Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1369 K.2025/3809
7. Hukuk Dairesi 2025/1369 E. , 2025/3809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2433 E., 2024/140 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/233 E., 2021/203 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi mirasbırakan ...'nun 19.12.2009 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın .... Noterliğinin 24.04.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile müvekkilini tüm terekesi üzerinde mirasçı atadığını, vasiyetnameye yönelik olarak açılan iptal davasının reddedildiğini ve vasiyetnamenin ve müvekkilinin atanmış mirasçılığının kesinleştiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği gün mirasbırakanın ... Köyü, 194 parsel 4 ve 8 No.lu bağımsız bölümlerini davalı ...'ye satış suretiyle devrettiğini, yapılan satışın muvazaalı olup, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazları davalı ...'ye devrettiğini, yasal mirasçı ...'nin ise Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/807 Esas sayılı dosyasında bahsi geçen satış işlemlerine yönelik davalı ...'ye karşı muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talep ettiğini, ancak yargılama sırasında tarafların aralarında protokol düzenleyerek davadan feragat ettiklerini ve dava konusu taşınmazların davalı ... tarafından, davalı ...'nin eşi davalı ...'a devredildiğini, taraflar arasındaki işlem ve devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 4 ve 8 No.lu bağımsız bölümlerin terekeye iadesi ile mirasbırakan adına tesciline, ardından vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu satışların tarafı olmadığını, dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından önce ...'ye daha sonra ... tarafından ...'a devredildiğini, müvekkilinin hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça muvazaaya yönelik bir delil sunulmadığını, mirasbırakan tarafından yapılan satış işlemi vasiyetnameden önce yapıldıysa davanın görülemeyeceğini, davacının eldeki davayı daha önce de açmış olduğundan derdestlik iddialarının bulunduğunu, mirasbırakanın kendi elleriyle mirasçı atadığı davacıdan mal kaçırma amacıyla taşınmaz devrettiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, mirasbırakanın ölümden önce taşınmazı devretmesinin vasiyetnameden dönme anlamına geleceğini, davalı ...'nin dava konusu taşınmaz hakkında açtığı muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında anlaşma protokolü ile dava konusu taşınmazların bedeli karşılığında müvekkiline devredildiğini, davalı ... ile müvekkili arasındaki satış işleminin muvazaalı olmadığını, gerçek bir satış işlemi olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın 24.09.2009 tarihli vasiyet ile davacıyı mirasçı atadığı ve aynı gün 4 ve 8 No.lu bağımsız bölümleri devrettiği, yapılan yargılama ve dinlenen tanık beyanlarına göre hangi işlemin daha önce yapıldığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin yapılamadığını, bu hâliyle dava konusu taşınmazların vasiyetnameye dahil olduğunun ispatlanamadığı, vasiyetnamenin daha önce yapıldığının kabulü hâlinde dahi mirasbırakanın sağlararası işlemle dava konusu taşınmazlar yönünden vasiyetten döndüğünün kabulünün gerekeceğini, davacının muvazaa iddiası yönünden ise dinlenen tanık beyanlarının muvazaaya yönelik bir beyanlarının bulunmadığını, muvazaaya yönelik delil olarak gösterilen Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/807 Esas sayılı dosyasının incelemesinde ise taraflar arasında düzenlenen protokole göre davadan feragat edilerek taşınmazların protokol gereğince ...'a devredildiğini, muvazaanın varlığının ispatlanamadığı, murisin paraya ihtiyacının olmaması ve banka kayıtlarının tek başına muvazaaya delil olamayacağını, davacının, davalı ... ve davalı ...'a yapılan satışların muvazaalı olduğunu ispatlayamaması ve vasiyetçinin sağlararası bir tasarrufla vasiyetnameden her zaman dönebileceği anlaşıldığından her iki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinde mirasbırakanın davacıya mal vasiyetinde bulunmadığı, mirasçı atadığı ve aynı gün dava konusu taşınmazları davalı ...'ye devrettiğini, taşınmazları davacıya bırakma niyetinde olsaydı ...'ye taşınmaz devrinin yapılmayacağı, mirasbırakanın davalı ...'ye taşınmaz devretmesinin amacının tek yasal mirasçı olan davalı ...'den mal kaçırma olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı ...'nün ise taşınmazları protokol gereğince devrettiği, muvazaaya ilişkin dinlenen tanık beyanlarının ise muvazaaya yönelik bir beyanlarının bulunmadığı, davalı ...'nün davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi gereğince davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayılacağından davalı ...'nün isticvap edilmemesinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı, hem davalı ..., hem davalı ...'a yapılan devirlerin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizini de talep ettikleri ve talebin tefrik edilerek 2018/309 Esas sayılı dosyada görüldüğünü, yargılama sırasında birleştirme talep etmelerine rağmen taleplerinin reddedildiğini, noter başkatibinin tanık olarak dinlendiğini, beyanına göre vasiyetnamenin satışlardan önce yapıldığının açık olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu satışın muvazaalı olduğunun kabul edildiğini, davalı ...'nin dava konusu satışların muvazaalı olduğunu iddia ederek dava açtığını, eldeki davada ise muvazaa iddiasını kabul etmediğini, ...'nin daha önce açtığı davadaki beyanlarının kabul ve ikrar niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, 2009/807 Esas sayılı dosyadaki protokolün muvazaanın yazılı delili olduğunu, davalı ...'nün isticvap yoluyla dinlenilmesi taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, atanmış mirasçının açtığı muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.