Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3191 K.2025/3813
7. Hukuk Dairesi 2024/3191 E. , 2025/3813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1289 E., 2023/1821 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/68 E., 2023/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 06.10.2019’da ölen murisi ... 'nin vasisi olan davalı ...'nin sırf mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muris adına diğer davalı ... ile ... Noterliğinin 13.02.2019 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesini akdettiğini, bakım borçlusu ...’nin vasi ...’nün annesi olduğunu, sözleşmeye konu olan taşınmazların oldukça değerli olduğunu, makul sınırı aştığını, bakım borçlusu tarafından bakım alacaklısı olan kısıtlı muris ... 'ye bakılmadığını, vasinin yetkisiz olduğunu, kısıtlının ölümü ile görevi sona eren vasinin TMK m. 489 uyarınca son hesap raporunu sunmadığını, oysa ki TMK m. 492 uyarınca vasiye karşı mirasçıların açabilecekleri tazminat davasındaki zamanaşımı süresinin kesin hesap raporu tebliği ile başlayacağını ileri sürerek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini ve sözleşme nedeniyle davalı ...'ye devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya tescilini, aksi halde tenkisini ve TMK'nın 492. maddesi uyarınca gayrimenkul bedellerinin tespiti ile vasi ...'den tazminini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddi gerektiğini, 75 yaşında, kısmi felç ve yatağa bağımlı olan murisin akıl hastalığı olduğunu, günlük işlerini dahi tek başına yapamadığını, özel bakım gereksinimi içinde olduğunu, babasından bağlanan 800,00 TL dışında bir maaşının olmadığı gibi sosyal güvencesinin de olmadığını, bakımının oldukça zor ve masraflı olduğunu, anne ve babası ölü olan bekar ve çocuksuz murisin kimsesiz olduğunu, bu nedenle ölünceye kadar bakma akdinin hem gerçek hem de muris lehine olduğunu, sözleşmenin akdedilmesi için haklı ve makul gerekçeler olduğunu, kaldı ki akde konu taşınmazların hisseli olduğunu, öte yandan murisin akde konu taşınmazlar dışında da pek çok taşınmazının bulunduğunu, vesayet ve denetim makamları tarafından tüm incelemeler yapılmak suretiyle gerekli tüm izinlerin verildiğini, vasinin görevini kötüye kullandığına dair hiç bir emarenin vesayet dosyasında yer almadığı gibi vasiliğe engel bir durumun da bulunmadığını, diğer müvekkili ...'nin bakım borcunu ifa ettiğini, akdin muvazaalı olmadığını, ivazlı akitlerde tenkis iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vesayet ve denetim makamlarından gerekli tüm izinlerin alındığı, ölünceye kadar bakma akdinin geçerli olduğu, bakım borcunun ifa edildiği, muvazaanın ispatlanamadığı ve davacıların saklı paylı mirasçı olmadıkları gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, sözleşmenin mirasçılardan mal kaçırma kastıyla akdedildiğini, muvazaalı olduğunu, murise ait tüm malvarlığının davalıya devrinin kararlaştırılmasının makul sınırı aştığını, bakım borcunun ifa edilmediğini, bakım alacaklısı muriste beslenme yetersizliği ve doku zedelenmesi bulunduğunun tespit edildiğini, vasinin sorumluluğu kapsamında gayrimenkul bedellerinin tahsiline ilişkin hüküm kurulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve vesayet görevi kötüye kullanılmak suretiyle yetkisiz vasi tarafından muvazaalı işlemlerle kısıtlıya ait taşınmazlar hakkında akdedilen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, sözleşmeye istinaden devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlının mirasçıları adına tescili olmadığı takdirde terditli olarak tenkisi ve vesayet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025