Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/179 K.2025/3425
7. Hukuk Dairesi 2025/179 E. , 2025/3425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1404 E., 2024/1700 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/475 E., 2022/180 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...'un 18.10.2015 tarihine öldüğünü, mirasbırakanın düzenlediği .... Noterliği 05.09.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin şekil ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın işlem tarihinde fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, davalı ...'ın mirasbırakanı diğer çocuklarından uzak tutarak murise baskı ve korkutma yoluyla vasiyetname düzenlettirdiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini, 14.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile de vasiyetnamenin iptali talebinin kabul edilmediği takdirde vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı ...'un .... Noterliği 28.06.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davalı ...'e vasiyette bulunduğunu, davalının müvekkillerinin kardeşi ...'un oğlu olduğunu, vasiyetnamesinin şekil ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın işlem tarihinde fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, davalı ve babasının mirasbırakanı diğer çocuklarından uzak tutarak murise baskı ve korkutma yoluyla vasiyetname düzenlettirdiklerini, ayrıca mirasbırakanın daha yeni tarihli bir vasiyetname düzenleyerek iptali istenen vasiyetnameden rücu ettiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini olmadğı takdirde tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihte fiil ehliyetinin yerinde olduğunu, vasiyetname düzenlenirken sağlık raporu alındığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, vasiyetnamenin mirasbırakanın serbest iradesi ile düzenlendiğini, davacıların mirasbırakanla ilgilenmediğini, davacı ...'nin ise mirasbırakanın ziyaretine dahi gelmediğini, vasiyetnamenin şekil ve yasaya uygun düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde; asıl davada iptali istenen vasiyetnameden kendi bilgisi dahilinde düzenlendiğini, sonradan düzenlenen vasiyetname ile kendisine yapılan vasiyetin hükümsüz hale geldiğini, babasına yapılan vasiyetnamenin geçerli olmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada yapılan yargılama sonucunda mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu, vasiyetnamenin irade sakatlığı altında düzenlendiğine yönelik yeterli delil bulunmadığı, ancak iptali istenen 05.09.2008 tarihli vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olduğunun belirtildiği ve vasiyetname tanığı ...'un alınan beyanına göre önceki vasiyetnamede okur yazar olmadığı belirtilen vasiyetçinin okur yazar olduğunu kabule yeterli delil bulunmadığı, bu hâliyle vasiyetnamenin tanıklar huzurunda okunması gerektiğine ilişkin şekil şartının yerine getirilmediği, bu nedenle 05.09.2008 tarihli vasiyetnamenin şekil yönünden iptali gerektiği, birleştirilen dava yönünden yapılan yargılamada ise davalı ...'in beyanları ile birlikte .... Noterliğinin 28.06.2000 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin daha sonra yapılan vasiyetname ile geçersiz kılındığı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile .... Noterliğince düzenlenen 05.09.2008 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin şekil eksikliği nedeniyle iptaline, birleştirilen davada davanın kabulü ile .... Noterliği 28.06.2000 tarih ... yevmiye sayılı vasiyetnamenin daha sonra yapılan .... Noterliğince düzenlenen 05.09.2008 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetname ile hükümsüz kılındığından iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada iptali talep edilen .... Noterliği'nin 05.09.2008 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olduğunun noter tarafından tespit edildiğinin yazıldığı, mirasbırakanın birleştirilen davada iptali talep edilen 28.06.2000 tarihli ilk vasiyetnamede ise okur yazar olmadığını beyan ettiği, 2000 yılında okur yazar olmadığını beyan eden mirasbırakanın 2008 yılında okur yazar olduğu hususunda yeterli delil bulunmadığı, mirasbırakanın okur yazar olduğu davalı tarafça da ispat edilmediği, bu halde 05.09.2008 tarihli vasiyetnamede de okur yazar olmadığının kabulü gerektiği, asıl davaya konu vasiyetnamenin okur yazar olmayanlara mahsus şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle kanunun aradığı şekil şartına aykırı olarak düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince asıl davaya konu vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde birleştirilen dava yönünden de istinaf sebepleri ileri