Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2591 K.2025/3454
7. Hukuk Dairesi 2025/2591 E. , 2025/3454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3382 E., 2025/887 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/318 E., 2023/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in 18.05.2004 tarihinde İstanbul ili, ... ilçesi, 792 ada 5 parsel üzerinde arsa niteliğinde taşınmazda hissedar olduğunu, arsanın davacıya ait kısmına davalı tarafça taşkın yapı yapılmak suretiyle müdahalede bulunulduğunu belirterek müdahalenin men'ine, taşkın yapının yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada taşkın yapının yıkılması ve müdahalenin men'i isteminde bulunduklarını, taşınmaza yapılan müdahale nedeniyle 5 yıllık haksız kullanım bedeli olarak şimdilik 4.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı, yasal süre içinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli kararıyla; asıl dava yönünden davalıların malik olduğu taşınmazda bulunan yapının davacının taşınmazına tecavüzlü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararıyla; dava değerinin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle dilekçenin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dava değerinin taşkın yapı kadar değil, binanın tamamının yıkılacağı yönündeki rapor karşısında tamamı kadar olacağı, bu durumda da dava değerinin istinaf kanun yoluna başvuru kesinlik sınırının üstünde olacağı gerekçesiyle dilekçenin miktardan reddi kararının doğru olmadığı, esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yıkım kararının ölçülülük ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, temliken tescil talebinde davalının tek başına talepte bulunduğu hâlde diğer hissedarların da harçtan sorumlu tutulmasının hatalı uygulama olduğunu, bu nedenle bu taleplerinin değerlendirme dışı bırakıldığını, hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlâl edildiğini, davalının kötü niyeti olduğuna dair bir ispat olmadığı hâlde ecrimisile hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesi hâlinde dinlenemeyeceği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.