Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/340 K.2025/3702

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/340 📋 K. 2025/3702 📅 17.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/340 E.  ,  2025/3702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1287 E., 2024/2915 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/106 E., 2023/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkilinin kayden 13/3808 hisse sahibi olduğunu ve davalının haksız şekilde taşınmazda mevcut 10 No.lu daireyi kullandığını ileri sürerek, dava konusu daireye davalının yaptığı haksız el atmanın önlenmesini, davalının ilgili daire için 200,00 TL ecrimisil bedelinin ihtar edilen 08.09.2021 tarihinden dava tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödemesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazı tarla olarak satın aldığını, davalının 1980 yılından itibaren dava konusu dairede oturduğunu, dava dışı ... 'ın kiracısı olduğunu, bu nedenle kendisinden ecrimisil ve tahliye istenilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kayıtlarına göre davacının taşınmazda hissedar olduğu ve davalının taşınmazı kullanmasında davacıdan üstün bir hakka sahip olmadığı anlaşıldığından, müdahalenin men'i talebi yönünden; davanın kabulü ile ... Mahallesi, 7 31... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... Apartmanı 4 normal katında yer alan 10 kapı numaralı daire nitelikli taşınmaza davalının yapmış olduğu müdahalenin men’ine, ecrimisil talebi yönünden davanın kabulü ile 14.740,00 TL ecrimisil alacağının, 23.09.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın önlenmesi yönünden; davacının taşınmazda hisseli malik olduğu, davalının iddialarını ispat edemediği ve davalının kullanımının haklı bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil yönünden; dava dilekçesinde birden fazla talebin bulunduğu, objektif dava yığılması nedeniyle her bir talep bakımından istinaf incelemesinin ayrı ayrı yapılması gerektiği, hükmedilen miktarın karar tarihi olan 15.02.2023 itibari ile istinaf sınırından daha az olduğu, istinafı kabil bir karar olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının taşınmazı tarla olarak satın aldığını,
2. Davalının 1980 yılından itibaren dava konusu dairede oturduğunu, oturduğu dairenin dava dışı ...'e ait olduğunu, davacının kendisinden men'i müdahale ve ecrimisil isteyemeyeceğini, müvekkilinin ...'e karşı haksız işgalci olduğunu,
3. Davacının kendisine ait olmayan daire için tahliye davası açma hakkının olmadığını beyan etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Davacının aynı dava dilekçesi ile birden fazla talebi ileri sürmesi "objektif dava birleşmesi" olarak tanımlanır. Doktrinde objektif dava birleşmesi ya da kümülatif dava yığılması olarak adlandırılan kurum, Kanunumuzda "davaların yığılması" terimi benimsenerek düzenlenmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 30.04.2019 tarihli ve 2018/4-1036 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesinlik sınırının belirlenmesi kamu düzenindendir ve kesinlik sınırı belirlenirken davanın değeri esas alınır. Davanın değeri ise genel anlamıyla, bir davadaki taleplerin toplamıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre harç tüm taleplerin toplamı üzerinden alınır (16/2 hükmü). Objektif dava birleşmesi durumunda dava değeri, aynı davada ileri sürülen taleplerin toplam değeridir.
Somut olayda, davacı aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş taleplerini aynı davada birleştirmiştir. Objektif dava birleşmesi olarak adlandırılan durumda taleplerin her biri ayrı dava olmakla birlikte, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan kesinlik sınırının tespiti için el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine yönelik dava değerlerinin toplanmaları ile ortaya çıkacak değerin esas alınması gerekir. Başka bir anlatımla; aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş talepler aynı dava dilekçesi ile ileri sürüldüğünde dava değerinin bu iki talebin toplamı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ecrimisile yönelik istinaf istemini esastan incelemesi gerekirken, usulden reddetmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.