Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/757 K.2025/411
6. Hukuk Dairesi 2024/757 E. , 2025/411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1078 E., 2024/26 K.
DAVACI-KARŞI
DAVALILAR : 1-....
2-...İnşaat Turizm Mühendislik Tic. ve Ltd. Şti.
vekilleri Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI : ...
Vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/202 E., 2023/308 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından duruşma istemli ve davalı - karşı davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kırşehir...i Göleti İnşaatı yapım işinin davacıların oluşturduğu iş ortaklığına ihale edildiğini, 18.06.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını ve 28.06.2013 tarihinde işe başlama tutanağı düzenlendiğini, işe başlanmadığı gerekçesiyle davalı tarafça sözleşmenin feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, inşaat yapım projelerinin davacıya 16.08.2013 tarihinde gönderildiğini, proje olmadan işe başlanamayacağını, projelerin geç tesliminden dolayı 50 günlük zaman kaybının süre hesabında dikkate alınmadığını, inşaat alanında özel mülke konu alanlar olduğunu ve davalı yanca kamulaştırma işlemlerine fesih tarihine kadar başlanmadığını, idarece düzenlenen 01.02.2012 tarih 2002/02 sayılı genelgeye göre özel mülkiyete konu yerlerin kamulaştırma işlemleri sonlandırılmadan işe başlanılmamasının bildirildiğini, davalının kamulaştırma yapmadan ihaleye çıkarak kusurlu davrandığını, sözleşmenin fesih tarihi itibariyle 13 aylık geriye kalan süre olup, işin yapılıp teslimi için yeterli olmasına rağmen bu husus nazara alınmaksızın haksız olarak sözleşmenin feshedildiğini, davalı idarece süre hesabında sözleşmenin 9.4 maddesindeki çalışılamayan dönemlerin dikkate alınmadığını, davacıların 07/10/2013 tarihli dilekçeyle işin yapım konusunda finans sıkıntısı yaşanabileceği gerekçesiyle YİGŞ’nin 46. maddesi, 4735 Sayılı Kanun’un. 16. maddesi uyarınca dava dışı firmaya devretmek istendiğinin bildirildiğini, olayın sözleşme tarihinden bir ay önce olduğu gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, devir taleplerinin de haklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...Göleti İnşaatı Yapım İşine ait sözleşmenin davalı kurumca haksız feshi nedeniyle 60.000,00 TL civarında harç, noter masrafı, karar pulu, KİK payından oluşan sözleşme gideri alacağı olarak şimdilik 6.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, 12.000,00 TL civarında sözleşme kapsamında davalı yanca zorunlu kılınan ve davacılar tarafından yapılan All Risk sigorta poliçesi bedelinden şimdilik 2.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, davalı kurumca yapılan ihalenin davacılarda kalması ve dava konusu sözleşmenin taraflarca imzalanması sonrasında davacının sözleşme konusu işin yapımı için istihdam etmek zorunda olduğu 20.000,00 TL civarında teknik personel gideri ve bu personelin sosyal güvenlik giderleri ve diğer işçi alacaklarına dair ödenen diğer giderlerine ilişkin olmak üzere şimdilik 2.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, dava konusu sözleşmenin taraflarca imzalanması ve davacıların sözleşmeden beklediği ve elde edemediği 20.000,00 TL civarında yoksun kalınan kazanç nedeniyle şimdilik 2.000,00 TL’lik kısmının, davalı yanca düzenlenen ihale süreci ve ihalenin kesinleşmesi sonrasında kanun gereği davacılara verilip haksız hukuka aykırı fesih neticesinde hazineye irat olarak kaydedilen davacılara ait teminatın ve teminatın haksız fesih tarihinden başlamak suretiyle teminata reeskont faizi uygulanması ile birlikte ve teminatın paraya çevrilmesi aşamasında davacıların uğradığı zararlar da dahil olmak üzere şimdilik 20.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, davacıların gerek teminat mektubunu aldığı banka nezdinde uğradığı manevi zararlar gerekse haksız fesih nedeniyle ihaleden yasaklanmasının vermiş olduğu manevi ızdırabın giderimi için 50.000,00 TL’lik manevi tazminat davası ile beraber tüm taleplerine haksız fesih tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe başlamaması, iş programını sunmaması, sözleşme hükümlerine uygun hareket etmemesi nedeniyle 04.09.2013 tarihli yazı ile uyarıldığını, 16.12.2013 tarihinde yerinde yapılan denetimde yüklenici firma yetkilisi, firma çalışanı, firmaya ait ekip ve makina ekipmanlarının bulunmadığı ve işe başlama tutanağı yapıldığı tarihten bu yana hiçbir çalışma yapılmadığının tespit edilerek tutanağa bağlandığını ve 21.12.2013 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, feshin yükleniciye 23.12.2013 tarihli yazıyla bildirildiğini ve 180.000,00 TL’lik kesin teminat mektubunun gelir kaydedildiğini, güncellenen bakiye teminat tutarının ödenmesi için yükleniciye 30.12.2013 tarihli yazının gönderilmesine rağmen fark bedelin ödenmediğini, işin 14/02/2014 tarihinde yeniden ihale edildiğini, ihale edilen firmanın işe