Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3633 K.2025/393
6. Hukuk Dairesi 2023/3633 E. , 2025/393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2022/125 E., 2023/103 K. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 13.10.2015
HÜKÜM/KARAR : Ret
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında “El Bilgisayarı/Endeksör ile (GPRS) Endeks Okuma Hizmet Alımı Sözleşmesi” imzalandığını, davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça sözleşmenin ifası döneminde abone sayaç durum kod bildirimleri ve kaçak ihbarı için ödenmesi gereken hak edişlerin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 500.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare talebini ıslah yoluyla 22.980.926,90 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını ve davacının hak ediş raporlarına ihtirazi kayıt koymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2015/1172 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça hizmet alım sözleşmesinin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesi uyarınca itirazda bulunulmadığından düzenlenen hak edişlerin kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 26.09.2019 tarihli ve 2018/641 Esas, 2019/1117 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2021 tarihli, 2019/3238 Esas, 2021/86 Karar sayılı ilamı ile davacı şirketin tasfiyesinin tamamlanarak sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece davacı şirketin ihyası için davacı yana kesin süre verilmesi, verilen kesin süre neticesinde oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Şanlıurfa ATM'nin 2020/458 Esas sayılı dosyasından verilen ve 26.04.2022 tarihinde kesinleşen karar ile davacı şirketin ihya edildiği, tasfiye memuru olarak yetkili temsilcisinin atandığı, davacı vekilinin tasfiye memuru adına usulüne uygun vekaletname ibraz ettiği, davacı yüklenicinin KİK Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde gösterilen şekilde yaptığı herhangi bir itirazının bulunmadığı, şu halde hizmet verenin hak edişleri olduğu gibi kabul etmiş sayıldığı, davacı taraf idari yargıdaki iptal kararının beklenmesi iddiasında bulunmuş ise de, Yargıtay dairesince verilmiş kararlar olduğu ve idari yargıda verilecek kararının dosya akıbetine bu aşamada bir etkisinin olmayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; HİGŞ madde 42/a-7'nin İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile iptal edilmesi gerektiğine hükmedildiği, idari yargının iptal kararları geriye yürüyeceğinden anılan dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiği, HMK'nın 448. maddesi uyarınca usul hükümlerine dair değişikliklerin derdest davalarda derhal uygulanacağı, ilgili Yargıtay Dairesince de derdest dosyalarında iptal davasının sonucunun beklendiği, HİGŞ madde 42'nin delil sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, aksinin kabulünde ise bahsi geçen hükmün HMK'nın 193/2. maddesine, TBK'nın 20 vd. maddelerine, Anayasa'nın 36. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine aykırı olması nedeniyle geçersiz sayılması gerektiği, kesin hesap yapılmadığı ve geçici hak edişlerin itirazsız imzalanmasının ibra sayılacağına dair sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmadığı, hak edişe dahil edilmeyen alacak kalemleri için itiraza gerek olmadığı nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre tacir olan taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle davacı hizmet verenin, hak ediş raporlarının düzenlendikleri döneme ilişkin hizmetler bakımından, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi madde 42'ye uygun itirazda bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.