Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5212 K.2025/3911

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5212 📋 K. 2025/3911 📅 29.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/5212 E.  ,  2025/3911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1021 E., 2024/2143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2022/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... Parkı" isimli taşınmaz üzerindeki davacıya ait tüm tesislerin işletme hakkının, ... İşletme Müdürlüğü ile akdedilen 13.06.2018 tarihli sözleşme ile 29 yıllığına kiralandığını, 28.06.2013 tarihinde yapılan ihale ile dava konusu taşınmaz ve üzerindeki tesislerin, en yüksek teklifi veren davalı şirkete üç yıllık süreyle kiralandığını, ... Belediye Encümeninin kararları ile iki yıl daha uzatılan kira sözleşmesinin süresinin 09.07.2018 tarihinde sona erdiğini, kira süresinin yeniden uzatılmadığını ve bunun davalıya 23.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, işgalci durumuna geldiğinden davalı şirkete ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, davalının ihtar edildiği hâlde dava konusu taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek davalının dava konusu taşınmaza vaki el atmasının önlenmesine, dava konusu taşınmaz ve üzerindeki tüm yapı, tesis ve muhdesatın davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu alana ilişkin gerek mülkiyet bakımından gerekse sözleşmesel olarak bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, ... İşletme Genel Müdürlüğü ile akdedilen sözleşmenin dava konusu alanı kapsamadığını, Belediyenin davada taraf sıfatı bulunmadığını, kullandıkları yerin tescil harici olduğunu, taşınmaz üzerindeki tüm muhdesat ve tesislerin davalı şirket tarafından yapıldığını, kira sözleşmesinin zımnen uzama döneminden sonra alınan encümen kararının geçerli olmadığını, ... Kaymakamlığı tarafından tahliye talebinin reddedildiğini, davacı ile davalı arasında ruhsat iptali, aboneliklerin kesilmesi, işletmenin mühürlenmesi gibi işlemler nedeniyle ikame ettikleri İzmir 4. İdare Mahkemesi 2020/669 Esas sayılı dosyasında görülmekte davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının orman sınırında kalan alana ilişkin dava dışı ... İşletme Müdürlüğü ile aralarında imzalanan sözleşme kapsamında, kalan kısım açısından ise imar planında park yeri olarak belirlendiğinden aktif husumetinin bulunduğu, davalının sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı bu sınırları ile birlikte uzun yıllardan beri kullanmakta olduğu, tahliye konusu gündeme gelene kadar davacının aktif husumetinin tartışılmadığı ve sözleşmeye uyulduğu, davalı vekilince Belediye Encümeninin kira süresinin bitiminden sonra sözleşmeyi yenilememe kararı aldığı, sözleşmenin ayakta olduğu, geçerli bir kira ilişkisi bulunduğu savunulmuş ise de, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre kiraya verilen taşınmazın kira sözleşmesinin süresi sonunda feshedilmemesi hâlinde yenilenmesi söz konusu olmayıp sözleşmenin sona erdiği, kiracının haksız işgalci konumuna düştüğü, ayrıca taşınmazın tahliyesi için yapılan idari başvuruda davacının tasarruf yetkisinin bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin mahkemeyi bağlayıcı olmadığı, işyeri çalışma ruhsatına ilişkin idari uyuşmazlığın eldeki davaya bir etkisi olmadığı, davalının taşınmazı keşif tarihi itibarıyla da hâlen kullandığı sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, orman mülkiyetinde kalan yapı ve açık alan ile tescil dışı alanda kalan yapılar ve açık alanın metrekaresi ve değeri ayrı ayrı hesaplanmıştır. Tapuda tescilli olamayan kira sözleşmesine konu alanın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Park Alanı" olarak ayrılmış olduğu ve ilçe belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında bulunduğu davacının şahsi hak sahibi olarak aktif husumet ehliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmenin 7. Maddesi ile kiracının iş yerine yaptığı tadilat ve ilavelerle ilgili herhangi bir hak iddia edemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadığı için davalı kiracının fuzuli şagil olarak kabulü usul ve yasaya uygun olmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taraf ile ... İşletme Müdürlüğü arasında akdedilen sözleşmeye konu taşınmazın sınırları dışında kalan tescil harici alandaki tüm tasarruf yetkisinin Hazineye ait olduğunu, davacının davayı açmada taraf sıfatı olmadığı gibi tescil harici bir yerin dava konusu edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kira sözleşmesinin usule uygun olarak fesih edilmediğini, bu yönde bir mahkeme kararı alınmadığını, ruhsat iptali işlemine ilişkin açtıkları İzmir 4. İdare Mahkemesi 2020/669 Esas, 2021/471 Karar sayılı davasının reddedildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurduklarını, istinaf başvurusunun reddine dair İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nin 25.10.2021 tarihli 2021/1030 Esas, 2021/1481 Karar sayılı ilâmı temyiz ettiklerini, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu, söz konusu gerekçeli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Valiliği ... İl Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine dava konusu alana ilişkin olarak 126.286,32 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, bunun da tescil harici alanın davacı tarafın sorumluluğunda olmadığının göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.