başladığını, sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zararlarının ortaya çıktığını, davalı idarenin fesihte haklı olduğunu, yüklenicinin süresinde iş programını idareye sunmadığını, iş programının ancak 05.11.2013 tarihinde tasdik edildiğini, davacının sözleşmeyi yerine getirmede isteksiz davrandığını, davacının davalı idarenin kamulaştırma yapmadan kamulaştırma işlemlerinin inşaat işleriyle paralel olarak yürüyeceğini bilerek sözleşmeyi imzaladığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davada ise; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı idarenin sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğramış olduğu kaçırılan fırsat olan şimdilik 1.000,00 TL'nin, davalı idare tarafından feshedilen sözleşme nedeniyle ikinci ihalede yapmış olduğu masraflar olan 2.867,81 TL ve ikinci ihale için personelce harcanan emek mesai için şimdilik 200,00 TL olmak üzere toplam 3.067,81 TL'nin, sözleşmenin 25. maddesi gereğince ve 10 günlük şimdilik 14.716,50 TL gecikme cezasının, davalı tarafça verilen teminatın irat kaydedilmesinden sonra güncellenerek hesaplanmasından sonra alacaklı oldukları 2.336,50 TL'nin olmak üzere neticede toplam 21.121,81 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin yeni 2022/809 Esas, 2022/823 Karar sayılı ilamı dosya arasına alınarak dava konusu edilen tazminata konu idari işlemin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, bu karara göre davalı idare tarafından yapılan feshin haksız fesih olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 521.116,42 TL alacağın ilk dava tarihi olan 22/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı-karşı davalı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, karşı dava yönünden ise haklı bir fesih olmadığından taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-karşı davalı yüklenicinin taraflar arasında sözleşme ve ekleri kapsamında 28.06.2013 tarihinde işin yapılacağı yeri görerek teslim aldığı, sözleşmenin 9.2 maddesi gereğince işyeri tesliminden itibaren 550 gün içinde işi tamamlayarak teslim etmeyi yükümlendiği, davacı tarafça ise başlamama gerekçesi olarak göstermiş olduğu mücbir sebeplere ilişkin sözleşme eki 4735 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında sözleşmenin feshi tarihine kadar herhangi bir müracaatının bulunmadığı ve dosya kapsamıyla fesih tarihine kadar sözleşmenin ifasına yönelik herhangi bir inşai faaliyetinin de olmadığı, sözleşmenin feshinde kusuru olduğu, yine davalı-karşı davacı iş sahibi idarenin sözleşmenin eki 4735 sayılı Kanun'un 20. maddesi ve sözleşmenin 25. maddesi hükümleri gereğince davacı-karşı davalı yüklenicilere en az 10 gün süreli ihtarname göndermeksizin sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olduklarının kabul edildiği, sözleşmenin tarafların ortak kusuruyla feshi halinde ancak diğer tarafın mamelekine kattıkları değer varsa bunun talep edilebileceği, sözleşme kapsamında verilen teminat mektuplarının iadesi gerekeceği, bu kalem dışında kar kaybı veya yeniden ihaleye çıkılması durumunda iki ihale arasındaki farkın talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davaya ilişkin sair, karşı davaya ilişkin tüm istinaf taleplerinin reddine, asıl davadaki istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulü ile irat kaydedilen 180.000,00 TL teminat mektubu bedelinin 20.000,00 TL'sıne dava tarihi olan 22/08/2014, 160.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 15/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı -karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yer teslimi yapılmadığını, işe başlama için gerekli şartların idare tarafından sağlanmadığını, iş programının hazırlanarak davalı idareye teslim edildiğini, kamulaştırılacak alanın işlemlerinin tamamlanmadığını, akdin feshi isteminde bulunmadıklarını, işin ifasını durdurmadıklarını beyan etmektedir.
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yüklenici firmanın işi yapmamasının gerçek sebebinin, firmanın ekonomik acze düşmesi sebebiyle taahhütlerini yerine getiremediklerini, sözleşmeyi feshetme gerekçelerinin 4735 sayılı Kanun'un 20. maddesinin b bendindeki hüküm olup bu bent gereğince ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın işin feshedilmesi olarak kanunda açıkça ifade edildiğini, davacı yüklenicinin idareye verdiği dilekçesinde mali acz içinde olduğunu kendisinin itiraf ettiğini ve protesto gerektirmeksizin fesih sebebi sayılan yasak fiil ve davranışlar içinde olduğunu kabul ettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada; maddi ve manevi tazminat, karşı davada alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ortak kusurla fesih halinde kâr kaybı, iki ihale arasındaki değer farkının istenemeyeceğine ve teminat mektubunun iadesine karar verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı - karşı davalıya yükletilmesine,
Davalı - karşı davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.