, işverenin işçiye karşı borçları da bu devir kapsamındadır. Devir sonrası çalışma için önceki işverenin sorumlu olmasından zaten söz edilemez.
Kanunda işçilik alacağı yazmamış olmasının da bir önemi yoktur. Zira, dava dışı işçinin devir öncesi çalışması nedeniyle ödenmemiş olan alacakları, devir eden ...Belediyesi için de borç niteliğinde olup, ek 2. maddede devredildiği belirtilen borçlar kavramına, işçilere olan borçlar ve bu kapsamda rücu talebine konu olan borç da girer.
Açıklanan hukuksal nedenlere dayalı olarak rücu talebine konu işçi alacağı nedeniyle iç ilişkide tümüyle sorumlu olan davacı taraf olduğu için, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derede Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.