Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/631 K.2025/4749
7. Hukuk Dairesi 2025/631 E. , 2025/4749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2781 E., 2024/1800 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/90 E., 2023/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki bulunduğu 1143 parsel sayılı taşınmazı 13.10.2021 tarihinde satın aldığını, satış işlemi sonrası dava konusu taşınmazı davalının kullandığının öğrenildiğini, yapılan araştırma sonucunda davalının taşınmazı herhangi bir kira ilişkisi olmadan eski malik olan babasıyla olan güven ilişkisine dayalı olarak kullanageldiğinin öğrenildiğini, davalının haksız kullanıma son vermediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'ın davada husumetinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkilinin oğlu tarafından satın alındığını ve müvekkilinin ....Market Nakliyat Et Ürünleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiracısı olarak taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, taşınmazın icra yoluyla satılarak....A.Ş.'ye devredildiğini ve kira ilişkisinin de devam ettiğini, yeni malik olan davacının taşınmazı satın alması ile kira sözleşmesinin davacı ile aynı şartlarla devam ettiğini, davacının talebinin Türk Borçlar Kanunu'na aykırı bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davalının cevap dilekçesini süresinde vermediği, davalının, önceki malikle arasındaki kira ilişkisi bulunduğunu ispat edemediği, davalının, varsa kiracılığının devam etmesi yönünde davacının iradesinin bulunmadığı, bu haliyle davalının haksız işgalci bulunduğu, davalının taşınmazı 13.10.2021 tarihinden itibaren haksız olarak kullandığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Dosya kapsamında davalı ... vekilince dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasının değerlendirilmediği ileri sürülse de, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın dilekçesinin gerekçeli kararda cevap dilekçesi olarak nitelendirildiği, dilekçede belirtilen hususların, süresinde ileri sürülmemesi nedeni ile reddine karar verilmemesi, değerlendirmeye alınması nedeniyle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, davalı vekilince kiracılık iddiasında bulunulmuş ise de buna ilişkin ispata yarar herhangi bir delil gösterilemediği, bu haliyle davalı ...'ın, dava konusu taşınmazda haksız işgalci sıfatı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
2. Kamu düzenine yönelik olarak yapılan incelemede ise; davacı tarafça dava dilekçesinde sadece ...'ın davalı olarak gösterildiği, ancak Mahkemece tensip zaptına davalı olarak ...'ın da adının yazılıp dava dilekçesinin ...'a da tebliğe çıkartıldığı, ...'ın ise davaya cevap dilekçesi sunduğu, yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, ancak davalı ... hakkında, davacı tarafça, usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından davalı sıfatını almadığı, bu itibarla bu davalı hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle cevap dilekçesinin süresinde kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince cevap dilekçesinin değerlendirmeye alınmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kiracı konumunda bulunduğunu, kira ilişkisinin ispat edilemediği değerlendirilmiş ise de baba-oğul ilişkisinin gözardı edildiğini, eski malik ile kira ilişkisinin bulunması nedeniyle yeni malik olan davacının taşınmazı satın almasıyla kira sözleşmesinin davacı ile aynı şartlarla devam ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alının bilirkişi raporlarının hatalı bulunduğu, ecrimisil ve taşınmaz değerinin hatalı hesaplandığını, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.