Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3011 K.2025/389
6. Hukuk Dairesi 2023/3011 E. , 2025/389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/407 E., 2023/241 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/98 E., 2019/369 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 13.03.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yüklenicinin karşı edimin ifasında temerrüde düştüğünü, sözleşmede belirlenen sürelerin dolmasına rağmen yapı ruhsatı dahi alınmadığını ileri sürerek, 13.03.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşemeye aykırı davrandığını, taşınmaz üzerinde 1.500.000,00 TL'lik ipotek bulunduğunu, davalı tarafça arsa sahibine borç verilerek ipoteğin kaldırıldığını, ancak bu borcun ödenmediğini, sözleşmeye göre arsa sahibinin ödemesi gereken ve arsaya ilişkin borçların da davalı şirket tarafından ödendiğini, arsa üzerinde bulunan bir çok takyidatın zamanında kaldırılmadığını, yüklenicinin talep etmesine rağmen sözleşmeye konu taşınmazın boş ve yazılı olarak teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davasında ise; davalı arsa sahibi ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine binaen arsa üzerindeki ipoteklerin çözülmesi için muhtelif tarihlerde geri ödenmek üzere davalı arsa sahibine borç para verildiğini, bu para ile arsa üzerindeki ipoteklerin kaldırıldığını, davalının borç verilen parayı ödemediği gibi inşaatın yapılması için arsayı da yüklenici firmaya teslim etmediğini ileri sürerek, ödünç olarak verilen 1.405.000,00 TL ile birlikte yine davacı tarafından arsa borçları için yapılan diğer ödemeler tutarı 79.479,05 TL olmak üzere toplam 1.484.479,05 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin üzerinden dava tarihine kadar 22 ay geçtiği ve sözleşme ile belirlenen inşaat süresinin bittiği, ancak yapı ruhsatının dahi alınmadığı dolayısıyla asıl davada davacı arsa sahibinin sözleşmenin geriye etkili feshini istemekte haklı olduğu, sözleşmenin geriye etkili feshi ile tarafların sözleşme kapsamında verdiklerini geri isteyebilecekleri, dosyaya ibraz edilen belgeler uyarınca yapılan tüm ödemelerin sözleşme kapsamında kaldığı, sözleşme geriye etkili feshedildiğinden yüklenicinin sözleşmeye istinaden yaptığı ödemeleri talep edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile sözleşmenin geriye etkili feshine, birleşen davanın kısmen kabulü ile toplam 1.470.941,72 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı; yüklenici şirket ortaklarından Süleyman Karahan vefat ettiğinden mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilemeyeceği, tacir olan birleşen davada davacının ticari defterleri incelenmeden karar verildiği, 13.03.2015 tarihli ve 430.000,00 TL bedelli ödeme bulunmadığı, yüklenici tarafından bildirilen kişilere üç ayrı vekaletname verildiği, vekaletten azlin söz konusu olmadığı, su, doğalgaz ya da emlak vergisi borçları bulunmadığı, İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/87 E. sayılı dosyası ile yıkılan binanın değerini talep eden dava açtıkları ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, birleşen dava bakımından Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile alacak istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket adına tanzim edilen vekaletnamenin, 22.02.2018 tarihli imza sirküleri uyarınca şirketi müşterek imzaları ile temsile yetkili ortaklar , ve tarafından verilmiş olması, vefat eden ortak ın vefatı öncesinde şirketi temsile yetkili olmaması ve asıl davada sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin olarak verilen mahkeme kararı temyize konu edilmeksizin kesinleştiğinden, tarafların sözleşme uyarınca verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetilerek geri alabileceklerinin tabi bulunmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.