Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/182 K.2025/3426

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/182 📋 K. 2025/3426 📅 08.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/182 E.  ,  2025/3426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1952 E., 2024/2094 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/37 E., 2022/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'in 25.09.2014 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın .... Noterliğinin 25.07.2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davalı ... Vakfına mal vasiyetinde bulunduğunu, daha sonra aynı Noterliğin 05.02.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 25.07.2007 tarihli vasiyetnameden rücu ettiğini, aynı gün .... Noterliğinin 05.02.2010 tarihli ve ... yevmiye numarası ile yeni bir vasiyetname düzenlediğini ve bu vasiyetnameden davalılara mal vasiyetinde bulunduğunu, mirasbırakan 2007 tarihinde ise davalı ... Vakfına taşınmaz bağışında bulunsa da 05.02.2010 tarihli vasiyetnamenin düzenlenmesinden 1 ay sonra davalı aleyhine bağıştan rücu davası açtığını, vasiyetname tanziminden 1 ay sonra dava açılmış olmasının mirasbırakanın vasiyete yönelik iradesinin sakatlandığını gösterdiğini, diğer yandan 05.02.2010 tarihli vasiyetname içeriğinde ... Vakfı adındaki bir merciye kimliği ve adresi belirtilmeksizin vasiyette bulunulduğu, 1,5 yıl sonra ise mirasbırakanın ... Derneğine 19.11.2011 tarihinde bağış vaadi sözleşmesi ile para bağışında bulunduğunu, mirasbırakanın para bağışında bulunmuş olmasının iradesinin vasiyetten dönme yönünde olduğunun göstergesi olduğunu, mirasbırakan her ne kadar ... Vakfına vasiyette bulunmuş ise de böyle bir vakfın bulunmadığını, mirasbırakanın tutarsız ve çelişkili tasarruflarda bulunduğunu, yakın çevresince tutarsız ve dengesiz bir insan olduğunun bilindiğini, psikolojisi ve yaşı göz önüne alındığında mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olmadığının açık olduğunu, ölümünden sonra tereke dosyasında evinde yapılan keşifte evinin yaşanacak vaziyette dahi olmadığının ortaya çıktığını, mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte ehliyetsiz bulunduğunu ileri sürerek .... Noterliği 05.02.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; iptali istenen vasiyetnamenin şekil şartlarına ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, vasiyetnamenin iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, mirasbırakanın işlemlerin yapıldığı tarihlerde fiil ehliyetini haiz olduğunu, nitekim işlemlerin yapılabilmesi için sağlık raporu alındığını, davacı tarafın iddialarını ispatlar kuvvette bir delil sunamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Vakfı cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, taşınmaz bağışının ölüme bağlı bir tasarruf olmayıp sağlararası kazandırma olduğunu, bağıştan rücu için gerekli şartların oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada mirasbırakanın serbest iradesi ile vasiyetname düzenlediğini, Adli Tıp Kurulu raporuna göre vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğunun tespit edildiğinin saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurulunun 03.08.2021 tarihli raporunda mirasbırakanın 05.02.2010 tarihinde fiil ehliyetinin yerinde olduğunun bildirildiği ve bu rapora göre bir karar verildiği, her ne kadar davacı tarafça dinlenen tanık beyanları ve 2005 ve 2008 yıllarında mirasbırakana konulan teşhislere göre mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin olmadığı itirazında bulunulmuş ise de ayırt etme gücünün, kamu düzenine ilişkin ve nispi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi nedeniyle en yetkili sağlık kurulundan rapor alınması gerektiği, Adli Tıp Kurulunca düzenlenen rapora göre ise mirasbırakanın vasiyetname tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığı saptandığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen raporda mirasbırakanın demans teşhislerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dosyanın üst kurula gönderilmesi gerektiğini, dinlenen tanık beyanları dikkate alınmada eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hastane kayıtlarına göre mirasbırakana vasiyetname tarihinden 3 gün önce bunama ve depresif nöbet teşhisi konulduğunu, dosyada eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyanın bu hâliyle Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, taraflarınca sunulan uzman görüşünün değerlendirmeye alınmadığını, mirasbırakanın vasiyetname tarihinde fiil ehliyetinin yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.