Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3809 K.2025/450

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3809 📋 K. 2025/450 📅 11.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/3809 E.  ,  2025/450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2021/127 E., 2023/186 K.
MİRASÇILARI : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR : 1- ... mirasçıları: a- ... 2- ... c- ... d- ... e- ... vekilleri Avukat ...
...2- ... vekili Avukat ...
... 3- ... vekili Avukat ... 4-...vekili Avukat ......
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı asil ..., davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile davalı arsa arsa sahipleri arasında 19.10.1990 tarihinde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaa edilen ve yükleniciye isabet eden iki adet bağımsız bölümü müvekkilinin temlik aldığını, bedelini ödeyip kullanmaya başladığını, ancak davalı arsa sahiplerinin arsa payını devretmediklerini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahipleri cevap dilekçelerinde; davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, inşaatın tamamlanmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı yüklenici davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararı ile; davalı yüklenicinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği, davacının bu nedenle tapu iptali ve tescil talep edemeyeceği, satış bedelini yükleniciden talep edebileceği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile 536.584,48 TL'nin 18.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararının süresinde davacılar vekili ve davalı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarihli kararı ile mahkemece yüklenicinin inşaatı tamamlayıp arsa sahiplerine bırakılacak bağımsız bölüm ya da arsa paylarına hak kazanıp kazanmadığının tespit edilmesi, inşaatın getirildiği seviye itibari ile eksik ve kusurlu işler depo ettirilerek birlikte ifa sureti ile davacının tapu iptâl ve tescil isteyip isteyemeyeceği değerlendirilerek, proje ruhsat ve imar mevzuatına aykırılıklar var ise; bunların ruhsat ve proje tadilatı yapılarak yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin değerlendirilmesi yasal hale getirilebilecekse bunun için gerekli iş ve işlemlerin ilgili belediyeden sorularak bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi; alınacak cevaba göre konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak rapor alınmak suretiyle inşaatın yasal hale getirilmesi için gereken tüm işler için davacıya makul süre ve yetki verilmesi, ruhsat proje ve imara aykırılıklar giderildiğinde tapu iptâl ve tescile karar verilebileceği, bu hâlde davalı arsa sahiplerinin davaya karşı çıkmakta haklı olduklarından ücreti vekâlet ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları, davacının tapu iptâl ve tescile hak kazanamaması halinde davacının bedel ile ilgili taleplerinin ıslah talebi de değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yüklenicinin inşaatı sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlamadığı, inşaatın yasal hale getirilmesinin mevcut hali ile mümkün olmadığından tapu iptali ve tescil talep edilemeyeceği, davacının temlik sözleşmesine dayalı olarak davalı arsa maliklerinden tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, ancak davalı yükleniciden alacak talebinde bulunabileceği, emsal dosyaların kesinleştiği gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalı yüklenici yönünden alacak talebine ilişkin davanın kısmen kabulüne, 536.584,48 TL'nin 18/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıların miras ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uygun şekilde araştırma yapılmadan hüküm verildiğini, belediyeden işlem dosyası ve diğer belgelerin istenmediğini, inşaatın yasal hale gelmesi için neler yapılması gerektiğinin tespit edilmediğini, daire bedelinin düşük belirlendiğini, yüklenicinin arsa maliklerine vermesi gereken 11 adet bağımsız bölümü eksiksiz teslim ettiğini, müvekkilinin ise kaba inşaat şeklinde aldığı iki adet bağımsız bölümü kendisinin tamamladığını, dairelerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, yapının kaçak olmasında davalıların kusurlu olduğunu, iskan alma yükümlülüğünün davalı arsa maliklerine ait olduğunu, en azından arsa payının müvekkilleri adına tescil edilmesi gerektiğini, davanın arsa malikleri bakımından da kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, TBK'nun 97. maddesi gereğince, yüklenici kendi edimini yerine getirmedikçe, karşı taraftan edimini ifa etmesini talep edemeyeceği, yüklenicinin yapmış olduğu imalat seviyesine göre dava konusu bağımsız bölümleri hak etmediği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı ...’a ödenmesine,
Davacı (tüketici) harçtan muaf olduğundan, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.