Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/593 K.2025/4750

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/593 📋 K. 2025/4750 📅 17.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/593 E.  ,  2025/4750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/654 E., 2024/2169 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/9 E., 2021/726 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakanı ....'in sağlığında düzenlediği..... Noterliği 19.04.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davalıya vasiyette bulunduğunu, mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği sırada 85 yaşında olduğu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, davalının mirasbırakanın akrabası dâhi olmadığı hâlde davalıya vasiyette bulunmasının şüpheli olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın kendi iradesi ile vasiyetname düzenlediğini, davalının uzun süre mirasbırakanın bütün işlerinde kendisine yardımcı olduğunu, vasiyetnamenin akrabalara yapılmasına ilişkin bir zorunluluk bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumunca verilen raporda mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin yerinde olduğunun belirtildiği, vasiyetnamenin iptal sebeplerinin gerçekleşmediği, terditli tenkis istemi yönünden ise davacının, mirasbırakanın saklı paylı mirasçı olmadığından tenkis talebinin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık listelerindeki tanıkların dinlenilmeden karar verildiğini, Mahkemece fiil ehliyetine yönelik re'sen araştırma yapılması gerektiğinden vasiyetnamede tanık olan kişilerin dinlenilmesi gerektiğini, davalı tanığının beyanlarının hükme esas alınamayacağını, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunun eksik ve hatalı bulunduğunu, mirasbırakanın vasiyete konu taşınmazların rayiç bedellerinden bihaber vasiyetname düzenlediğini, davalının mirasbırakanı etkisi altında bıraktığını ve iradesini sakatladığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.