Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4977 K.2025/3095
7. Hukuk Dairesi 2024/4977 E. , 2025/3095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1813 E., 2024/2574 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/666 E., 2024/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının kayın biraderi olduğunu, Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı iki taşınmazın daha öncesinde dava dışı davacının babası ... adına kayıtlı bulunduğunu, davalının 2015 yılında kayınpederi ... 'dan bedelsiz olarak iki adet taşınmazı devraldığını, taraflar arasında 10.08.2022 tarihinde yapılan inançlı işlem sözleşmesi gereğince ...'ın dava konusu taşınmazları ... 'a bedelsiz olarak daha sonra kendisine iade etmek için devralmış olduğunu beyan ettiğini ve sözleşmenin devamında kredi çekmek maksatlı olduğunu, ... Ziraat Bankası'na olan kredi borcunu ... ve oğlu ... tam olarak ödediğinde tapu maliki olarak görünen ...'ın her iki tapuyu da ... 'ın oğlu ...'a devredeceğini beyan ettiğini, bahsedilen sözleşmenin davalı ..., ... ve davacı tarafından imza altına alındığını, taraflar arasında yapılmış olan inançlı işlem sözleşmesine göre davacı tarafın verdiği taahhütleri yerine getirdiğini, sözleşmede yer alan edimi ... ve davacının 10.08.2022 günü toplam borç tutarı olan 176.400,00 TL olarak bizzat ödediğini, ancak davalının taşınmazları vermediğini belirterek dava konusu taşınmazların davalı adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde inançlı işlem nedeniyle uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu taşınmazları davalıya değerinin üstünde bir fiyata sattığını, daha önce açmış olduğu davadan feragat ettiğini, ancak sulh olunan konularda hileye başvurduğunu, sulh olunan miktarın davalının hesabına ''daha sonra geri alınmak üzere borç verilmiştir'' açıklaması ile yatırıldığını, bu nedenle davalının sözleşmeden döndüğünü davacı tarafa bildirdiğini, sözleşmenin hukuki sonuçlarının hükümsüz hâle geldiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile, davalının ... Ziraat Bankasına olan borcunun dava dışı ... ve davacı ... tarafından tam olarak ödendiğinde davalı ...'ın her iki taşınmazı ...'a devredeceğinin belirtildiği, davacı tarafça davalının Ziraat Bankasına olan borcu tutarında ödeme yapıldığı, sözleşme kapsamında bulunan taşınmazların davalı tarafından davacı adına tescil edilmediği, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının ortak beyanlarında bu hususların doğrulandığı, her ne kadar geçerli şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep edilemez ise de alıcının tüm edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/2773 Esas sayılı kaldırma kararı gereklerinin Mahkemece tam olarak yerine getirilmediğini, belirtilen eksik hususların araştırılmadığını, davacının isticvap edilmediğini,
b. Mahkemece zilyetlik hususunun gereği gibi araştırılmadığını, sadece kollukça tutulan tutanağın hükme esas alındığını,
c. Davacının dava konusu taşınmazlara zorla el koyduğunu, bu konuda açılmış ceza davaları bulunduğunu, mahkemece bu hususların gözardı edildiğini,
d. Yapılan inanç sözleşmesinin usulüne uygun olmadığını, davacı tarafın edimini yerine getirmemesinden dolayı davalının sözleşmeden döndüğünü,
e. Taşınmazın aynına ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiğini, ancak mahkemece adi yazılı sözleşmeye geçerlilik tanındığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.