Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4350 K.2025/4652

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4350 📋 K. 2025/4652 📅 04.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4350 E.  ,  2025/4652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1696 E., 2024/1842 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/387 E., 2024/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ... ile vekili Avukat .... ve karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerin babası ... tarafından, davalı ...’tan 1950-1960 seneleri arasında satın alındığını, buna rağmen 1986’da kadastro tespiti sırasında taşınmazın, 1979 senesinde vefat eden davalı ... adına hatalı şekilde tespit edildiğini, müvekkillerinin aralıksız, çekişmesiz, malik sıfatıyla ve 20 yılı aşkın süreyle taşınmaza zilyet olduklarını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 hükmünde belirtilen şartların oluştuğunu belirterek 13 19... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacılara satılmadığını, kadastro tespitine karşı dava açılmadığını, davacıların kısa süre önce dava konusu yere taşındıklarını, davacıların taşınmazı uzun yıllar kullandıklarına yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, somut olayda kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... [kısıtlı ... (müteveffa) vasi] cevap dilekçesinde; dedesi ile davacıların babası arasında hiçbir zaman iddia olunduğu gibi bir satış işleminin yapılmadığını, davacılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz maliki ...’un 28.02.1979 tarihinde öldüğü, ölüm tarihi zilyetliğin başlangıcı olarak ele alındığında bu süreç içerisinde tapuda mirasçılara intikal yapılmadığı gibi davacıların murisinin satın aldığı bu taşınmazı tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olacak şekilde malik sıfatıyla davasız aralıksız zilyetliğinde bulundurduğunun keşif esnasında alınan beyanlarla sabit olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 13 19... parselin tapu kaydının iptali ile, davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davalıların murisi ...’un 1979 yılında öldüğü, 1986 yılında kadastro tespiti sırasında ölü olmakla kadastro tespitinin ölü olan ... mirasçıları adına yapılması gerektiği, kadastro tespiti sırasında ölü olan ... mirasçıları yerine tespitin ... adına yapılmasının davacılara 4721 sayılı Kanunun 713/2 hükmünden dava açma hakkı vermeyeceği, davacıların kadastro öncesi hukuksal nedenine dayalı açılmış davası olmadığından, açılsa bile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmü gereği 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, ... mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olmakla mirasçıların bir kısmı tarafından yapılan istinaf başvurusunun tüm mirasçılara da sirayet edeceği gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Kanun gereği istinaf dilekçesinde yer verilmeyen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin inceleme yapamayacağını, davalının istinaf başvurusunda yer vermediği nedenlere dayandığından kaldırma kararının usulsüz olduğunu,
2. 4721 sayılı Kanunun 713/2 hükmünde öngörülen şartların sağlanması hâlinde kişinin zamanaşımı ile taşınmazı iktisap edeceğini, kayıt malikinin kadastro sırasında sağ olup olmamasının dava için bir öneminin olmadığını, bu yönde emsal kararlar bulunduğunu,
3. Dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydının 1986’da değil 1954 tarihinden bu yana davalıların murisi adına kayıtlı olduğu ve kayıt malikinin bu tarihte sağ olduğu, bu tarihten gerek kanun değiştiği 2011 yılı gerek dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımının müvekkilleri lehine dolduğunu,
4. Dava konusu taşınmazda davacılar ve murisinin malik olma sıfatıyla davasız aralıksız ve kesintisiz 20 yıl süre ile zilyet olduğunun somut deliller ile ispatlandığını, gerek mahalli bilirkişiler gerek ise davacı tanık beyanlarıyla iddialarının doğrulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanunun 713/2 hükmünde yer alan “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren bir kısım davalılar ... ve diğerlerine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.