Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3208 K.2025/3888

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3208 📋 K. 2025/3888 📅 29.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3208 E.  ,  2025/3888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/168 E., 2024/57 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıların maliki oldukları 665 ve 668 parsel sayılı taşınmazlara sınırdaş taşınmazın maliki olduğunu, davalıların müvekkilinin taşınmazına su kuyusu açtırmak ve bir kısmına da iri yapıda taşlar yerleştirmek suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını, davalıların bu haksız müdahaleleri neticesinde müvekkilinin kendi taşınmazında tarımsal faaliyet yapamadığını ve kendi taşınmazı içindeki tarihi su gözesinin de kullanılamaz hale geldiğini açıklayarak, davalıların, maliki oldukları 665 ve 668 parsellere bitişik olan vekil edenine ait taşınmaza vaki haksız müdahalelerinin men’ini ve müvekkilinin taşınmazına davalılarca açtırılan su kuyusunun kapatılması, yerleştirdikleri iri yapıdaki taşların taşınmazdan kaldırılması suretiyle vekil edeninin taşınmazının eski hâle getirilmesini talep etmiştir.
2.Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait 665 ve 668 parsel sayılı taşınmazlara anılan taşınmazların teknik bilirkişi tarafından ölçülüp belirlenen sınırlarına birleşen davanın davalısı tarafından sınırlardaki tel çit ve direklerin yerlerinden sökülerek ve bu direklerin ve tel çitlerin vekil edenlerinin anılan taşınmazlarından içeri doğru 2-3 metre girilmek suretiyle dikilip yerleştirilerek haksız müdahalede bulunduğunu açıklayarak, birleşen dava davalısının, vekil edenlerinin taşınmazlarına vaki haksız el atmalarının önlenmesini, vekil edenlerinin anılan taşınmazları ile birleşen dava davalısının sınırdaş taşınmazı arasındaki sınırların belirlenerek, birleşen dava davalısı tarafından sökülerek vekil edenlerinin taşınmazları içine 2-3 metre içeri doğru müdahale ile yerleştirilen vekil edenlerine ait tel çit ve direklerin eski hâle getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili asıl davaya yönelik cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 13.02.2019 tarihli ve 2018/52 Esas, 2019/70 sayılı kararıyla; 617 parselin tapu kayıtlarıdan eski 617 (yenileme ile oluşan 187 ada 42 parsel) sayılı taşınmazın davacı ...'ye ait olmadığı, dava dışı ...'ya ait olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda aktif ve pasif husumet yokluğu sebebi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 13.02.2019 tarihli ve 2018/52 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili asıl davaya yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih ve 2019/5021 Esas, 2021/4475 Karar sayılı ilâmında; asıl davada dava konusu 617 parsel (yeni 187 ada 142 parsel) sayılı taşınmazın kayden tam hisse maliki olan ... (... kızı)’nun 02.01.2011 tarihinde öldüğü, eşi olan ... (... oğlu)’nun 02.01.2001 tarihinde öldüğü, asıl davanın davacıları-birleşen davanın davalıları olan ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ...’nün müteveffa ... kızı)’nun miraşçı çocukları oldukları, tapu maliki ... (... kızı)’nun asıl dava davacılarının-birleşen dava davalılarının aktif dava ehliyeti bulunduğuna göre dava konusu taşınmazlar başında alanında uzman bilirkişiler ile keşif yapılması, mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının keşif mahallinde dinlenmesi ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller çerçesinde (temyize gelen taraf dikkate alınarak) asıl dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl davanın kabulü ile 182 ada 142 parsel (eski 617 parsel) sayılı taşınmazda 14.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre "A" harfi ile gösterilen 9,03 m²'lik yere el atmanın önlenmesine, çukurun kapatılması suretiyle taşınmazın eski hâle getirilmesine, birleştirilen dava hakkında daha önce davanın reddine ilişkin verilen karara yönelik temyiz yoluna başvurulmadığından birleştirilen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 13 yıl önce açıldığını ve müvekkillerinin arazisinde açılan dava konusu çukurun zamanla kapandığını, taş parçası dâhi kalmadığını, davanın konusuz kaldığını ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.