sürdüğü, ancak ...'un birleştirilen davada taraf sıfatı bulunmadığından birleştirilen dosyaya yönelik istinaf itirazlarının sıfat yokluğu nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmadığı halde Mahkemece tanık dinlendiğini, dava dilekçesinde davacıların mirasbırakanın okur yazar olmadığına dair bir iddialarının bulunmadığını, davacıların iddia ve savunma yasağına aykırı olarak beyan dilekçesinde bu itirazda bulunduklarını, birleştirme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece dinlenen tanıklardan sadece ...'un beyanı nazara alınarak karar verildiğini, mirasbırakanın okur yazar olduğunu, davaya konu vasiyetnameye imza attığını, birleştirilen davada davacıların hukuki yararı olmadığından işin esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, asıl davaya konu vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olduğunun tespit edilmesi nedeniyle resmi senedin aksinin ispat yükünün davacılarda olduğunu, mirasbırakanın 2010 yılına kadar esnaflık yaptığını, çalışma süresi boyunca okuma yazma bilmediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu diğer yandan birleştirilen dava yönünden ise iptal edilen ikinci vasiyetnamenin ilk vasiyetnameyi hükümsüz hale getiremeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
1.Davalı ... vekilinin birleştirilen dava yönünden taraf sıfatı bulunmadığından birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesi; “Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.” hükmünü içermektedir. Yazılışına bakılarak TMK. nun 535. maddesinin, ancak vasiyetçinin okuyamaması veya imzalayamaması halinde uygulanabileceği düşünülebilirse de, bu görüş, doğru değildir. Nitekim, 26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edildiği üzere, okur yazar kişiler bile, dileğine göre ve hiç bir sebep bildirmeye veya vasiyetnameye yazdırmaya yer olmaksızın okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler. Öte yandan, okuyamayan veya imzalayamayanlar için öngörülen usulde düzenlenmiş bir resmi vasiyetnamede mirasbırakanın imzasının bulunmasının o vasiyetnamenin geçerliliği üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır. Sözü edilen içtihadın yürürlüğünden bu yana uygulama bu yolda devam ede gelmiştir.
3. Somut olayda ise mirasbırakan ...'un sağlığında iki ayrı vasiyetname düzenlediği, bu vasiyetnamelerden .... Noterliği 28.06.2000 tarih ... yevmiye numaralı vasiyetnameden vasiyetçinin okur yazar olmadığı beyanı üzerine vasiyetnamenin TMK 535. maddesine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan mirasbırakanın beyanı üzerine okuyamayan veya yazamayanlar gibi vasiyetname düzenlenmesinde bir engel olmadığı gibi mirasbırakanın TMK 535. maddesine göre vasiyetname düzenlemesinin okuma yazma bilmediği veya daha sonra da öğrenmediği sonucunu doğurmayacaktır.
4. Diğer yandan mirasbırakan asıl davada iptali istenen .... Noterliği 05.09.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinde ise vasiyetçinin okur yazar olduğu belirlenerek vasiyetnamenin TMK 532. maddesine uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Asıl davada iptali istenen 05.09.2008 tarihli resmi şekilde düzenlenen vasiyetnamede mirasbırakanın okur yazar olduğunun noter tarafından da tespiti yapılmış olup, asıl davada iptali istenen 05.09.2008 tarihli vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte vasiyetçinin okur yazar olmadığına dair ispat yükü vasiyetnamenin şekil eksikliği nedeniyle iptalini talep eden davacıda olduğu açıktır. Bu bakımdan dosyanın incelenmesinde dinlenen tanıkların görgüye dayalı beyanlarından anlaşıldığı üzere mirasbırakanın esnaflık yaptığı, veresiye defteri tuttuğu, gazete okuyarak gazetedeki haberleri çevresindekilere göstererek anlattığı anlaşılmıştır.
5. İlk Derece Mahkemesince ise tanık ...'un beyanı esas alınarak mirasbırakanın okuma yazma bilmediği kanaatine varılsa da tanığın mirasbırakanı tanıyan bir kişi olmadığı, noterin bulunduğu binada çaycılık yaptığı, mirasbırakanın okur yazar olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı kendi beyanlarından anlaşılmıştır. Bu haliyle de davacının mirasbırakanın okur yazar olmadığına dair yeterli ve hukuki bir delil sunmadığı, bunun yanında tanıklar ... ve ...'un ise mirasbırakanı tanıyan kişiler olduğu, mirasbırakanın okur yazar olduğuna dair görgüye dayalı beyanlarının bulunduğu dikkate alınarak mirasbırakanın okur yazar olduğunun anlaşılması nedeniyle asıl davada .... Noterliği 05.09.2008 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (VB 1). bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. (V.B.2). bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.